Çocuklarımızı Boston'da büyüttük.We raised our children in Boston.
Çocuklarımızı Boston'da yetiştirdik.We raised our children in Boston.
Çocuklarıma Fransızca öğretiyorum.I teach French to my children.
Çocuklarıma Fransızca öğrettim.I taught my children French.
Bütün çocuklar bunu yapıyor.All the kids are doing that.
Çocuklara Fransızca öğretiyorum.I teach French to children.
Çocuklarım bana çok yardım ederler.My children help me a lot.
Tom'un çocukları şirin.Tom's children are cute.
Çocuklar neden bunu yapıyor?Why do children do that?
Çocuklar sessiz kaldı.The children kept quiet.
Sizin çocuklarınız şirin.Your children are cute.
Sami çocuklarını Müslüman olarak büyütmek istiyordu.Sami wanted to raise his children as Muslims.
Ne Tom ne de Mary bu sabah çocuklarına veda öpücüğü verdi.Neither Tom nor Mary kissed their children goodbye this morning.
Mary onu kendi çocukları için yapacak.Mary will do that for her children.
Tom, çocukları hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about his children.
Mary'nin çocuklarına bakması için Tom'a ne kadar para ödendi?How much did Tom get paid to babysit Mary's children?
Tom bu gece çocuklarımıza bakmalı.Tom is supposed to babysit our children tonight.
Her sabah çocuklarına veda öpücüğü verir misin?Do you kiss your children goodbye every morning?
Tom, Mary'yi diğer çocuklarla birlikte oturtacak.Tom will make Mary sit with the other children.
Tom, okuldan sonra çocukları alacak.Tom is going to pick the kids up after school.
Tom, neredeyse çocuklarıyla hiç vakit geçirmez.Tom hardly ever spends time with his children.
Tom'u çocuklarından herhangi birini öptüğünü hiç görmedim.I've never seen Tom kiss any of his children.
Çocuklarıma sarılmam gerektiği kadar sık sarılmam.I don't hug my children as often as I should.
Tom artık çok nadiren çocuklarını öpüyor.Tom very seldom kisses his children anymore.
Tom artık neredeyse çocuklarını hiç öpmüyor.Tom hardly ever kisses his children anymore.
Tom, Mary'nin çocuklarının ondan korktuğunu söylüyor.Tom says Mary's children are scared of him.
Çocuklar, onlara bir hikaye okumanızı istiyorlar.The children want you to read them a story.
Tom, çocuklarıyla birlikte havuzda yüzüyor.Tom is swimming with his kids in the pool.
Tom, çocuklarla ilgilenecek.Tom is going to take care of the children.
Çocuklarıma her zaman veda öpücüğü vermem.I don't always kiss my children goodnight.
Anneler artık çocuklarını öpmüyor mu?Don't mothers kiss their children anymore?
Tom havuzda çocuklarıyla oynuyor.Tom is playing with his kids in the pool.
Tom, çocuklarını geri alabileceğini umuyordu.Tom hoped he could get his children back.
Tom çocuklarını bir kamp gezisine çıkardı.Tom took his children on a camping trip.
Tom çocuklarla ilgilenmekte iyidir.Tom is good at taking care of children.
Tom bunu çocukları için yapmıyor.Tom isn't doing that for his children.
Tom neredeyse çocuklarını hiç öpmüyor.Tom almost never kisses his children.
Tom'un çocukları onu özlüyor olmalı.Tom's children must be missing him.
Tom çocuklarla konuşmada iyidir.Tom is good at talking to children.
Tom onu çocukları için yapıyor.Tom is doing this for his children.
Ne sıklıkta çocuklarınıza sarılıyorsunuz?How often do you hug your children?
Tom bunu çocukları için yapacak.Tom will do that for his children.
Tom çocuklarla ilgilenmede iyidir.Tom is good at handling children.
Tom, çocuklarının ona ihtiyacı olduğunu biliyor.Tom knows his children need him.
Tom hiç çocuklarına sarılıyor mu?Does Tom ever hug his children?
Sizinle konuşmalıyım çocuklar.I need to talk to you guys.
Bu çocuklar Tom'un.Those children are Tom's.
Tom siz çocukları sevecek.Tom will love you guys.
Çocuklar açık hava aktivitelerinden hoşlanır.Children like outdoor activities.
Mary'nin çocukları azılı ve saygısız.Mary's children are unruly and disrespectful.
Çocuklarımız hâlâ okula gidiyorlar.Our children still go to school.
Eve gitmek istiyorum. Benim bir karım ve çocuklarım var.I want to go home. I have a wife and kids.
Tom çocuklarıyla gerçekten gurur duyuyor.Tom is really proud of his kids.
Tom ve John, karılarını ve çocuklarını onlarla birlikte getirebilir.Tom and John might bring their wives and children with them.
Tom, çocuklarına çeşitli Fransız şarkılarını nasıl söyleyeceklerini öğretti.Tom taught his children how to sing several French songs.
Tom yarın çocukları okula götürmeyecek.Tom isn't going to drive the children to school tomorrow.
Tom çocuklar yedikten sonra yemek yemeye önem vermediğini söyledi.Tom said he didn't mind eating after the children ate.
Tom ve John eşlerini ve çocuklarını özlediklerini söylüyorlar.Tom and John say they miss their wives and children.
Tom her öğleden sonra çocuklarını parka götürür.Tom takes his children to the park every afternoon.
Tom ve Mary bana çocuklarının resimlerini gösterdi.Tom and Mary showed me pictures of their children.