çoktan ile cümle

çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evet, parantez içleri çoktan değerlendirilmiş, bu yüzden biz hazır görünen 5 kere 4'ü yapabiliriz.Well, inside the parentheses is already evaluated, so we could really just view this as 5 times 4.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.I've guessed you've already noticed this by now.
Çanta çoktan yok olmuş, sadece altın ve cam geçen zamana karşı direnebilmiş.Which is long gone, only the gold and the glass have survived.
Siz büyük ihtimalle bir kaç tanesini çoktan fark ettiniz, ve onları buraya yazacağım.Actually, you probably recognize a few of them already, and I'll write them out.
Çoktan benden daha zeki hale gelmişler sanırım.I thought it was already smarter than I am.
Sizin için büyük bir hayal kırıklığı olacağım çünkü çoktan bildiğiniz şeyleri anlatacağım size.I'm going to be a great disappointment because I'm going to tell you something you already know.
Kayıpların yasını çoktan tuttum.I've done my grieving about the loss.
Bana göre, çoktan başladı.In my view, it is well underway.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.We'll stick with the satellite story for now since it's already out there.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Well, it's not my TED wish; it's our wish, as you've already gathered.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.We've already seen examples of this working well.
Bir yazarsanız, bunların birçoğuna çoktan sahipsinizdir.If you're a writer, you may already have a few of these.
İhtiyacınız olan her şeye çoktan sahipsiniz.You already have everything you need.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.The kid has already lost interest and is doing something else, but the dad alone builds castles.
Ha Ni...sınavlar çoktan bitti yani neden şikayet ediyorsun?Ha Ni, exams are already over so why are you complaining?
Çoktan başaramayacağımı biliyordum.I already knew I wouldn't make it.
Ve sanırım bunu yapmasını çoktan biliyorsunuz.And I think you know how to do this already.
Ve onlara babamın çoktan öldüğünü söylersen... ...o zaman mezarını kazalım diyecekler.If we say that is impossible because he has passed away, then they will say let's dig up his grave.
Kurs çoktan başladı fakat, Patrick henüz gelmedi.The course has already started, but Patrick hasn't turned up yet.
Ben çoktan unuttum bile.I'd already forgotten about it.
Şimdiye kadar çoktan sızdırırdım.We would have released them.
Şimdi farkettim ki, zamanımı çoktan aşmışım, bu konuya bir sonraki videoda devam ediyor oluruz.But anyway, I just realized I'm out of time again, I'll continue this in the next video.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.They've spent far beyond what they already have.
Çoktan gelmişsin ha? Önce eve uğraman gerekmiyor mu?Must you go home first?
Gini katsayısı çoktan tehlikeli sınır olan 0.4'ü geçti.The Gini coefficient has already passed the dangerous line of 0.4.
Konuyu çoktan anladınız.So get to the point already.
"Benim anlattýđým hikâyeyse çoktan bitti.""Benim anlattýđým hikâyeyse çoktan bitti."
Bugünki konuşmam belki birkaçınızın çoktan duyduğu bir şey hakkında.My talk today is about something maybe a couple of you have already heard about.
Şov çoktan başlamaış.The show has already started.
Çoktan kararlaştırılmış.It's already been decided.
Muhtemelen çoğunuz Çinli olduğumun farkına çoktan varmışsınızdır.Many of you have probably already noticed that I'm Chinese.
Açılışı çoktan yaptık, ertesi gün de sıra Bø'de olacak.We have premiered already, and it's Bø the next day.
Shangai aslında çoktan yakalamış durumda.Shanghai has already catched up.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks can't be a one-way process, one-to-many. Our future is many-to-many.
Çoktan insan direncinin sınırlarının ötesine geçtik bile.We have already gone far beyond the limits of human endurance.
Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.I've forgotten what a nice meal tastes like.
Biri çoktan öldü, diğeri de temelli olarak ülkeyi terk etti.One has already passed away, the other left this country for good.
Eğer burada bir ipucu olsaydı onlar çoktan bulurlardı.If there was a clue laying around, they would have found it.
Bunun başladığını çoktan gördük.(Laughter) It's the same thing in war.
'Yin' enerjisi çoktan onun vücuduna yayılmış.The 'Yin' energy has already spread over his body
Havuz çoktan değişti.The Pool has already changed
Çoktan gördüler sınavı.They've already seen the exam.
Eminim ki babalarım çoktan tanışmıştır ve şu an bir şeyler içiyorlardır.Maybe both my fathers have met up and are drinking together.
Seçimini çoktan yaptı ve yabancının kovulmasına yardım ediyorShe's already made her choice and helps drive the newcomer away
Yani çok fazla arka uç sinyal işleme var, ama birden çoğa değil, çoktan çoğa.So there's a lot of back-end signal processing, not for one to many, but for many to many.
Orası çoktan... ...tutuldu.It's already had another guest for several days now...
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.I think it's the basis of animism and polytheism and monotheism.
Kararınızı çoktan yaptınız.So already you've made the decision.
Zaten anlaşmayı çoktan onaylattık.We even got it certified.
Çoktan öldü onlar!They're long dead!
Baţkasý olsa... ...onu pohpohlayacak, caným cicim yapacak bir kýzý çoktan koymuţtu bir kenara.If he was another guy he would have had a girl on the side who makes him feel good.
Çoktan beri anladım Öğütlerini sonsuza dek verdiğini.Of old I have known from your testimonies, that you have founded them forever.
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.Therefore I praised the dead who have been long dead more than the living who are yet alive.
Çoktan ölmüş ölüler gibi Beni karanlıkta yaşattı.He has made me to dwell in dark places, as those that have been long dead.
Onlardan önce nice ümmetleri helak ettik de bağrışıp çığrıştılar ama kurtuluş vakti çoktan geçmişti.How many a generation We destroyed before them, and they called, but time was none to escape.
Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında çoktan hükmedilmiş olurdu.Were it not for a prior word from your Lord, it would have been settled between them.
Ama kurtuluş zamanı çoktan geçmişti! [21,12-13]They cried out when it was too late to escape.
Halbuki onlara Rab'leri tarafından uyacakları mükemmel Rehber çoktan gelmiş bulunuyor!And now the guidance from their Lord hath come unto them.
O zaman ne çığlıklar, ne feryatlar kopardılar! Ama kurtuluş zamanı çoktan geçmişti! [21,12-13]They cried out [for help], but gone was the time for escape.
Çoktan Seçme KutusuCombo Box
İlgili Sayfalar