çoktan ile cümle

çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açAbrir documentos del vocabulario en una prueba de elección múltiple
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açAbrir os documentos do vocabulário num questionário de escolha múltipla
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açApri i documenti di vocabolario in un quiz a scelta multipla
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açAvaa sanastot monivalintakyselyssä
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açÖppna ordförrådsfilen som flervalsfrågor
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açOtevřít slovníčky v kvízu s nabídkou možností
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açOtwórz dokumenty słowników w quizie wielokrotnego wyboru
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açOuvrir un document de vocabulaire dans un questionnaire à choix multiples
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açVokabeldokumente als Mehrfachauswahlquiz öffnen
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açWoordenschatdocumenten openen in een multiple choicetoets
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açΆνοιγμα εγγράφων λεξιλογίου σε ένα κουίζ πολλαπλών ερωτήσεων
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda açВідкривати документи словників у тесті з вибором варіантів
Sözlük belgelerini bir çoktan seçmeli sınavda aç語彙文書を選択式問題で開きます
Suriye ve İran'a askeri müdahale kararı düşünülmüyor, bu karar çoktan verildi bile.Debe quedar claro que la intervención militar en Siria e Irán no está siendo considerado, es una hecho.
Suriye ve İran'a askeri müdahale kararı düşünülmüyor, bu karar çoktan verildi bile.Deveria estar claro que intervenções não estão apenas sendo consideradas mas que são uma conclusão definida.
Suriye ve İran'a askeri müdahale kararı düşünülmüyor, bu karar çoktan verildi bile.Het moge duidelijk zijn dat de militaire interventie in Syrie en Iran helemaal niet overwogen wordt.
Suriye ve İran'a askeri müdahale kararı düşünülmüyor, bu karar çoktan verildi bile.Είναι πια σαφές ότι η στρατιωτική επέμβαση στην Συρία δεν είναι απλά υπο σκέψη ,αλλά υπο πράξη.
Suriye ve İran'a askeri müdahale kararı düşünülmüyor, bu karar çoktan verildi bile.يجب أن نكون متيقنين أن التدخل العسكري في سوريا وإيران ليس تحت البحث, إنه نتيجة حتمية.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Cred că v-ați dat deja seama.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Credo che lo abbiate già notato.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Domyślam się, że już to zauważyliście.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Ich denke, Sie haben das bereits gemerkt.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Ik denk dat je dat zo onderhand wel gemerkt hebt.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Jag gissar att ni redan märkt det nu.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Je pense que vous l'avez remarqué.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.아마 이미 눈치 채셨을지 모르겠지만요.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Předpokládám, že toho jste si už všimli.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.(Risos)
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Saya rasa seharusnya Anda sudah menyadari hal itu sekarang.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Supongo que ya lo habrán notado.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Tôi đoán đến phút này, hẳn bạn đã nhận thấy điều đó.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Valószínűleg ezt már észrevették.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Verjetno ste to že opazili.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Υποθέτω ότι το έχεις ήδη προσέξει.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Гадаю, що ви вже це помітили.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Думаю, вы уже успели это заметить.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.Предполагам, че вече сте забелязали това до сега.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.אני משערת שכבר שמתם לב לכך עד עתה.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.اعتقد انكم تنبهتم لهذا على الفور
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.(笑い)
Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.90% 이상의 태즈매니아 데블이 이 병으로 인해 죽음을 맞이했었습니다
Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.lebih dari 90 persen populasi Tasmanian devil telah mati akibat penyakit ini.
Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.יותר מ 90 אחוז מאוכלוסיית השדים הטזמניים כבר מתה ממחלה זו.
Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.اكثر من 90 ﺑﺎﻟﻤﺎﺋﺔ ﻣﻦ ﺍﻟﻌﻔﺎﺭﻳﺖ ﺍﻟﺘﺎﺳﻤﺎﻧﻴﺔ ﻣﺎﺗﻮﺍ بالفعل من هذا المرض
Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.この病気で死んでしまっています タスマニアデビルを襲う
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıA TEDTalks nem lehet egyirányú folyamat, "egy a többhöz". A mi jövőnk a "sok a többhöz".
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıLas TEDTalks no pueden ser un proceso unidireccional, de uno a muchos. Nuestro futuro es de muchos a muchos.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTED강연은 일방통행, 일대다수의 과정이어서는 안됩니다. 우리의 미래는 다수대다수입니다.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalk non può essere un processo a senso unico, uno verso tanti. Il nostro futuro è "tanti verso tanti".
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks dürfen kein einseitiger Prozess sein, von Einem zu Vielen. Unsere Zukunft ist von Vielen zu Vielen.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks kan geen eenzijdig proces van 'één naar velen' zijn. Onze toekomst ligt bij 'velen naar velen'.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks kan inte vara en envägs-process, en-till-många. Vår framtid är många-till-många.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks nemohou být jen jednosměrný proces, jeden k mnohým. Naše budoucnost je mnozí k mnohým.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks tidak dapat menjadi proses satu arah, satu-ke-banyak. Masa depan kami adalah banyak-ke-banyak.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks не могат да бъдат еднопосочен процес, един-към-много. Нашето бъдеще е много-към-много.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTED vystúpenia nemôžu byť iba jednosmerným procesom, jeden-mnohým. Našou budúcnosťou je mnohí-mnohým.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDの未来は「多対多」にあります 世界のTEDコミュニティーが
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıהרצאות TED אינן יכולות להישאר תהליך חד-סיטרי -- אחד-לרבים. העתיד שלנו הוא ברבים-לרבים.
Tüm ülkedeki koruma anlayışını çoktan tekrar biçimlendirdik.Abbiamo già ridisegnato la conservazione in tutto il paese.
Tüm ülkedeki koruma anlayışını çoktan tekrar biçimlendirdik.Chúng tôi đang dần tái tạo lại đất nước
İlgili Sayfalar