çocukluğum ile cümle

çocukluğum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.Mein ganzes Leben fokussiert sich jetzt weg vom Bösen wie es von klein auf war, dahin, Helden zu verstehen.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.Moje życie oddala się od zła, zaznanego w dzieciństwie w stronę zrozumienia bohaterów.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.Most az egész életem elfelé mozog a gonosztól, amiben benne voltam gyerekkorom óta, a hősök megértése felé.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.Усе моє життя надалі - це бути осторонь від зла, у якому я жив ще із дитинства; це розуміти героїв.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.Целият ми живот ще се фокусира далеч от злото, в което съм бил откакто бях дете, за да разбера героите.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.Я посвящаю теперь свою жизнь не пониманию зла, как я сделал, с тех пор как был ребёнком, а пониманию героизма.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim."מעתה כל חיי יתרחקו מן הרוע "שבו הייתי מאז ילדותי כדי להבין את הגיבורים."
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.الآن سوف أركز كل حياتي بعيدا عن الشر الذي كان يحيط بي منذ كنت صغيرا، لأتمكن من فهم الأبطال.
Şu anda kötülüğe odaklanmakatan uzaklaştım-- çocukluğumdan beri böyleydi -- kahramanları anlamaya yöneldim.ヒーローを理解することに絞ります そして彼らの言う英雄的資質とは
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumComeço com uma história da minha infância.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumComenzaré con una historia de mi infancia.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumEgy történettel kezdem a gyermekkoromból.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumIch möchte mit einer Geschichte aus meiner Kindheit beginnen.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumIk begin met een verhaal uit mijn kindertijd.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumInizierò quindi col raccontarvi una storia della mia infanzia.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorum제 어린 시절에 대한 이야기​​로 시작할께요.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumNajpierw opowiem o swoim dzieciństwie.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumSå jeg begynder med en historie om min barndom.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumTôi sẽ bắt đầu với tuổi thơ của tôi
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumVoi începe cu o amintire din copilăria mea.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumΚι έτσι ξεκινάω με μια ιστορία για την παιδική μου ηλικία.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumОтже, я почну з розповіді про моє дитинство.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumЯ начну свой рассказ с истории из моего детства.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumואתחיל בסיפור על ילדותי.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorumولذلك أبدأ بقصة عن طفولتي.
Ve çocukluğum hakkında bir hikaye ile başlıyorum大人は皆 幼少期の経験の 産物ですからね
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:És, bár még mindig messze voltunk gyerekkoromat meghatározó kérdés megválaszolásától, azaz hogy:
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:하지만 여전히 저의 유아기를 지배했던 질문을 대답하기에는 아직 멀었죠. 이는
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:Maar we staan nog ver van het antwoord op de vraag die mijn jeugd overheerste, namelijk:
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:Nhưng chúng ta vẫn còn xa lắm mới trả lời được câu hỏi từ thuở thơ ấu của tôi, đó là câu hỏi:
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:אך היינו עוד דרך ארוכה מלענות על שאלת ילדות שלי-
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:لكنا كنا ما نزال بعيدين مسافة طويلة عن، كما تعلمون، إجابة سؤال كان قد سيطرعلى طفولتي نوعاً ما،
Ve fakat biz hala, bilirsiniz, çocukluğuma yön veren sorunun cevaplanmasından çok uzaktık, soru şu:子供の頃に私を捉えていた疑問 「生まれか育ちか」という問題の答えにたどり着くまでには
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.En, zie je, dit tijdperk viel samen met mijn eigen jeugd.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.Et, vous voyez, cette époque coïncida avec ma propre enfance.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.E vedete, questo periodo coincise con la mia infanzia.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.그리고 여러분이 알듯이 이 시기는 저의 유년기와 관련이 있습니다.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.Și, vedeți voi, perioada aceasta a coincis cu propria copilărie
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.Tak się składa, że ta epoka zbiegła się z moim dzieciństwem.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.Und sehen Sie, diese Ära war auch die Zeit meiner Kindheit.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.Và, bạn thấy đấy, tôi đã lớn lên trong thời đại đó.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.Y pueden ver que esta era coincidió con mi infancia.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.И, видите ли, эта эпоха совпала с моим детством.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.И, разбирате ли, тази ера съвпадна със собственото ми детство.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.ואתם מבינים. התקופה הזו חפפה לילדות שלי.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.و كما ترون، تزامنت هذه الفترة مع فترة طفولتي
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.私の幼少期でした 私はシアトルの豆腐屋で育ちました
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Anh ở đó, tôi đã bắt đầu bằng cách tìm kiếm những "dấu chân" thời trai trẻ của mình.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Daar begon ik met een zoektocht naar de voetafdrukken uit mijn jeugd.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Di sana saya mulai dengan mencari jejak kaki masa kecil saya.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.E comecei por procurar lá as pegadas da minha infância.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.E lì cominciai a ricercare i percorsi della mia infanzia.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.그리고 거기에서 전 제 어린시절의 추억을 되새기기 시작하였습니다.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Là, j'ai commencé par chercher les traces de mon enfance.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Na miejscu, zacząłem szukać śladów mojego dzieciństwa.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Odaérve először elkezdtem gyermekkorom emlékei után kutatni.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Şi acolo, am început prin a căuta urmele copilăriei mele.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Tam sem začel z iskanjem prstnih odtisov v svojem otroštvu.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Tam som začal hľadať stopy po mojom detstve.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.Und dort begann ich damit, die Fußabdrücke meiner Kindheit zu suchen.

İlgili Sayfalar