öç ile cümle
öç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yılın ilk ayı Ocaktır.The first month of the year is January.
Ocak yılın birinci ayıdır.January is the first month of the year.
Ocak ayında karımız var.We have snow in January.
Ocak ayında bir sınava giriyorum.I'm taking an exam in January.
Bir plastik tabak ocakta erir.A plastic dish will melt on the stove.
Festival her yıl Ocak ayının ikinci haftasında düzenlenir.The festival is held in the second week of January every year.
Lütfen ocaktan külleri temizle.Please remove the ashes from the stove.
Sam, ocak ayında kayak yapmaya gitti.Sam went skiing in January.
Kar ocak ayında kasabamızda burada çok derindir.The snow is very deep here in our town in January.
Ocak genelde en soğuk aydır.January is usually the coldest month.
Ocak ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre % 20 yukarıdaydı.Exports in January were up 20% over the same period of last year.
7 Ocak tarihli mektubun için çok teşekkürler.Thank you very much for your letter of January 7th.
1 ocak birçok Japonun türbeye gittiği gündür.January 1st is a day when many Japanese go to the shrine.
10 Ocak tarihli e-mail'imi aldın mı?Did you receive my e-mail of January 10?
8 Ocak 1950'de Tokyo'da doğdum.I was born in Tokyo on the eighth of January in 1950.
Ben 2 Ocak 1968'de doğdum.I was born on January 2 in 1968.
Pirinç ocağını açın lütfen.Turn on the rice cooker, please.
Gelecek ocak ayında Singapor'dan döner.He comes back from Singapore next January.
25 Ocaktan önce kütüphane kitaplarımı geri götürmek zorundayım.I've got to take my library books back before January 25th.
Bebeğimi ocak ayının ortalarında bekliyorum.I'm expecting my baby in the middle of January.
Yatağımın altında bir öcü var.There's a boogeyman under my bed.
Karl'ın ölümünün öcünü kim alacak?Who will avenge the death of Karl?
Bugün 2 Ocak.Today is January 2nd.
Cumhuriyet Bayramı yirmi altı Ocakta kutlanır.Republic Day is celebrated on the twenty-sixth of January.
Onunla ocak ayında tanıştım.I met him in January.
Ocak takvimin ilk ayıdır.January is the first month of the calendar.
Kart, Ocak 2006 tarihine kadar geçerli.The card was valid until January, 2006.
Sonunda, ocağın sekizinde, Britanyalılar saldırdı.Finally, on January eighth, the British attacked.
Sonunda, sekiz ocakta Britanyalılar saldırdı.Finally, on January eighth, the British attacked.
Benim yaşadığım yerde biz Ocak ayında kara sahibiz.Where I live, we have snow in January.
Ocak ayından beri kütüphanede çalışıyorum.I have been working in the library since January.
Tom Mary'ye ocak ayında John'u gördüğünü söyledi.Tom told Mary that he had seen John in January.
Ocak ayında onunla birlikteydim.I was with him in January.
Tom tavayı ocağa koydu.Tom put the frying pan on the stove.
Occupy Wall caddesini duydun mu?Have you heard about Occupy Wall Street?
Dün 26 Ocak 2010, Salı'ydı.Yesterday was Tuesday, January 26, 2010.
Katlanabilir güneş ocakları var.There are colapsible solar cockers.
Ocağın üstünde bir şeyim var.I've got something on the stove.
İşim zaten 15 Ocak'ta tamamlandı.My work was already finished on January 15th.
Demirci kendi demir ocağında çalışıyor.The smith is working at his forge.
Şehrin hemen kuzeyinde bir taş ocağı var.There is a rock quarry just north of town.
Ocak ayında bir sınava girmem gerekiyor?I need to take an exam in January.
Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.There's a rock quarry ten miles west of town.
Bence o, toplantıda söylediği şeyden dolayı ondan öç almaya çalışıyor.I think he's trying to get back at her for what she said in the meeting.
Uluslararası dil Interlingue, Occidental adıaltında 1922 yılında yayınlandı.The international language Interlingue was published in 1922 under the name Occidental.
Yavaş pişiren bir ocak aldım.I bought a slow cooker.
Tom çaydanlığı suyla doldurdu ve onu ocağın üstüne koydu.Tom filled the kettle with water and put it on the stove.
Tom ocağı açtı.Tom turned on the heat.
Şu anda ocak ayı. Doğal olarak kar yağar.It's January now. Naturally, it snows.
Bu pirinç ocağı bulanık mantık kullanır.This rice cooker uses fuzzy logic.
O bir taş ocağında boğuldu.He drowned in a quarry.
Ocak seküler takvimdeki ilk aydır.January is the first month in the secular calendar.
Bu Ocak ayında Tom'la tanıştım.I met Tom this January.
Ben 8 Ocak'ta seyahat ediyor olacağım.I will be travelling on the 8th of January.
Geçen ocak ayında neredeyse her gün kayak yaptım.I skied almost every day last January.
Tom tencereyi tekrar ocağa koydu.Tom put the pot back on the stove.
Tom ocaktaki kaba bir mısır koydu.Tom put the corn in the pot on the stove.
Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.The old quarry is now a popular swimming hole.
Öcünü aldın.You got your revenge.
Ocak ayında gece erken gelir.Night comes early in January.
İlgili Sayfalar