çorbayı ile cümle
çorbayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çorbayı ısıtır mısın?Will you warm up the soup?
Yoğunlaşana kadar çorbayı kaynat.Boil the soup down until it becomes thick.
Ben çorbayı büyük tencerede pişiririm.I cook soup in a big pot.
O çorbayı kokluyor.He is smelling the soup.
Akşam yemeği için soğuk çorbayı ısıttı.She heated up the cold soup for supper.
İyi bir aşçı dünkü çorbayı atmaz.A good cook doesn't throw out yesterday's soup.
Çorbayı karıştır.Stir the soup.
Tom çorbayı karıştırdı.Tom stirred the soup.
Bay Jones eşinin yaptığı çorbayı tadıyor.Mr. Jones is tasting the soup his wife made.
Çorbayı yemedim ve yemeyeceğim.I haven't eaten the soup and I won't.
Kaynayıncaya kadar çorbayı karıştırın.Stir the soup until it boils.
Çorbayı dökme.Don't spill the soup.
Tom çorbayı bitirdi.Tom finished off the soup.
Bu çorbayı yapmak çok basit.This soup is very simple to make.
Tom çorbayı büyük bir teneke kaseye döktü.Tom poured the soup into a large tin cup.
Tom çorbayı bir kaşıkla karıştırdı.Tom stirred the soup with a spoon.
Ben çorbayı severim.I love soup.
Bu çorbayı sevmiyorum.I don't like this soup.
Çorbayı gerçekten sevdim.I really liked the soup.
Kimse çorbayı sevmedi.Nobody liked the soup.
Bu çorbayı nasıl yaptın?How did you make this soup?
O, çorbayı kokluyor.He smells the soup.
Bu çorbayı nasıl yapıyorsun?How do you make this soup?
Soğumadan iç çorbayı.Eat the soup before it gets cold.
Çorbayı karıştırdım.I stirred the soup.
Tom çorbayı koyulaştırmak için buğday ekledi.Tom added wheat to thicken the soup.
Çorbayı soğuk içmek istemezsin.You wouldn't want to drink the soup cold.
Çorbayı deneyin ve tadına göre tuz ekleyin.Try the soup and add salt according to taste.
O çorbayı nasıl hazırlıyorsun?How do you prepare that soup?
Gelin eve girdikten sonra, terekteki (Mutfak) çorbayı karıştırır; un, kül karıştırır.While journeying home they worship Shaping in a shrine, and meet Panawe upon arrival.
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.You don't like soup either.
Çorbayı bir ana yemek takip eder.Soup is followed by a main dish.
O, çorbayı kokluyor.Er riecht die Suppe.
Bu çorbayı yapmak çok basit.Preparare questa zuppa è molto semplice.
Çorbayı karıştır.Помішай суп.
Bu çorbayı sevmiyorum.Мені не подобається цей суп.
Avlanmayı deneyebiliriz. - Çorbayı da sevmiyorsun ha.Podemos ir de caza. - ¿No te gusta la sopa, tampoco?
- Çorbayı da sevmiyorsun ha. - Çorba iyi dedim seni ahmak.Kau tidak suka sup?/ Bukan apa-apa, bodoh.
- Çorbayı da sevmiyorsun ha. - Çorba iyi dedim seni ahmak.?גם מרק אתה לא אוהב .אמרתי שהמרק בסדר, טיפש -
- Çorbayı da sevmiyorsun ha. - Çorba iyi dedim seni ahmak.أنت لا تحب المرق أيضا - قلت أن المرق جيد أيها الغبي -
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.Hou jij ook niet van soep?
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.- Kan du heller ikke lide suppe?
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.- Nem ízlik a leves se?
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.Vi kan gå på jakt. - Tycker du inte om soppa heller?
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.- Δεν σου αρέσει η σούπα;
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.Нали супата не ти харесваше.
- Çorbayı da sevmiyorsun ha.- Не ти ли харесва супа?
-Çorbayı kaybedebilirdik.- Přišli bychom tak o jídlo.
-Çorbayı kaybedebilirdik. Tabaklar!Съдовете!
-Çorbayı kaybedebilirdik.-Θα είχαμε χάσει τη σούπα.
-Neden yaptın bunu? -Çorbayı kaybedebilirdik.Dajte porcije!
-Neden yaptın bunu? -Çorbayı kaybedebilirdik.Kociołki!