çoktan ile cümle

çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.A jak se ukázalo, už jsme to vlastně udělali.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.A ukázalo sa, že sme to už urobili.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Dan ternyata, kita telah melakukannya.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Det visar sig faktiskt att vi redan gjort det.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.És amint kiderült, már meg is tettük.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.E vi dico che l'abbiamo anche fatto.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Het blijkt dat we dat al hebben gedaan.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.I jak się okazuje, już tego dokonaliśmy.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Il se trouve même que nous l'avons déjà fait.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.In kot se izkaže, smo to celo storili.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Já o fizemos.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.실제로 그게 가능하다는 걸 증명해 보였습니다.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Şi de fapt am făcut-o deja.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Und wie sich zeigte, haben wir das sogar schon getan.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Và hóa ra, chúng ta đã từng làm việc đó.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Y resulta que lo hemos hecho.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Και διαπιστώνεται ότι το έχουμε ήδη κάνει.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.Более того, мы это уже делали.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.И се оказва, че дори сме го направили.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.אבל אנו לא יכולים להזיז את כדוה"א, לפחות
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.وقد إتضح أننا قمنا بذلك بالفعل.
Aslında bunu çoktan yapmışız bile.而且睇來,我地甚至已經做好了
Aslında onun geldiği yerde Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.Na área de onde ela veio, mais de 90% da população de diabos da Tasmânia já morreram com esta doença.
Aslında onun geldiği yerde Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.Thực tế là, ở khu vực nơi nó xuất hiện, hơn 90% số lượng loài Tasmanian devil đã chết vì căn bệnh này.
Aslında onun geldiği yerde Tazmanya canavarı nüfusunun yüzde 90'ından fazlası bu hastalıktan çoktan öldü.Více než 90% populace tasmánského čerta z oblasti, z které pocházela, již na tuto nemoc zemřela.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.12 個レモンあります。
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Der er 12 citroner i alt.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.En fait, je vous ai déjà donné la réponse.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Ich habe dir die Antwort schon gegeben.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Igazából, már meg is mondtam a választ.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Ik gaf je eigenlijk het antwoord al.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.In realta' ti ho gia' dato la risposta.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.열두 개의 레몬이라고 답하겠죠
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Na verdade, eu já te dei a resposta.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Nu gav jag ju dig svaret.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Saya sebenarnya sudah memberikan Anda jawaban.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Tak už som vám prezradil odpoveď.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Víme, že je tady 12 citrónů.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.W zasadzie podałem ci odpowiedź.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Και βασικά σας είπα την απάντηση.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.Всъщност вече ви дадох отговора.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.На самом деле я уже дал вам ответ.
Aslında size çoktan cevabı verdim ama neyse.لقد قمت بالفعل بإعطائك الإجابة
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Comincia ad avvolgersi, e qui è dove si ha - e ricordate, si è già replicato.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.En realidad empieza a envolverse junto, osea que esto es cuando tendrás--- y recuerda, estará ya replicado.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Het zal eigenlijk beginnen opvouwen, dus dit is waar je dan eigenlijk-- en onthou: het is reeds gerepliceerd.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Începe să se condenseze, reţine - este deja replicat! ---
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.이것이 함께 감기기 시작합니다. 그리고 당신이 기억하듯이 그리고 당신이 기억하듯이 이 상태는 이미 복제되어 있습니다.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Naprawdę zaczyna się splatać razem, tak jak to widzicie -- i pamiętajcie, jest ono już powielone.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Začíná se stáčet dohromady a pamatujte si, že už je replikovaná.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.و لكنها تبدأ فى الارتباط ببعضها البعض ,اذا فهنا حيث يكون لدينا -- و تذكر ان بالفعل حدث نسخ .
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.複製が終わってることを、思い出してくれ 複製済み 複製は 有糸分裂が始まる前に、すでに終わってる
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? A vazut-o deja.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? Dia sudah tahu.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo?Er hat es schon gesehen.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? Han har redan sett den.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? Hij heeft het al gezien.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? Już zobaczył.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? Lo ha già visto.
Baek Seung Jo mu?O çoktan gördü.Baek Seung Jo? Už to videl.
İlgili Sayfalar