çog ile cümle

çog kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çoğu zaman abartır.He quite often exaggerates.
Çoğu zaman dışarıda yer.He quite often eats out.
Çoğu zaman gecenin büyük bölümü uyanıktır.He often stays up most of the night.
Çoğu zaman tüm gün bilgisayarının başında oturur.He often sits in front of his computer all day.
Çoğu zaman televizyon izlerken bir şeyler atıştırır.He often munches on snacks while watching TV.
Çoğu zaman yatakta yer.He often eats in bed.
Çoğu zaman fazla sürat yapar.He often drives too fast.
Çoğu zaman sözünde durmaz.He often breaks promises.
İşler istediği gibi olmayınca çoğu zaman çocuk gibi davranır.He often acts like a baby when he can't get his way.
Günümüzde çoğu çocuk analog saatlere bakıp saati söyleyemiyor.Nowadays, many children can't tell time on analog clocks.
Günümüzde çoğu yiyeceğin içi kimyasal maddelerle dolu.Nowadays, most foods are full of chemicals.
İngilizce kelimeler çoğu zaman yazıldıklarından çok daha farklı telaffuz edilirler.English words are often pronounced very differently than they are written.
Ölü Deniz Parşömenlerinin çoğu İbranicedir.Most of the Dead Sea Scrolls are in Hebrew.
Zaten çoğu ülkeye yayıldı.It's already spread to most countries.
Çoğu ülkede uyuşturucu konusunda sert yasalar vardır.Many countries have strict laws against drugs.
Kuzenlerimin çoğu Madrid'de yaşıyor.Most of my cousins live in Madrid.
Çoğu kuzenim Madrid'de yaşıyor.Most of my cousins live in Madrid.
Çoğu insan o şekilde hissetmez.Most people don't feel that way.
Eşyalarımın çoğunu dolabımda bıraktım.I left most of my stuff in my locker.
Çoğu kişi hayatlarının yaklaşık üçte birini yatakta geçiriyor.Most people spend about a third of their lives in bed.
Çoğu kişi hayatlarının yaklaşık üçte birini uyuyarak geçiriyor.Most people spend about a third of their lives sleeping.
Günün çoğunluğunu çim biçerek geçirdik.We spent most of the day pulling weeds.
Zamanımın çoğunu seni düşünerek geçiriyorum.I spend most of my time thinking about you.
Bunların çoğunu maliyetinin altında satmak zorunda kaldık.We ended up having to sell most of those below cost.
Bunların çoğunu zararına satmak zorunda kaldık.We ended up having to sell most of those below cost.
On dört gün boyunca günlerinizin çoğunu depresif geçirdiğiniz bir dönem oldu mu?Have you ever felt depressed for most of the day for 14 consecutive days?
Çoğumuz kurtulamadık.Not many of us survived.
Yaralıların çoğunun hayati tehlikesi yok.Most of the injured are expected to survive.
Arkadaşlarımın çoğu üniversite mezunu.Most of my friends are college graduates.
Halkın çoğu belediye başkanına kazan kaldırınca koltuğunu bıraktı.As the majority of the population revolted against the mayor, he abandoned his position.
Gördüğüm demiryolu hatlarının çoğu artık kullanılmıyor bile.Many of the railroads I see aren't even used anymore.
Gördüğüm demiryolu hatlarının çoğu artık faal bile değil.Many of the railroads I see aren't even used anymore.
Zamanımın çoğunu böyle geçiriyorum.This is how I spend most of my time.
Hiroşi boş zamanının çoğunu anime izleyip manga okuyarak geçiren bir otaku.Hiroshi is an otaku who spends most of his free time reading mangas and watching animes.
Suşi çoğu zaman vasabiyle birlikte servis edilir.Sushi is often served with wasabi.
Dünya genelinde çoğu ülke metrik sistemi kullanıyor.Most countries around the world use the metric system.
Şiir çevirisi yapmak çoğu zaman zordur.Translating poems is often difficult.
Tanıdığım insanların çoğu elinden geleni yapıyor.Most people I know try their best.
İlim bir noktadır, onu cahiller çoğaltmaktadır.Knowledge is a dot multiplied by the ignorant.
Kitaplarımın çoğunu aldığım kitapçı burası.This is the bookstore where I buy most of my books.
Çoğu zaman düşünmeden hareket eder.He often acts without thinking.
Çoğu insan baharatlı yemek sevmez.A lot of people don't like spicy food.
Buradaki öğrencilerin çoğu okula otobüsle geliyor.Most of the students here come to school by bus.
Çoğu insan seni takmaz.Most people don't care about you.
Çoğu kişi seni takmaz.Most people don't care about you.
Çoğu kişi seni umursamaz.Most people don't care about you.
Çoğunuzun bunu umursamayacağını bilsem de bunun önemli olduğunu düşünüyorum.I know that most of you don't really care, but I think this is important.
Hastalığı çoğunlukla kafasındaydı.Her sickness was mostly in her head.
Çoğumuz varlığımızın anlamını merak ederiz.Many of us wonder about the meaning of our existence.
Gunter babasının mülklerinin çoğunu yönetiyordu.Gunter managed most of his father's properties.
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.In most cases, they stay out of fights between First Squad and the animals.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Most people do not initially need insulin.
Öyle firavunların çoğuyla, Seti'nin, birkaç ismi vardı.As with most pharaohs, Seti had several names.
İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde çoğu kadın başlarını örtmüyor.In cities like Istanbul and Ankara most women do not cover their heads.
Sınırdaki insanların çoğu askerlerdi.The majority of people on the frontier were soldiers.
3,000'den fazla üretilmiş olup çoğunlukla keşif aracı veya hafif bir tank olarak kullanılmıştır.More than 3,000 were produced and used as a reconnaissance vehicle or a light tank.
Po-2 uçaklarının çoğunluğu yolcu taşıyıcılarına yeniden donatılmıştı.The majority of Po-2 aircraft were re-equipped into passenger carriers.
Bunların çoğu yanlış anlama, ancak bazıları kasıtlı casusluk eylemleri idi.Most of these were misunderstandings, but some were intentional acts of espionage.
Kosaka, çoğunlukla Japon öğrenciler arasında popüler olduğunu belirtti.Kosaka remarked it was mostly popular among Japanese students.
Yeteneğinin çoğunu kullanarak Tanrı'nın işini yapıyor."He does God's work through using the most of his talent."

İlgili Sayfalar