çocukluğu ile cümle

çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.Все, що я пережила в дитинстві в мадридській школі, зараз відбувається у літературному світі.
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.Това, което преживях като дете в онова училище в Мадрид се случва в литературния свят днес.
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.То, что я ощущала на себе ребенком в той школе в Мадриде, происходит в литературном мире сегодня.
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.מה שחוויתי כילדה בבית הספר במדריד מתרחש כיום בעולם הספרות.
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.ماعانيته وأنا طفلة في تلك المدرسة في مدريد يحدث اليوم في عالم الأدب.
Madrid'deki o okulda çocukluğumda deneyimlediğim şeyler şu anda edebiyat dünyasında yaşanıyor.作家を独創性のある- 一人の個人として見ず
Peki cocuklugundan bu yana farkl? oldugunu hissettigin oldu mu?Aber hast du das Gefühl, dass du während deiner Kindheit etwas anders warst?
Peki cocuklugundan bu yana farkl? oldugunu hissettigin oldu mu?Máš pocit, že jsi byl trochu odlišný během svého dětství?
Peki cocuklugundan bu yana farkl? oldugunu hissettigin oldu mu?Νιώθεις ότι υπήρξες διαφορετικός από παιδί;
Peki cocuklugundan bu yana farkl? oldugunu hissettigin oldu mu?Но чувствуешь ли ты, что ты немного отличался во время своего детства?
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Acolo am copilărit.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Đó là nơi tôi trải qua thời thơ ấu của mình.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Dort verbrachte ich meine Kindheit.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.È dove sono cresciuto da bambino.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Freeman은 이 연구소에서 일하고 있었습니다. 거기에서 저는 어린 시절을 보냈습니다.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.To tam dorastałem.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Εδώ έζησα σαν παιδί.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Там, где я провел своё детство.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Там, де я провів своє дитинство.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Това е там, където аз съм израстнал като дете.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde..איכן שפרימן עובד במכון .שם גדלתי כילד
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.حيث يعمل فريمن في المعهد هنا نشأت في طفولتي
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.私も幼少期をそこで過ごしました 私と、先に講演した姉のエスターです
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığı Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Cuando RCA dijo que no, decidieron hacerlo en Princeton, donde Freeman trabajaba en el Instituto.
Roman yazarı ve gazeteci Iraj Ahmed, çocukluğunu şöyle anlatıyor:El novelista y periodista Iraj Ahmed hace una remembranza sobre su niñez:
Roman yazarı ve gazeteci Iraj Ahmed, çocukluğunu şöyle anlatıyor:Le romancier et journaliste Iraj Ahmed se rappelle son enfance:
Roman yazarı ve gazeteci Iraj Ahmed, çocukluğunu şöyle anlatıyor:O romancista e jornalista Iraj Ahmed relembra sua infância:
Roman yazarı ve gazeteci Iraj Ahmed, çocukluğunu şöyle anlatıyor:Powieściopisarz i dziennikarz Iraj Ahmed przypomina swoje dzieciństwo:
Roman yazarı ve gazeteci Iraj Ahmed, çocukluğunu şöyle anlatıyor:Ο μυθιστοριογράφος και δημοσιογράφος Iraj Ahmed θυμάται την παιδική του ηλικία:
Roman yazarı ve gazeteci Iraj Ahmed, çocukluğunu şöyle anlatıyor:Романист и журналист Ирадж Ахмед (Iraj Ahmed) делится воспоминаниями из детства:
Sachalayatan'da konuk bir blog yazarı çocukluğunda ailesi ile birlikte sinemaya gidişlerini anımsıyor.Un bloguero invitado de Sachalayatan recuerda su infancia y sus idas al cine en familia.
Sachalayatan'da konuk bir blog yazarı çocukluğunda ailesi ile birlikte sinemaya gidişlerini anımsıyor.Според докладите, през последните десет години стотици зали са били затворени.
Sachalayatan'da konuk bir blog yazarı çocukluğunda ailesi ile birlikte sinemaya gidişlerini anımsıyor.يتذكر المدون الضيف على ساشاليلنتان طفولته وكيف كان يذهب مع عائلته إلى السينما.
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"Dar copilăria ta cum a fost?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sorduEt il a dit, "Comment a été votre enfance?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"Hoe was jouw jeugd?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"Jakie było twoje dzieciństwo?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"Jak vypadalo vaše dětství?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"당신의 어린 시절은 어땠습니까?"라고 물었습니다.
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"Wie war Ihre Kindheit?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"А вашето детство какво беше?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu"А каким было ваше детство?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sorduואמר, "איך הייתה הילדות שלך?"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sorduو قال،"كيف كانت طفولتك أنت؟"
"senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sordu優しさのあるステージ上のバトルでした
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.Hier ist eine Geschichte aus meiner Kindheit.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.옛날 경험 하나를 더 들려드리겠습니다.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.Les explicaré una historia de mi infancia.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.Maintenant, une histoire de mon enfance.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.Să vă povestesc o întâmplare din copilărie.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.А вот история из моего детства.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.والآن إليكم هذه القصة من طفولتي
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.小学校に通っていた時
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.Devo parlarvi della mia infanzia.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.Ich muss Ihnen von meiner Kindheit erzählen.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.Ik moet je iets vertellen over mijn jeugd.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.Il faut que je vous raconte mon enfance.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.Jag måste berätta om min barndom.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.Jeg bliver nødt til at fortælle om min barndom.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.제 어린시절 얘기를 해드려야겠군요.
İlgili Sayfalar