çog ile cümle
çog kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çoğu ayı omnivor'dur.Most bears are omnivores.
Çoğu ayı hepçil'dir.Most bears are omnivores.
Hayatımın çoğunu burada yaşadım.I've lived here most of my life.
Tom hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston most of his life.
Türkiye'deki çoğu restoranda kebap ana yemektir.In many restaurants in Turkey, kebab is the main entree.
Çoğu insan, bir kelimeyi en az bir kere duymadan öğrenemez.Most of the people can't learn a word if they don't listen at least once.
Dan'ın söylediklerinin çoğunluğu doğru.The majority of what Dan is saying is correct.
Şimdiye kadar Dan'ın söylediğinin çoğu doğru.Most of what Dan is saying is true so far.
Çoğu meteoroit bir çakıldan daha büyük değildir.Most meteoroids are no bigger than a pebble.
Oyların çoğunu saydık.We have counted most of the votes.
Arkadaşlarımdan çoğunun bana dediği budur.That's what most of my friends call me.
Günün çoğunu yatakta geçirdim.I spent most of the day in bed.
Çoğu Avrupalının problemi meditasyon yapmadıklarıdır. Onların akılları karışıktır.The problem with many Europeans is that they do not meditate. Their minds are messy.
Tom çoğu kez kravat takmaz.Tom doesn't often wear a tie.
Buradaki çoğu insanın aldığından daha çok ödeme alıyorum.I get paid more than most people here do.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla sundurmada yalnız otururdu, kitap okurdu.Tom would often sit alone on the porch, reading a book.
İsimlerin çoğulunu nasıl oluşturursun?How do you form the plural of nouns?
İsimleri nasıl çoğul yaparsın?How do you make nouns plural?
Hayatımın çoğunu Boston'da burada geçirdim.I've spent most of my life here in Boston.
Sokakta ya da parklarda alkol içme Birleşik Devletleri'nin çoğunda yasa dışıdır.Drinking alcohol on the street or in parks is illegal in most of the United States.
Bitkilerin çoğu öldü.Most of the plants died.
Aşk çoğalma için insanları kandırmanın doğal bir yoludur.Love is nature's way of tricking people into reproducing.
Çoğu insan seyahat etmeyi sever.Many people like to travel.
Amerikalıların giydikleri giysilerin çoğu Amerika'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Americans wear are made outside of America.
Avrupalıların giydikleri giysilerin çoğu Avrupa'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Europeans wear are made outside of Europe.
Kanadalıların giydikleri giysilerin çoğu Kanada'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Canadians wear are made outside of Canada.
Bu tür şeyler çoğunlukla kötülükten daha ziyade bir kaza sonucudur.Such things are often a result of accident rather than malice.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Çoğu bakirenin sağlam bir kızlık zarı vardır.Most virgins have an intact hymen.
Bu genellikle alışverişlerimizin çoğunu yaptığımız süpermarket.This is the supermarket where we usually do most of our shopping.
Hayatımın çoğunu burada geçirdim.I've spent most of my life here.
Çoğu insan düşüncelerini açıkça sözle ifade etmekten acizdir.Most people are incapable of verbalising their thoughts clearly.
Yunan asıllı Amerikalıların çoğunun kendi restoranı var.Lots of Greek-Americans own restaurants.
İlaç ve alkol çoğu zaman karışmaz.Medication and alcohol often don't mix.
"Granite" yerliler tarafından çoğunlukla yanlış telaffuz ediliyor."Granite" is often mispronounced by natives.
Yürüyüşçülere çoğunlukla cadının tankları denilmektedir.Walkers are commonly called witch's tanks.
Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.A heart attack often comes like lightning from a blue sky.
Çoğu kişi geçimleri için çalışmak zorunda.Most people have to work for their livelihood.
Mary mutfakta çalışırken çoğunlukla alçak sesle şarkılar mırıldanır.Mary often hums songs under her breath while she works in the kitchen.
Çoğunlukla, insanlar kendilerine söylediğine inanırlar.More often than not, people believe what you tell them.
Turp çoğunlukla salata sebzesi olarak kullanılır ve çiğ yenir.Radishes are commonly used as a salad vegetable and eaten raw.
Tom'un konuşması çift anlamlı sözlerle doluydu. Bunların çoğunu seyirci anlamadı.Tom's speech was full of double entendres, most of which went over his audience's head.
'Person'un çoğulu "people' dır, 'persons' değil.The plural of 'person' is 'people', not 'persons'.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Çoğu insan yeterli su içmiyor.Most people don't drink enough water.
Tom komşularının çoğuna iftira niteliğinde mektup yazdı.Tom wrote poison pen letters to most of his neighbors.
Çalışanlarımızın çoğu genç.Most of our employees are young.
Çoğu nehirler denize akar.Most rivers flow to the sea.
Listemdeki insanların çoğuna zaten telafi yaptım.I've already made amends to most of the people on my list.
Yavaş öğrenenler çoğu kez okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Çoğu ayların 30 ya da 31 günü vardır.Most months have 30 or 31 days.
Diş macunlarının çoğu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Çoğu diş macunu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Facebook'ta sohbet ettiğim kişilerin çoğu öğrencidir.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Facebook'ta konuştuğum insanların çoğu öğrenci.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Poker oynadığım çevrimiçi kullanıcıların çoğu yeniler.Most of the online users I play poker with have been newbies.
Çoğu insanın yaptığını yaptım.I did what most people do.
Göçmenlerin çoğu savaş mültecileri.Many of the migrants are war refugees.
Tom çoğu kez ailesiyle Skype'de konuşur.Tom often talks to his parents on Skype.