Karman çorman halde olacaklar.Вони будуть перемішані.
Karman çorman halde olacaklar.Они будут перемешаны.
Karman çorman halde olacaklar.Те ще са разбъркани.
Karman çorman halde olacaklar.הם יהיו מעורבלים.
Karman çorman halde olacaklar.بل ستكون متداخلة و متشابكة.
Karman çorman halde olacaklar.コンピュータを使って
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Ces chaussettes sont plus importantes que tout.
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Meine Flugsocken sind das Zweitwichtigste für mich.
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Moje latające skarpety to druga najważniejsza dla mnie rzecz.
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Οι υπτάμενες κάλτσες μου είναι το δεύτερο πιο σημαντικό πράγμα για μένα.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.(104:41) Разверз камень, и потекли воды, потеклирекою по местам сухим,
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Abrió la peña, y fluyeron aguas; corrieron por los sequedales como río
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.A deschis stînca, şi au curs ape, cari s-au vărsat ca un rîu în locurile uscate.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Dibelah-Nya gunung batu, lalu terpancarlah air yang mengalir seperti sungai di padang gurun
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Er öffnete den Felsen: da floß Wasser heraus, daß Bäche liefen in der dürren Wüste.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Fendeu a rocha, e dela brotaram águas, que correram pelos lugares áridos como um rio.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.han åbnede Klippen, og Vand strømmede ud, det løb som en Flod i Ørkenen.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Han åpnet klippen, og det fløt vann; det løp gjennem det tørre land som en strøm.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Hän avasi kallion, ja vettä vuoti; se juoksi virtana kautta erämaan.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Han öppnade klippan, och vatten flödade; det gick genom öknen såsom en ström.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Il ouvrit le rocher, et des eaux coulèrent; Elles se répandirent comme un fleuve dans les lieux arides.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.반석을 가르신즉 물이 흘러나서 마른 땅에 강 같이 흘렀으니
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Megnyitotta a kõsziklát és víz zúdula ki, folyóként futott a sivatagon.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Ngài khai hòn đá , nước bèn phun ra , Chảy ngang qua nơi khô khác_nào cái sông .
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Ngài khai hòn đá, nước bèn phun ra, Chảy ngang qua nơi khô khác nào cái sông.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Odprl je skalo, in pritekle so vode, tekle so po pušči kakor reka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Otevřel skálu, i tekly vody, a odcházely přes vyprahlá místa jako řeka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Otvoril skalu, a tiekly vody; išly vypráhlou zemou jako rieka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Otworzył skałę i wypłynęły wody, a płynęły po suchych miejscach jako rzeka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Spaccò una rupe e ne sgorgarono acque, scorrevano come fiumi nel deserto
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Διηνοιξε την πετραν, και ανεβλυσαν υδατα, και διερρευσαν ποταμοι εν τοποις ανυδροις.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Разцепи канарата, и бликнаха води, Потекоха в безводните места като река.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.פתח צור ויזובו מים הלכו בציות נהר׃
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.شق الصخرة فانفجرت المياه. جرت في اليابسة نهرا.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.他 打 開 磐 石 、 水 就 湧 出 . 在 乾 旱 之 處 、 水 流 成 河
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.他 打開 磐石 、 水 就 湧出 . 在 乾旱 之 處 、 水流 成 河
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Ada terlalu banyak tentu lada dalam sup itu!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Ciertamente hay demasiada pimienta en la sopa!
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!''Ci sono certamente troppo pepe in quella minestra!'
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Có chắc chắn tiêu quá nhiều trong súp đó!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Der er helt sikkert for meget peber i den suppe!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Det är säkert för mycket peppar i soppan!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!''Er is zeker te veel peper in die soep! "
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Es ist sicherlich zu viel Pfeffer in die Suppe!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Există cu siguranţă, piper prea mult în această supa!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Ez természetesen sok borsot ebben a levest!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Há certamente muita pimenta em que a sopa! '
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Il ya certainement trop de poivre dans cette soupe!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Je to určite moc korenie v tej polievke!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Je to určitě moc pepř v té polévce!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!''그 국물에 너무 많은 고추 확실히있다! "
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"On varmasti liikaa pippuria että keitto!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Tam je zagotovo preveč poper v tem juha!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Z pewnością za dużo pieprzu w tym zupę!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Υπάρχει σίγουρα πάρα πολύ πιπέρι στη σούπα!
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Има твърде много пипер в тази супа!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Там, безумовно, занадто багато перцю в тому, що суп!
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"Там, безусловно, слишком много перца в том, что суп!
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"יש בהחלט יותר מדי פלפל במרק!"
'Kesinlikle bu çorba çok fazla biber var!'"هناك بالتأكيد الكثير من الفلفل في هذا الحساء!