öö ile cümle

öö kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Haydi oranlarla oynayalım ve bakalım--- Diğer özellikleri keşfedelim. oooooops!Поэкспериментируем с функциями и посмотрим, какие другие тождества мы можем вывести.
Honey Oo, geçtiğimiz 13 Mart'ta tutuklanan 27 yaşındaki öğrenci lideri.Honey Oo, 27-jarige studentenleider gearresteerd op 13 maart laatstleden.
Honey Oo, geçtiğimiz 13 Mart'ta tutuklanan 27 yaşındaki öğrenci lideri.Honey Oo, líder estudiantil de 27 años arrestada el pasado 13 de marzo.
İnsanlar fotoğraflarımı gördüklerinde, çoğu zaman şöyle derler: "Oo! Aman Tanrım".Quand les gens voient mes images, souvent ils disent
İnsanlar fotoğraflarımı gördüklerinde, çoğu zaman şöyle derler: "Oo!Când îmi văd imaginile, de multe ori oamenii exclamă:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Acesta a fost momentul când coordonatorul meu mi-a spus:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.A to byla ta chvíle, kdy můj vedoucí práce řekl:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Dan saat inilah pembimbing saya mengatakan,
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Dat was het punt waarop mijn afstudeerbegeleider zei:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Đây là điểm mà giáo sư hướng dẫn của tôi nói rằng,
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.E arrivati a questo punto il mio relatore mi disse:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.E esse foi o ponto em que meu orientador me disse:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Et c'est là que mon conseiller d'études m'a dit :
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Und das war der Moment, an dem mein Studienbetreuer sagte:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.W tym momencie mój opiekun naukowy powiedział:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Y ese fue el punto en el cual mi tutor de proyecto me dijo,
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Σε αυτό το σημείο ο σύμβουλος καθηγητής μού είπε
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.И как раз на этом этапе мой куратор сказал:
İşte bu nokta lisans üstü danışmanımın "Oo! Dur.Това бе момента, в който студентския ми съветник каза:
İzleyiciler: Oooooooooo!Khán giả: whooooooo!
İzleyiciler: Oooooooooo!관중: 우~!
İzleyiciler: Oooooooooo!קהל: ואווווווווו!
İzleyiciler: Oooooooooo!الجمهور: ووووووووووه!
İzleyiciler: Oooooooooo!皆さんは中々ノリがいいですね (笑い)
Janine Benyus: Oo gerçekten mi?Janine Benyus:
Janine Benyus: Oo gerçekten mi?재닌 베니어스: 정말이요?
Janine Benyus: Oo gerçekten mi?ג'נין בניוס: אה, באמת?
Janine Benyus: Oo gerçekten mi?جانين بينيس :حقاً؟
Janine Benyus: Oo gerçekten mi?はい 超短縮版でお願いします
KEDİnn alındılar? Ne dersiniz? Ooh!いい加減にしろ!
Kimimiz elimizde defterle oturuyoruz. İşte bir defter... aaa... oooo.Debes hacerte estas preguntas.
Kötü köpecik. Oops. Oops.Căţeluşă rea.
Kötü köpecik. Oops. Oops.Grdi kuža.
Kötü köpecik. Oops. Oops.Qué perrita mala.
Kötü köpecik. Oops. Oops.Κακό σκυλί.
Kuppam'a bakarsanız, yaptığım tüm deneylere bakarsanız Sadece "Ooo" demek, öğrenmeye selam duruyorGdy spojrzymy na Kuppam, na mój tamtejszy eksperyment, wystarczyło wyrazić uznanie.
Kuppam'a bakarsanız, yaptığım tüm deneylere bakarsanız Sadece "Ooo" demek, öğrenmeye selam duruyorPodíváte-li se na Kuppam a všechny mé experimenty, jednoduše slyšíme říkat "Wow," poklona učení.
- Nasılsın? - Oo, iyi.- Oh, si.
Ne dersiniz? Ooh! - Hayır.Es sieht nicht gut aus, Jungs.
Neredesin? Ooh.Wo bist du?
Ne zaman bir şey yapsalar, "Ooo, bunu nasıl yaptınız?" diye sor."Stój z tyłu, ilekroć próbują coś robić i pytaj tylko jak do tego doszli i co będzie dalej.
NOOOOOOOOOOOOOOOOOO- [dakikalar sonra] oooooooooooooooooooooooo.NOOOOOOOOOOOOOOO-- ooooooooooooooooooo.
NOOOOOOOOOOOOOOOOOO- [dakikalar sonra] oooooooooooooooooooooooo.NOOOOOOOOOOOOOOOOOO— ooooooooooooooooooooo.
Not-your [senin olmayan} Bell Grande! Oof!Das wart dein schlimmster bis jetzt.
Not-your [senin olmayan} Bell Grande! Oof!痛!
O da, "Ooh.. hayır." oldu.A ona na to: "Hm ... ne."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.A ona povedala, "Hm, nie."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.E ela ficou: "Hum ...não."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.E lei: "Uh...no".
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Et elle : "Euh... non."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.In ona reče: "Uh...
O da, "Ooh.. hayır." oldu.그러자 그녀는 "음.... 아니."라고 하더군요.
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Mire ő: "Naa, nee!"
O da, "Ooh.. hayır." oldu.(naurua) "Öh... en.", hän sanoi. (naurua)
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Och hon sade: "Äh... nej?"
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Odparła, że chyba nie.
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Og hun siger: "Øh... nej."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Şi ea: "Oh... nu."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Und sie meinte "Oh..nein."
O da, "Ooh.. hayır." oldu.Và cô ấy đi "Ồ ....không."
İlgili Sayfalar