Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Nếu bạn làm như vậy, những thứ còn lại chỉ là tầm thường.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Om man gör det går resten av sig självt.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Pokud to uděláte, zbytek jde víceméně samospádem.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Quand c'est acquis, le reste roule pratiquement tout seul.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Se fizerem isto, tudo o resto acontece naturalmente.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Se riuscite a fare questo, il resto è come fare una passeggiata.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Si hacen eso, el resto es simplemente un viaje cuesta abajo.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Wenn man das gemacht hat, läuft der Rest von selbst.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Εάν γίνει αυτό, τα υπόλοιπα είναι παιχνιδάκι.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Ако направите това, останалото става горе-долу по инерция.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Если этого достичь, остальное станет лёгкой прогулкой.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.Якщо ви досягнете цього решта буде легкою прогулянкою.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.אם מצליחים בכך, כל היתר זה קלי-קלות.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.إذا قمت بذلك، سيكون الباقي بسهولة نزول المنحدر.
Bunu yaparsak, geri kalanları çorap söküğü gibi gelecektir.学ぶ大切さを教えるために、教師も他の職員も毎日
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Acesta este un tinut aspru si steril, cu toate astea, cativa paianjeni tot se gasesc.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.C'est un paysage accidenté et aride, et pourtant il y a un certain nombre d'araignées ici.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Đây là 1 cảnh quan gồ ghề và khô cằn, nhưng vẫn có vài chú nhện sống ở đây.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Detta är ett klippigt och kargt landskap ändå finns här en hel del spindlar.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Dies ist eine felsige und karge Landschaft, trotzdem gibt es hier einige Spinnen.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Dit is een ruig en kaal landschap, toch vind je hier nogal wat spinnen.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Esta é uma paisagem acidentada e estéril, mas ainda assim existem aqui bastantes aranhas.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Es un paisaje agreste y árido, aún así aquí hay unas cuantas arañas.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.E' un paesaggio aspro e brullo, eppure qui vivono alcuni tipi di ragni.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Je to tvrdý a neúrodný terén, nachází se zde poměrně málo pavouků.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.거칠고 황량한 풍광입니다. 하지만 여기에서도 거미종들이 사는데요.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Maisema on karun hedelmätöntä, mutta siellä on aika paljon hämähäkkejä.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.To skalisty i jałowy krajobraz, a jednak żyje tam całkiem sporo pająków.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Zord és meddő táj ez, s mégis sok pókfajta él itt.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Το τοπίο είναι τραχύ και άγονο, και γι' αυτό υπάρχουν αρκετές αράχνες εδώ.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Местность весьма труднопроходимая и пустынная, но пауки здесь все же есть.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.Това е скалист и пуст пейзаж и все пак и тук има няколко паяка.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.זהו נוף סלעי צחיח, אם עם זאת יש כאן לא מעט עכבישים.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.هذه تضاريس وعرة وقاحلة، ومع ذلك، تتواجد هنا بعض العناكب.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.呢道山勢山窮水惡, 但喺都有幾多蜘蛛嫁。
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.多くの種のクモが生息しています 岩をひっくり返すと 甲虫と組み合っている
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.A mi abuela le gustaban las medias holgadas.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.A minha avó disse que queria vestir estas meias.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Babica je želela nositi ohlapne nogavice.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Bunica a spus că vroia să poarte aceste şosete.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.La nonna diceva che voleva indossare le calze larghe.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Ma grand-mère a dit qu'elle voulait porter d'amples chaussettes.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Mijn grootmoeder zei dat ze sokken wilde dragen.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Η γιαγιά έλεγε ότι ήθελε να φορά χαλαρές κάλτσες.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Бабушка сказала, что хотела быть в свободных носках.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.قالت لي جدتي أنها ترغب بارتداء الجوارب الواسعة
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Cajones, calcetines, zapatillas sería un consuelo", dijo el Invisible, secamente.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Cassetti, calze, ciabatte sarebbe un conforto", ha detto l'Invisibile, seccamente.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."서랍이, 양말, 슬리퍼가 위안이 될 것입니다,"보이지 않는, curtly했다.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Fiókok, fiók, zokni, papucs lenne kényelmes," mondta a láthatatlan, kurtán.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Gavetas, meias, chinelos seria um conforto", disse o Invisível, secamente.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Laatikkoa, sukat, tossut olisi Comfort", sanoi luettu, curtly.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Laci, kaus kaki, sandal akan menjadi nyaman," kata yang gaib, singkat.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Laden, sokken, pantoffels zou een troost zijn," zei de Ongeziene, kortaf.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Lådor, strumpor, skulle tofflor vara en tröst", sade osynliga, kort.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Người ký phát, vớ, dép sẽ là một sự thoải mái," Unseen, cộc lốc.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Predali, nogavice, copate bi bilo udobje," je dejal Unseen, osorno.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Schubladen, Socken, Hausschuhe wäre ein Trost sein", sagte der Unseen kurz.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Sertare, şosete, papuci de casă ar fi un confort", a spus nevăzute, scurt.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Szuflady, skarpetki, kapcie byłby komfort", powiedział, co skryte, krótko.