çubuklar ile cümle

çubuklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çubuklar Arasındaki BoşlukGap Between Bars
Araç Çubuklarını GösterShow Toolbars
Küme ÇubuklarıStacked Bar
Çok fazlı motorlarda farklı hız tork karakteristiklerini şekillendirmek için rotor çubukları vardır.Polyphase motors have rotor bars shaped to give different speed-torque characteristics.
Kafesli asenkron motor rotor iletken çubuklar genellikle gürültüyü azaltmak için eğridir.Cage induction motor rotor's conductor bars are typically skewed to reduce noise.
Kitap, bastırma çubuklarıyla hizalanır ve sabitlenir.The block is aligned and fixed by the pressure bar.
K'ya göre durgunda ölçülen çubuklarla bölüm π'den büyük olacaktı.With measuring rods at rest relatively to K, the quotient would be greater than π.
Maxi'nin daha kalın viraj denge çubukları vardı (asfalt etaplar için 35 mm) .The Maxi had much thicker anti-roll bars (up to 35 mm for tarmac stages).
Sürüntü çubukları; göz kapaklarının içinden, sinüsten ve trakeden alınır.Tissue swabs are taken from the inner eyelids, sinus, and trachea.
Bazı toplama çubukları civanperçemi ile yapılmakadır.Some pick-up sticks are made of yarrow.
Peaucellier – Lipkin mekanizması : aynı renkteki çubuklar eşit uzunluktadırPeaucellier–Lipkin linkage: bars of identical colour are of equal length
Metal çubuklardaki hidrojen, reaksiyonun hızlanması için gereken süreyi arttırdı.The hydrogen in the metal bars increased the time that the reaction required to accelerate.
İyonlar, çubuklar arasından aşağı doğru ilerler.Ions travel down the quadrupole between the rods.
İdeal olarak çubuklar hiperboliktir.Ideally, the rods are hyperbolic.
Kokteyl çubuklarıCocktail sticks
Ayrıca çapraz telleri ve çubukları birleştirmek için de sıklıkla kullanılır.It is also frequently used to join crossed wires and bars.
Alttan oşaltılmamış dişli çubuklar için izin verilen çekme gerilimi şu şekilde tanımlanır:[1]For undercut threaded rods the allowable tensile stress is defined as:[1]
ISO mukavemet sınıfını tanımlamak için metrik dişli çubukların ucunda renk kodu vardır.Metric threaded rods are marked on the end with a color code to define the ISO strength class.
Çubuklar el yerine pençelerle insana dönüştü.The sticks turned into human beings with paws rather than hands.
Bazen yemek çubukları dışındaki kaşıklara sujeo denir .Sometimes the spoon apart from chopsticks is referred to as sujeo.
Ingberlach, küçük çubuklar veya dikdörtgenler halinde şekillendirilmiş zencefilli şekerlerdir.Ingberlach are ginger candies shaped into small sticks or rectangles.
Çubuklar için bisiklet kulplu iki yuvarlak direk ekleyerek topluluğu tamamladılar.They completed the ensemble by including two round poles with bike handles for sticks.
Orijinal Hackenbush: Tüm çubuklar aynı renktedir ve her iki oyuncu tarafından da kesilebilir.Original Hackenbush: All line segments are the same color and may be cut by either player.
Zemine bağlantısı kalmayan diğer çubuklar düşer (silinir).Every line segment no longer connected to the ground by any path "falls" (i.e., gets erased).
Örnekler arasında kaynak/sert lehim çubukları ve eşanjör boruları bulunur.[1]Examples include welding/brazing rods and heat exchanger tubing.[13]
Yeni yavru hücreler sıkıca sarılmış DNA çubuklarına, ribozomlara ve plazmidlere sahiptir.The new daughter cells have tightly coiled DNA rods, ribosomes, and plasmids.
Sedir şerit çubuklarının Ulusal Nişanı Büyük Kordon Büyük Subay Komutan Subay ŞövalyeNational Order of the Cedar ribbon bars Grand Cordon Grand Officer Commander Officer Knight
Borosilikat çubukları veya borik asit olarak işlev görebilir.It can serve either function in the form of borosilicate control rods or as boric acid.
Bakkallar şeker çubukları satar.Mini-Märkte verkaufen Schokoriegel.
Bir ızgaranın çubukları arasındaki mesafe, tercihen 4.5 ila 6.5 cm arasında olmalıdır.Der Abstand zwischen den Stäben eines Gitters sollte vorzugsweise zwischen 4,5 und 6,5 cm liegen.
Ek olarak, çubuklar bükülmemeli ve bu nedenle yeterince kararlı olmalıdır.Zudem sollten sich Gitterstäbe nicht verbiegen lassen und somit ausreichend stabil sein.
Çubuklar metal ve birbirine paralel haldedirler.Beide Füße liegen symmetrisch und parallel.
Başlık çubukları, sistem menüsü, pencere kenarlıkları veya kontrol düğmeleri yoktur.Elles n'ont pas de barre de titre, de menu contextuel, de bordure de fenêtre ou de boutons de commande.
Kaydırma çubukları gibi komut arabirimleri genellikle ilk önce gizlenir.Les interfaces de commande comme les barres de défilement sont généralement cachées dans un premier temps.
Ucu hafifçe geniş çubuklarla da çalınabilir.Il est même capable d'ouvrir les palourdes de petite taille.
Uzun çubuklar içine turp kesin.2. Corte los rábanos en varas largas.
Çocuk çubuklarla yemeğe çalıştı.El niño intentó comer con palillos.
Gatorade Enerji Çubukları, karbonhidratlara ek olarak büyük oranda protein içerir.Las barras energéticas Gatorade contienen una gran proporción de proteínas además de sus carbohidratos.
Daha küçük sinyal çubuklarının uzunluğu arttı.La longitud de los tubos creció.
Verilen çubuklar kümesi 46785399 ile 7 nin çarpımını hesaplayabilmek için belirlenmiştir.Provistos del conjunto descrito, supongamos que deseamos calcular el producto del número 46785399 por 7.
Ön ve arka süspansiyonları ise lastik yaylar ve torsiyon çubuklarıydı.Los ejes delantero y trasero eran diretrices y los neumáticos macizos.
Kullanıcı çubukları yaratanın isteğine göre tasarlanabilir.Se pueden configurar los botones como se quiera.
Diğer taraftan helyum, nükleer reaktörlerdeki yakıt çubuklarında da gaz dolgusu olarak kullanılmaktadır.Es usado en las varillas del combustible nuclear en los reactores nucleares.
Kafes sistem, ahşap çubuklar bir araya getirilerek teşkil edilir.Segheria: permette di raccogliere legname.
Buradaki demir çubukları büküp, çatıya çıkıyorlar.Lampadari in ferro battuto pendono dal soffitto.
Batı Avrupa cephesinde Almanlar büyük metal çubuklardan tank tuzakları kurmaktaydı.В конце концов немецкие солдаты заперли тоннели со своей стороны тяжелыми железными воротами.
Çubuklar aynı elde (sağ el) bir arada tutulur.Бояков овраг (и ручей) — правый приток Городни.
Bu çubuklar, görüntülerin çeşitli bölümlerini sansürlemek için kullanılmaktadır.استخدمت هذه الأشرطة لفرض رقابة على أجزاء مختلفة من الصور.
Ülkelerin çoğunda yemek çubuklarını sol el ile kullanmak kaba bir davranış olarak görülür.وفي بعض البلدان الآسيويّة، يعتبر حمل أواني الطعام في اليد اليسرى غير مهذّب.
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.تقدم العديد من المطاعم الأمريكية في دولٍ أخرى هذا الطبق أيضاً.
Komandolar ucu kancalı kalın demir çubuklarla gemiye tutunmaya başladı.Os couraçados eram navios chapados com pranchas de ferro grossas.
Çubukların konumu ve yapısı beslenme tarzı ile yakından ilişkilidir.A nutrição dos poliquetas está diretamente relacionada ao seu hábito de vida.
Oyun çubuklarının evrimiJogos de estafetas
Magnox ismi, yakıtın bulunduğu çubukların bileşiminden gelir. (magnesium non oxidizing)O nome magnox vem da liga usado na embalagem do urânio, feita de magnésio.
Magnox ismi, yakıtın bulunduğu çubukların bileşiminden gelir. (magnesium non oxidizing)De naam Magnox komt van het bekledingsmateriaal van de brandstofstaven.
Varsayalım K'deki belirli bir zaman olan t de biz bütün çubukların sonlarını belirledik.De basisstelling van Hilbert zegt dat alle idealen in K eindig voortgebracht worden.
Çubuklarla yiyebilir misin?Kan je met stokjes eten?
Ön ve arka süspansiyonları ise lastik yaylar ve torsiyon çubuklarıydı.Przednie i tylne zawieszenie stanowiły podwójne wahacze oraz sprężyny nad amortyzatorami.
Elektromanyetik çubuklar mercekler yerine kullanılır.Istället används elektromagnetisk induktion mellan spolar.
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.Багато рецептів було запозичено з кухонь цих країн.
İlgili Sayfalar