çoktan ile cümle

çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Již jsme byli svědky několika případů, kdy tohle zafungovalo dobře.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.우리는 이미 이런 방법이 매우 잘 작동했던 예를 본 적이 있어요.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Már láttunk rá példát, hogy ez működött.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Nous avons déjà vu des exemples qui ont bien marché.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.OCCRP(組織犯罪及び汚職 報告プロジェクト)では
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Už sme videli príklady toho, ako to fungovalo.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.We hebben hier al voorbeelden gezien waar dat goed werkte.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Widzieliśmy udane przykłady.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Ya hemos visto ejemplos de esto funcionando bien.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Έχουμε ήδη δει παραδείγματα αυτού τα οποία λειτούργησαν.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Виждали сме примери, че това работи добре.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Нам всем известны примеры такой слаженной работы.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.Приклади ефективності цього відомі усім.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.כבר ראינו דוגמאות כאלה עובדות היטב.
Bunun iyi çalışan örneklerini çoktan gördük.لقد شهدنا بالفعل أمثلة ناجحة لمثل هذا.
Bu ölçeklendirilebilir video altyapısı, azdan aza değil, çoktan çoğa.E o infrastructură video la scară mare, nu doar de la câțiva la câțiva, ci de la mulți la mulți.
Bu ölçeklendirilebilir video altyapısı, azdan aza değil, çoktan çoğa.To jest skalowalna infrastruktura wideo. Nie dla garstki osób, ale dla szerokiego grona.
Bu ölçeklendirilebilir video altyapısı, azdan aza değil, çoktan çoğa.Это масштабируемая инфраструктура для видео, не несколько камер и зрителей, а много.
Bu sabah geldiğimde çoktan ölmüştü.Hij was al dood toen ik vanmorgen hier kwam.
Bu sabah geldiğimde çoktan ölmüştü.Ήταν ήδη νεκρός όταν παρουσιάστηκα το πρωί.
Bu sabah geldiğimde çoktan ölmüştü.Я пришел утром, а он уже умер.
Bu sabah geldiğimde çoktan ölmüştü.كان ميتا بالفعل عندما جئتُ هذا الصباح
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Gdyby w ten sposób można było się od ciebie zarazić, byłabym chora od dawna.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Hvis det spredtes gennem berøring, så havde jeg fået det for længst.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Jos se tarttuisi niin, olisin saanut sen kauan sitten.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Om man fick det av beröring så hade jag fått det för länge sen.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Se se apanhasse ao fazer isso, eu já o teria apanhado há muito tempo.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Se si potesse trasmettere in quel modo, io l'avrei già preso tanto tempo fa.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Si puedes transmitirlo de esa manera, yo me habría contagiado hace mucho tiempo.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Αν μεταδιδόταν έτσι, θα το είχα κολλήσει εδώ και καιρό.
Bu şekilde bulaşsaydı, bana çoktan bulaşırdı.Ну, что ты. Если бы всё было так, я бы заразилась этим давным-давно.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.Dit is een interessante boodschap en het is een les die sindsdien, denk ik, vergeten is of verloren.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.Ini adalah hal yang menarik, menurutku ini adalah pelajaran yang sudah lama dilupakan atau hilang.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.I to jest interesujące przesłanie i lekcja, które — jak myślę — zostały zapomniane czy gdzieś przepadły.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.여기엔 흥미로운 작은 교훈이 있습니다. 제 생각에는 이 교훈이 그 이후로 잊어버리거나 사라진 듯 합니다만,
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.Nào, đây là một thông điệp nhỏ đầy thú vị, và theo tôi đó là 1 bài học đã bị lãng quên, mất đi, đại loại thế.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.Nyní, a toto je zajímavá zprávička, je to lekce, která byla, alespoň myslím, zapomenuta, ztracena nebo něco.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.Τώρα, αυτό είναι ένα ενδιαφέρον μικρό μήνυμα, και ένα μάθημα που από τότε έχει ξεχαστεί ή χαθεί ή κάτι τέτοιο.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.Това е интересно малко послание и урок, който според мен оттогава е забравен, изгубен или нещо такова.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.זה מסר קטן ומעניין, זהו לקח שמאז, לדעתי, אבד או נשכח או משהו.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.الآن، هذه رسالة صغيرة مثيرة للإهتمام، وهي درس منذ ذلك الحين، كما أعتقد، تم نسيانه أو فقدانه أو شئ ما.
Bu ufak, ilginç bir mesajdır, ve bence çoktan unutulup gitmiş bir derstir.その教訓はその後忘れ去られ 消えてしまったように見えます それはつまり OSとはインタフェースであり
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.공장까지 다다르게 됩니다. 그 공장은 올해만 벌써 12명이 넘게 자살을 한 이력을 가지고 있습니다.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.A gyárban -- több, mint egy tucat ember követett el öngyilkosságot az év eddig eltelt részében.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.Dans cette usine, plus d'une douzaine de personnes se sont suicidées cette année déjà.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.Die fabriek -- al meer dan een dozijn mensen hebben zelfmoord gepleegd dit jaar.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.Fabrika -- kde už viac ako dvanásť ľudí spáchalo samovraždu tento rok.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.[În] acea fabrică - mai mult de 12 oameni s-au sinucis deja anul acesta.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.In dieser Fabrik haben sich über ein Dutzend Menschen dieses Jahr das Leben genommen.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.In quella fabbrica si sono suicidate oltre dodici persone solo quest'anno.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.Pabrik tersebut -- lebih dari selusin orang telah melakukan bunuh diri tahun ini saja.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.Tại nhà máy đó, đã có hơn một tá người tự tử năm nay.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.W tej fabryce ponad 12 osób popełniło samobójstwo tylko w tym roku.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.В нея повече от десет души са се самоубили само през тази година.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.На тій фабриці більше дванадцяти людей покінчили життя самогубством лише за цей рік.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.Уже более десятка человек покончили жизнь самоубийством на этой фабрике в этом году.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.ואחר הוא צורף לרכיבים מסוימים והגיע למפעל בשינג'ין שבסין.
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.في مدينة شين جين في الصين، في هذا المصنع، أقدم ما يزيد عن اثنا عشر شخصا على الانتحار فقط في هذه السنة!
Bu yıl içerisinde fabrikada... ...bir düzineden fazla insan... ...çoktan intihar etti.その工場では、たくさんの人が自殺しています。 今年に入ってすでに 36時間の労働シフトの後に1人の男性が亡くなりました。
Büyümüş olabilir, ama o hala bir çocuk. Eski günlerde olsak çoktan evlenmiştim.Deci, pactul nostru a fost transmis până la generația următoare.
İlgili Sayfalar