çocukluğum ile cümle
çocukluğum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluğum, golf, ve tüm bunlar, güçlerle bir olma sürecidir.Well, I kind of, from my childhood and golf and all that, it's a process of joining with forces.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu.As a child, I had a pretty normal life:
Çocukluğumuzdan beri milli marşımızı söylerken hissetiğimiz tutku.The passion with which we've been singing the national anthem since we were kids.
Benim çocukluğum aklına geliyor.You dream about my childhood
Çocukluğum, büyümem, kanatlarımı açmam ve uçmayı öğrenmemin yolculuğu.My journey from childhood, growing up, spreading my wings and learning to fly.
Iste boyle ogrendim, annemden,) 5. Bey:... cocuklugumdan, (6.That's how I learned, by my mother,)
Bu bana, benim çocukluğumda burada çalıştığım zamanı hatırlatıyor.And this reminds me of my childhood when I used to work here.
Çocukluğumda 5 yıl kadar softbol oynadım.I played softball for five years growing up.
Ben bir uyuşturucu çetesine üyeyim çocukluğumdan beri... çetenin bir üyesiydimI belong to a draconian organisation As I grew up I have been a member
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.like the iconic yellow ball -- that Sun that we all draw when we're children.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumAnd so I begin with a story about my childhood.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.When I was looking at these pictures, it brought me back many years to my past when I was a child.
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.I've been passionate about technology and digital arts since I was a kid.
Bu şirket aslında çocukluğumdan beri DNA'mda olduğu için şirkette eğitmenlik için başvurdum.Macs have been in my DNA since my childhood, so I applied to be a part of their team as a trainer.
İzlemesi bile olağandışı. kendi çocukluğumuzu hatırlatıyor.And it's just extraordinary to watch, and we remember it ourselves.
Çocukluğumdan beri bir şeyleri ölçerim.I've been measuring things since I was a kid.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.He wanted to know everything about my family and my childhood and my hopes and dreams.
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenAs a child studying these eternal masterpieces,
Çocukluğumdaki yemekleri iyi hatırlıyorum.I remember well the meals of my childhood.
Büyürken, çocukluğumun medya çevresi yiyecekler şeklinde basitçe gözükürdü.When I grew up, this was basically the media environment of my childhood as translated into food.
Çocukluğumda altıncı sınıfa kadar Georgia, Atlanta'daki bir Montessori okuluna gittim.When I was a kid, I attended Montessori school up to sixth grade in Atlanta, Georgia.
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.What I experienced as a child in that school in Madrid is happening in the literary world today.
Çocukluğumuz yazları Washington'un Puget Sound'unda ilk büyüme ve büyük büyüme arasında geçti.My childhood summers were in the Puget Sound of Washington, among the first growth and big growth.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.My mission in life since I was a kid was, and is, to take the rest of you into space.
Bu bana çocukluğumdan bir şarkıyı hatırlatıyor.It reminds me of a song that I remember from my childhood,
Hala çocukluğumdan hatırladığım bir anıdır.I still remember that moment from my childhood.
Çocukluğumun çoğu Legolarla oynayarak geçti.Most of my childhood was spent playing with Legos.
Çocukluğumdaki bu güzel ile başlamak istiyorum.So, I want to start out with this beautiful picture from my childhood.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.We had to figure them out and that's childhood.
Yazınsal resimlemenin itinalı bir gerçekçilik tekniğini kullanıyorum, çocukluğumdan kalma.I use a technique of painstaking realism of editorial illustration from when I was a kid.
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.I don't remember my childhood much.
Ey Tanrı, çocukluğumdan beri beni sen yetiştirdin, Senin harikalarını hâlâ anlatıyorum.God, you have taught me from my youth. Until now, I have declared your wondrous works.
Keşke bizim çocukluğumuzda da böyle şeyler olsaydı”, diyor.I'm just sorry we didn't have anything like this when we were kids," Milan says, laughing.
“Benim çocukluğumda albüm tamamlamak hiçbir şekilde mümkün değildi."When I was little, there was practically no way to fill an album.
Aluşta'dan esmiş rüzgarlar, Yüzüme geldi Çocukluğumun geçtiği yerler Gözüme geldiWinds blow from Alushta, Blow in my face, Eyes filled with tears In the land of the fathers
Çocukluğumuzdan beri Tom'u tanıyorum.Ich kenne Tom schon, seit wir Kinder waren.
Bunu bize çocukluğumuzda öğretmişlerdi.Das haben sie uns als Kinder beigebracht.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Was ich als Kind erlebt.
Bu yeri, çocukluğumun geçtiği mahalleyi, asla unutmayacağım.Ich werde nie etwas zustande bringen, wenn ich das Kind in mir rauslasse.
Çocukluğum 13 yaşında bitti.Bekanntschaft schlossen wir, als ich 13 war.
Evet, biz çocukluğumuzdan beri arkadaşız.Oui, nous sommes amis depuis notre enfance.
Onu çocukluğumdan beri tanırım.Je la connais depuis mon enfance.
Müzik beni çocukluğuma götürdü.La musique m'a ramené à mon enfance.
Ben, çocukluğumdan beri Jim'i tanıyorum.Je connais Jim depuis mon enfance.
Beni yenemezsin Tom, ben çocukluğumdan beri tenis oynuyorum.Tu ne peux pas me battre, Tom : je joue au tennis depuis que je suis petit.
Çocukluğumdan beri burada yaşıyorum.J'habite ici depuis mon enfance.
Çocukluğumdan beri böyleyim.J'ai été comme ça depuis que j'étais jeune.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Seule son enfance a été heureuse.
Benim için, çocukluğumun mecazlarla geçmesinden dolayı birçok şeyi geride bırakmak bir alışkanlık olmuştu.Ma chance a peut-être été toute une suite de longues maladies infantiles qui m’ont retenu à la maison.
Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim.Je n'ai connu dans mon enfance que la tristesse.
"Çocukluğum oynar serin avluda." 13.Grand chœur en mi bémol majeur – 13.
Çocukluğumu çok iyi hatırlıyorum.Recuerdo bien mi infancia.
Bu park bana çocukluğumu hatırlatıyor.Este parque me hace recordar mi niñez.
Ben, çocukluğumdan beri Jim'i tanıyorum.Conozco a Jim desde que era pequeño.
Benim mutlu bir çocukluğum vardı.Yo tuve una infancia feliz.
Şarkı her zaman çocukluğumu hatırlatır.Esa canción siempre me recuerda a mi infancia.
Çocukluğumda beyzbolu futbola tercih ederdim.En mi infancia prefería el béisbol al fútbol.
Çocukluğumdan beri caz söylüyorum ve bu tarzın gerçek yüzünü göstermek istedim."He estado cantando jazz desde que era una niña y realmente quería mostrar el lado auténtico del género».
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Su infancia no fue muy feliz.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Tebeos de Nuestra infancia.