çoktan ile cümle
çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.밝은 빛과 시끄러운 엔진 때문에 감각을 가진 동물이라면 한참 전에 사라졌죠.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Tengo luces muy brillantes y motores.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Tiere die das wahrnehmen werden längst verschwunden sein.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Имам ярки светлини и шумни двигатели. Всяко животно с какъвто и да било здрав разум отдавна да го няма.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.У меня яркие огни и шумные движители. Любое здравомыслящее животное будет убегать подальше от этого места.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.יש לי אורות בוהקים ומדחפים רועשים. כל יצור בעל חוש כלשהו, יברח מייד.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.لدي أضواء ساطعة و محركات دفع صاخبة. أي حيوان واعي سيكون قد رحل منذ فترة طويلة.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.少しでも気の利いた生物はさっさと逃げていきます 長い間ずっと
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamCzwartek i wrócił do domu w strasznym chaosie, ale jak zmieniły się moje ubrania nie mogę
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamam목요일은 끔찍한 혼란에 집에 와서 하지만 난 내 옷을 바꿔로서 그럴 수 없어
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamTorsdag och kom hem i en fruktansvärd röra, men eftersom jag har ändrat min kläder jag kan inte
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamЧетверг и пришел домой в ужасном беспорядке, но, как я изменил мою одежду я не могу
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamЧетвер і прийшов додому в жахливому безладді, але, як я змінив мою одяг я не можу
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamЧетвъртък и се прибра в ужасна бъркотия, но както са се променили дрехите ми не мога да
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamביום חמישי חזר הביתה בבלגן הנורא, אבל כפי שאני השתנו הבגדים שלי אני לא יכול
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamوجاء الخميس منزل في فوضى مروعة ، ولكن كما قلت تغيرت ملابسي لا أستطيع
Perşembe ve korkunç bir karmaşa içinde eve geldi ama benim elbiselerimi çoktan değiştirdiğim yapamamしかし、私は私の服を変更して、私はできません。 あなたはそれを推測する方法を想像してください。
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.A pilóta már visszafordította a gépet, és nem voltunk túl messze.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.De piloot had het vliegtuig al gedraaid, en we waren nog niet ver.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Der Pilot hatte die Maschine schon gewendet und wir waren nicht so weit weg.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.El piloto ya había virado el avión, y no estábamos tan lejos.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Il pilota aveva già fatto dietro front, e non eravamo così lontani.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.조종사는 이미 비행기를 선회하고 있었고, 우리는 그리 멀리가지 못했습니다.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Le pilote avait déjà tourné l'avion, et nous n'étions pas si loin.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Người phi công đã lái chiếc may bay vòng quanh, và chúng tôi chưa đi xa lắm.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.O piloto já tinha dado meia volta e ainda não estávamos muito longe.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Piloten hade redan vänt flygplanet, och det var inte långt till flygplatsen.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Piloten havde allerede vendt flyet om, og vi var ikke nået særlig langt.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Pilot je že obrnil letalo nazaj in nismo bili tako daleč.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Pilot od razu zawrócił samolot, bo nie byliśmy bardzo daleko.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Pilot telah membelokkan pesawat dan kita tidak terlalu jauh.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Pilotul întorsese deja avionul, și nu eram așa departe.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Pilot už letadlo dávno otočil a nebyli jsme tak daleko.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Pilot vtedy už obrátil lietadlo a neboli sme tak ďaleko.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Ο πιλότος είχε ήδη στρέψει το αεροπλάνο, και δεν ήμασταν τόσο μακρυά.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Пилот тем временем уже развернул самолёт, мы недалеко улетели.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Пилотът вече беше обърнал самолета обратно, и ние не бяхме толкова надалеч.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.Пілот тим часом вже розвернув літак, а відлетіли ми недалеко.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.הטייס כבר סובב את המטוס, ולא היינו רחוקים.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.و كان الطيار قد ادار الطائرة بالفعل، و لم نكن بعيدين.
Pilot uçağın yönünü çoktan değiştirmişti ve... henüz o kadar da uzak değildik.飛び立ってすぐで マンハッタンが見えています
Sadece yarım saatim var ve beş dakikası çoktan geçti.Am doar o jumătate de oră din care cinci minute au expirat deja.
Sadece yarım saatim var ve beş dakikası çoktan geçti.Mám len pol hodiny, z ktorej mi už 5 minút vypršalo.
Sadece yarım saatim var ve beş dakikası çoktan geçti.¿Por qué no pueden oírme? NO, aquí tengo un micrófono. ¿Me escuchan ahora?
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.De har gjort av med mycket mer än vad de redan hade.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Deja s-a cheltuit mult mai mult decât există.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Hanno speso ben oltre quello che già avevano.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Ils ont déjà dépensé beaucoup plus que ce qu'ils ont.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Jóval többet költöttek már, mint amennyijük valójában van.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.On kulutettu paljon enemmän, kuin mihin olisi ollut varaa.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Sie haben weit mehr ausgegeben als sie haben.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Už utratil mnohem více, než má.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Wydali dużo więcej pieniędzy niż rzeczywiście posiadają.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Zapravili so mnogo več, kot trenutno imajo.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Ze hebben al veel meer uitgegeven dan wat ze hebben.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Έχουν ξοδέψει πολύ περισσότερα από ότι ήδη κατέχουν.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Похарчили са много повече, отколкото имат.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.Уже потрачено намного больше, чем было в бюджете.
Sahip olduklarınının çok daha fazlasını çoktan harcadılar.لقد صرفوا أكثر بكثير مما لديهم.
Şapşal, Hyung bizim farkımıza çoktan varmıştır zaten.Bodoh, Hyung mungkin sudah mengenali kita.
İlgili Sayfalar