Ana içeriğe geç
Sözlük

çoluk ile cümle

çoluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evlendiler, çoluk çocuk sahibi oldular ve hayatları boyunca mutlu yaşadılar.They married, had a family and lived happily all their lives.
Dryadlar, insanlarla ilişki kurup, çoluk çocuk sahibi olabilirler.It is even possible for them to intermarry with humans and bear invisible children.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.All Judah stood before Yahweh, with their little ones, their wives, and their children.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Our little ones, our wives, our flocks, and all our cattle, shall be there in the cities of Gilead:
Sonra da bütün çoluk çocuğunuzla buyurun, yanıma gelin.”(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Biz ve çoluk çocuğumuz sıkıntı içindeyiz. Pek az bir sermaye ile geldik.We and our family are struck with distress and have brought only a paltry sum.
Evlendiler, çoluk çocuk sahibi oldular ve hayatları boyunca mutlu yaşadılar.Ils se marièrent, eurent beaucoup d’enfants et vécurent heureux toute leur vie.
Evlendiler, çoluk çocuk sahibi oldular ve hayatları boyunca mutlu yaşadılar.Se casaron, tuvieron hijos, y a lo largo de sus vidas fueron felices.
17 Kasım 2010'da ise anılarını yazdığı "Just Kids"(Çoluk Çocuk) adlı kitabıyla National Book Award'ı kazandı.Op 17 november 2010 won ze de National Book Award voor haar memoires Just Kids.
Çoluk, çocuk, genç-ihtiyar hep birlikte bu mutlu günlerden payını almak ister.Iedereen, oud en jong, lijkt zich te vermaken.
Hüseyin ve beraberindekilerin etrafı kuşatıldıktan sonra çoluk çocuk, hasta günlerce aç susuz bırakılır.Στον Κόζιακα μαζί με τους αντάρτες που τον ακολουθούσαν ελήχθηκαν κάμποσες μέρες πεινασμένοι και διψασμένοι.
17 Kasım 2010'da ise anılarını yazdığı "Just Kids"(Çoluk Çocuk) adlı kitabıyla National Book Award'ı kazandı.Ngày 17 tháng 11 năm 2010, Smith giành giải National Book Award cho cuốn hồi ký Just Kids.
17 Kasım 2010'da ise anılarını yazdığı "Just Kids"(Çoluk Çocuk) adlı kitabıyla National Book Award'ı kazandı.2010年11月17日,她的回憶錄《只是孩子》(Just Kids)获得美國國家圖書獎。
17 Kasım 2010'da ise anılarını yazdığı "Just Kids"(Çoluk Çocuk) adlı kitabıyla National Book Award'ı kazandı.На 17 ноември 2010 г. печели Националната награда за книга за мемоарите си „Просто деца“.
Hüseyin ve beraberindekilerin etrafı kuşatıldıktan sonra çoluk çocuk, hasta günlerce aç susuz bırakılır.Sukotajus ir Pidžajus (Pijai) pasidavė, o Fitsanulokas, iškankintas bado ir maro, krito po neilgos apsupties.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.猶大眾人 、 和 他們 的 嬰孩 、 妻子 、 兒女 、 都 站在 耶和華 面前
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.A všetci synovia Júdovi stáli pred Hospodinom, aj ich drobné deti, ich ženy a ich synovia.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Cả Giu-đa đều đứng tại trước mặt Ðức Giê-hô-va với các đứa nhỏ, vợ, và con cái mình.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Cả_Giu - đa đều đứng tại trước mặt Ðức_Giê - hô-va với các đứa nhỏ , vợ , và con_cái mình .
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.És a Júdabeliek mindnyájan állanak vala az Úr elõtt, gyermekeikkel, feleségeikkel és fiaikkal egyetemben.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.In ves Juda je stal pred GOSPODOM z otročiči svojimi, s svojimi ženami in sinovi.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Kaikki Juudan miehet seisoivat siinä Herran edessä pikkulapsineen, vaimoineen ja poikineen.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.유다 모든 사람은 그 아내와 자녀와 어린 자로 더불어 여호와 앞에 섰더라
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Medens nu alle Judæerne stod for HERRENs Åsyn med deres Familier, Kvinder og Børn,
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Och hela Juda stod där inför HERREN med sina späda barn, sina hustrur och söner.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Og hele Juda stod der for Herrens åsyn, endog deres små barn, deres hustruer og deres sønner.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Sementara itu semua orang laki-laki Yehuda bersama dengan istri dan anak-anak mereka berdiri di Rumah TUHAN
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Terwijl de mannen uit alle delen van Juda met hun vrouwen en kinderen daar voor de HERE stonden,
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Todo Judá estaba de pie delante de Jehovah, con sus pequeños, sus mujeres y sus hijos
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Tot Iuda stătea în picioare înaintea Domnului, cu pruncii, nevestele şi fiii lor.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Tout Juda se tenait debout devant l`Éternel, avec leurs petits enfants, leurs femmes et leurs fils.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Und das ganze Juda stand vor dem HERRN mit ihren Kindern, Weibern und Söhnen.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Všecken také lid Judský stáli před Hospodinem, též i dítky jich, ženy i synové jejich.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.Και ιστατο πας ο Ιουδας ενωπιον του Κυριου με τα βρεφη αυτων, τας γυναικας αυτων και τους υιους αυτων.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.А целият Юда стоеше пред Господа с челядите си, жените си и чадата си.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.И все Иудеи стояли пред лицем Господним, и малые дети их, жены их и сыновья их.
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.וכל יהודה עמדים לפני יהוה גם טפם נשיהם ובניהם׃
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.وكان كل يهوذا واقفين امام الرب مع اطفالهم ونسائهم وبنيهم
Bütün Yahudalılar, çoluk çocuklarıyla birlikte RABbin önünde duruyordu.猶 大 眾 人 、 和 他 們 的 嬰 孩 、 妻 子 、 兒 女 、 都 站 在 耶 和 華 面 前
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.A mi kicsinyeink, feleségeink, juhaink és mindenféle barmaink ott lesznek Gileád városaiban;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Anak istri kami dan ternak sapi serta domba kami akan tinggal di sini, di kota-kota Gilead
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.A ruszywszy się z Makelot, położyli się obozem w Tahat.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Con trẻ, vợ, bầy chiên, và hết thảy súc vật chúng tôi sẽ ở đây trong những thành xứ Ga-la-át;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Con_trẻ , vợ , bầy chiên , và hết_thảy súc_vật chúng_tôi sẽ ở đây trong những thành xứ Ga-la-át ;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Dítky naše a ženy naše, dobytek náš a všecka hovada naše, tu zůstanou v městech Galád,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.우리의 어린 자와 아내와 양떼와 모든 가축은 이곳 길르앗 성읍들에 두고
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Lapsemme, vaimomme, laumamme ja kaikki juhtamme jääkööt tänne Gileadin kaupunkeihin,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.naše deti, naše ženy, náš dobytok a všetky naše hovädá budú tam, v mestách Gileáda,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Nos petits enfants, nos femmes, nos troupeaux et tout notre bétail, resteront dans les villes de Galaad;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak."Onze kinderen, vrouwen, kudden en het vee zullen hier in de steden van Gilead blijven.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Otroci naši, žene naše, črede naše in vsa naša živina ostanejo tu v gileadskih mestih;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Pruncii noştri, nevestele, turmele noastre şi toate vitele noastre, vor rămînea în cetăţile Galaadului;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Unsre Kinder, Weiber, Habe und all unser Vieh sollen in den Städten Gileads sein;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Våra barn våra hustrur, vår boskap och alla våra dragare skola bliva kvar här i Gileads städer.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.våre barn, våre hustruer, vårt fe og alle våre kløvdyr skal bli her i Gileads byer;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.vore Børn, Kvinder, Hjorde og alt vort Kvæg skal blive der i Gileads Byer,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.дети наши, жены наши, стада наши и весь скот наш останутся тут в городах Галаада,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Децата ни, жените ни, стадата ни и всичкият ни добитък ще останат тук в галаадските градове;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.טפנו נשינו מקננו וכל בהמתנו יהיו שם בערי הגלעד׃
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.اطفالنا ونساؤنا ومواشينا وكل بهائمنا تكون هناك في مدن جلعاد.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod