Sami, öfkesini Leyla'nın çocuklarından çıkarmaya başladı.Sami started taking his anger out on Layla's children.
Sami o hapisteyken çocuklarına bakması için birini ayarladı.Sami arranged for someone to look after his children while he was in jail.
Sami ve Leyla çocuklarının ölümünden sonra boşandılar.Sami and Layla divorced after the death of their child.
Sami çocuklarının velayetini kaybetti.Sami lost custody of his children.
Sami'nin çocukları annelerine geri döndüler.Sami's children were returned to their mother.
Tom çocukları hakkında kaygılıydı.Tom was worried about his children.
Çocuklarınızın dondurma yemelerine izin veriyor musun?Do you allow your children to eat ice cream?
Çocuklarınızın dondurma yemesine izin veriyor musunuz?Do you let your children eat ice cream?
Sami çocuklarını Hristiyan olarak büyüttü.Sami raised his children in Christianity.
Çocuklar çamurda oynadılar.The children played in the mud.
Sami çocuklarını tutmaya kararlıydı.Sami was determined to keep his children.
Sami çocuklarını eve getirdi.Sami brought his children home.
Sami çaresizce çocuklarını geri istedi.Sami desperately wanted his kids back.
Sami çocuklarını arıyordu.Sami was looking for his children.
Sami'nin çocuklarına geçici velayet verildi.Sami was granted temporary custody of his children.
Sami, Mısır'daki çocuklarını aradı ama boşunaydı.Sami searched for his children in Egypt but in vain.
Sami Bekir, çocukların babasıdır.Sami Bakir is the children's father.
Sami çocuklarını sonsuza dek kaybetti.Sami lost his children for ever.
Sami çocuklarına yaklaştı.Sami approached his children.
Sami çocuklarını sonsuza dek kaybettiğini düşünüyordu.Sami thought he lost his kids for ever.
Sami ve Leyla çocuklarının olamayacağını öğrendiler.Sami and Layla found out that they couldn't have children.
Sami çocukları için korkuyordu.Sami feared for his kids.
Sami ve Leyla'nın çocukları, kediler ve köpekler gibi kavga ediyorlardı.Sami and Layla's children fought like cats and dogs.
Sami çocukları ihmal etti.Sami neglected the kids.
Sami çocukları aldı.Sami took the kids.
Sami çocukları evde bıraktı.Sami left the children in the house.
Sami çocuklarını evde yalnız buldu.Sami found his kids in the house alone.
Sami çocukların velayetini paylaşmadı.Sami didn't share custody of the children.
Sami, çocuklarını çok özlemişti.Sami missed his children terribly.
Sami'nin kendi çocuklarıyla hiçbir duygusal bağı yoktu.Sami had no emotional bond with his children.
Sami çocuklara anlattı.Sami told the kids.
Sami onu okulda kızdıran çocuklarla kavga etmeye başladı.Sami started fighting with kids that teased him at school.
Sami'nin çocukları ona meydan okuyacaktı.Sami's kids would challenge him.
Sami'nin çocukları onun tüm hayatıdırlar.Sami's kids are his whole life.
Çocuklar ekmek yiyor.The boys eat bread.
Tom çocuklarını geri almak istedi.Tom wanted to get his children back.
Çocuklarımın bunu defalarca yapmasına izin verdim.I've allowed my children to do that many times.
Çocuklarımın defalarca bunu yapmasına izin verdim.I've allowed my kids to do that many times.
Sami çocukların televizyon programlarını dinledi.Sami listened to children's TV programs.
Sami çocuklarıyla çizgi filmleri izledi.Sami watched the cartoons with his children.
Tom çocuklar için kitap yazar.Tom writes books for children.
Çocuklarımın onu yapmalarına birçok kez izin verdim.I've let my children do that many times.
Çocuklarımın onu yapmasına birçok kez izin verdim.I've let my kids do that many times.
Onlar Tom'un çocukları mı?Are those Tom's children?
Çocuklarınız burada mı?Are your children here?
Çocukların burada mı?Are your children here?
Çocuklara kim bakacak?Who'll take care of the children?
Sami çocuklarını Kahire'de yetiştirdi.Sami raised his kids in Cairo.
Bütün çocuklar güvendeler.All children are safe.
Tom ve Mary ilk çocuklarını bekliyorlar.Tom and Mary are expecting their first child.
Çocuklarınız bisikletlerini sürerken daima kask takıyor mu?Do your children always wear helmets when they ride their bicycles?
Çocuklarınız bisikletlerini kullanırken her zaman kask takıyorlar mı?Do your children always wear helmets when they ride their bicycles?
Sizce Tom benim çocuklarıma Fransızca öğretecek mi?Do you think Tom would teach French to my children?
Tom'un benim çocuklarıma Fransızca öğreteceğini mi düşünüyorsun?Do you think that Tom would teach French to my children?
Çocuklarımla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my children.
Çocuklarımızla birlikte buradayız.We're here with our children.
Çocuklar benden korkar.Children are afraid of me.
Çocuklarımın bunu yapmasına birçok kez izin verdim.I've permitted my children to do that many times.
Burası çocuklara uygun bir yer değildir.This is no place for kids.
Bütün çocuklar meyveleri beğendi.All the children appreciated the fruits.