çubuklar ile cümle

çubuklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lucy yemek çubuklarını kullanamıyor.Lucy cannot use chopsticks.
Bay Parker çubuklarla yemeyi denedi.Mr Parker tried eating with chopsticks.
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Çocuk çubuklarla yemeğe çalıştı.The boy tried eating with chopsticks.
Kız paralel çubuklarda egzersiz yaptı.The girl exercised on the parallel bars.
En eski Çin yemek çubuklarından bazıları Milattan Önce 1200 yılına kadar uzanmaktadır.Some of the oldest Chinese chopsticks date from 1200 B.C.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Sen şimdiye kadar yemek çubuklarını kullanmaya oldukça alışkın olmalısın.You must be quite accustomed to using chopsticks by now.
Ben bir Japon restoranına gittiğimde yanımda eve tek kullanımlık çubuklar götürürüm.Whenever I go to a Japanese restaurant, I take the disposable chopsticks home with me.
Yemek çubuklarıyla yemek zor mu?Is eating with chopsticks difficult?
Yemek çubukları ile yemek yemek zor mu?Is it difficult eating with chopsticks?
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.I usually eat rice with chopsticks.
Lucy yemek çubuklarını kullanamaz.Lucy can't use chopsticks.
Bay Parker çubuklarla yemeğe çalıştı.Mr. Parker tried eating with chopsticks.
Tom yemek çubuklarıyla nasıl yemek yiyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to eat with chopsticks.
Genellikle çubuklarla yediğiniz bazı gıdalar nedir?What are some foods you usually eat with chopsticks?
Affedersiniz, yemek çubuklarımı düşürdüm.Excuse me, I dropped my chopsticks.
Yeni perde çubuklarına ihtiyacımız var.We need new curtain rods.
Tom muhtemelen yemek çubuklarını nasıl kullanacağımı bilmediğimi düşündü.Tom probably thought I didn't know how to use chopsticks.
Selfie çubukları, birçok müze ve galeride yasaklandı.Selfie sticks are banned in many museums and galleries.
Pamuklu çubuklar kullanarak kulaklarımı temizlerim.I clean my ears using cotton swabs.
Sana yemek çubuklarını kullanmayı kim öğretti?Who taught you how to use chopsticks?
Yemek çubukları ile nasıl yemek yenilir bilmiyorum.I don't know how to eat with chopsticks.
Tom yemek çubukları ile nasıl yyeceğini biliyor.Tom knows how to eat with chopsticks.
Tom, Mary'ye çubuklarla nasıl yemek yediğini öğretti.Tom taught Mary how to eat with chopsticks.
Tom, Mary'ye çubuklarla nasıl yemek yediğini gösterdi.Tom showed Mary how to eat with chopsticks.
O, yemek çubukları kullanabilir.He can use chopsticks.
Tom yemek çubukları ile pek iyi değil.Tom isn't very good with chopsticks.
Varsayalım K'deki belirli bir zaman olan t de biz bütün çubukların sonlarını belirledik.Suppose that at a definite time t, of K we determine the ends of all the rods.
Yakıt çubuklarının nükleer reaktörlerden tekrar işlenmesi sırasında 85Kr serbest bırakıldı.85Kr is released during the reprocessing of fuel rods from nuclear reactors.
Herhangi bir rezonatör yoktu ve hızlı bir şekilde kaşık şeklinde çubuklarla çalınmaktaydı.There were no resonators and it was played fast with spoon-shaped sticks.
Yemek çubukları çatal ve bıçağın yerine kullanılır.Chopsticks are used instead of forks and knives.
Başlık çubukları, sistem menüsü, pencere kenarlıkları veya kontrol düğmeleri yoktur.They have no title bar, system menu, window borders or control buttons.
Farklı bitkide üretilen süt çikolata çubukları popüler kanıtladı ve şirket hızla büyüdü.The milk chocolate bars manufactured at this plant proved popular, and the company grew rapidly.
Hafıza çubukları ve Memory Stick PRO cihazla birlikte kullanılabilir.Memory Sticks and Memory Sticks PRO could be used with the device.
Bu çubuklar, görüntülerin çeşitli bölümlerini sansürlemek için kullanılmaktadır.These bars have been used to censor various parts of images.
Enerji çubukları besin enerjilerinin (kalorilerin) çoğunluğunu karbonhidrat formunda sağlar.Energy bars provide the majority of their food energy (calories) in carbohydrate form.
Ülkelerin çoğunda yemek çubuklarını sol el ile kullanmak kaba bir davranış olarak görülür.In some Asian countries, holding eating utensils in the left hand is considered impolite.
Gatorade Enerji Çubukları, karbonhidratlara ek olarak büyük oranda protein içerir.Gatorade Energy Bars contained a large proportion of protein, in addition to carbohydrates.
Kitap, bastırma çubuklarıyla hizalanır ve sabitlenir.A book materializes, with sparks falling upon it.
Haydi çubuklar ile 46785399 un kare kökünü bulalım.Let's find the square root of 46785399 with the bones.
Bölen (96.431) için çubukları tablodaki gibi yerleştirin.Put the bars for the divisor (96431) on the board, as shown in the graphic below.
Napier'in çubukları, ahşap çubuklar, metal veya kartondan oluşur.The Napier's rods consist of strips of wood, metal or heavy cardboard.
Kullanıcı çubukları yaratanın isteğine göre tasarlanabilir.It may use man-made drainage pipes if available.
Kaydırma çubukları gibi komut arabirimleri genellikle ilk önce gizlenir.Command interfaces like scroll bars are usually hidden at first.
Buradaki demir çubukları büküp, çatıya çıkıyorlar.Iron meat hooks remain in the ceiling.
Tüm çubuklar toplanınca oyun biter.If all the houses end up frozen, the game is over.
Altına artı şeklinde çubuklar geçirilmiş iğe ise kirmen denir.As they mature become vermicular in shape and are known as sporokinetes.
Bazı çerezlerin şekli, tarih kareleri veya çubukları gibi adlandırılabilir.Some cookies may also be named by their shape, such as date squares or bars.
Tablet Modu kapalı olduğunda, uygulamalar büyükçe pencere ve görünür başlık çubukları gibi olabilir.When the Tablet Mode is off, apps may have sizable windows and visible title bars.
Yuva çim ile kaplı çubuklarla yapılır ve yüksek bir ağacın içinde inşa edilmiştir.The nest is made of sticks lined with grass and is built high in a tree.
Ayrıca Japonlar yemek çubuklarına Hashi de derler.The Japanese call them hashi.
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.Many new buses in Hong Kong feature these doors.
Bunu yapmak yerine, biz balıkları besleyebileceğiniz bazı balık çubukları geliştirdik.Instead of doing that actually, we've developed some fish sticks that you can feed the fish.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.He manoeuvred so cunningly that I could not get within half a dozen rods of him.
Çubukları test ettik.In this case, we tested it.
Sabitlenmiş hayvanlar üzerinde elektrik çubukları kullanılması bir ihlal.The use of electric prods on immobilized animals is a violation.
ELEKTRİK ÇUBUKLARIELECTRlC PRODS
Elektrik çubuklarının kullanılma nedeni çok bariz: hayvanlarla başa çıkmakThe electric prods are used for obvious reasons: handling.
Ses çıkaran çubuklar, yunusbalıklarının radarına karışıyor.Sounding rods beneath the water's surface interfere with the dolphin's sonar.
İlgili Sayfalar