Tom çocuklarını kontrol edemiyor.Tom can't control his children.
Tom çocuklarını üniversiteye göndermeyi göze alamaz.Tom can't afford to send his children to college.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.Tom and his friends sat on the beach and watched the boys swimming.
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom's children inherited anything from him.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Bence Tom'un çocukların velayetini alması çok zor.I think it's highly unlikely that Tom will get custody of the kids.
Tom Mary ve çocuklarına ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary and her children an interesting story.
Tom Mary'nin çocukları için kurabiyeler yaptı.Tom made cookies for Mary's children.
Tom Mary'nin çocuklarını seviyor.Tom loves Mary's children.
Tom çocuklarının Mary ile oynamasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to play with Mary.
Tom çocuklar üniversiteden mezun olduktan sonra Mary'yi boşadı.Tom divorced Mary after the children graduated from college.
Tom Mary'nin diğer çocuklar ile dışarı çıkmasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to go out with other guys.
Tom Mary'nin çocukları olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had children.
Tom Mary'ye çocukları izlemesini rica etti.Tom asked Mary to watch the children.
Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to have a house built after they have their first child.
Tom ve Mary gelecek ay ilk çocuklarını bekliyorlar.Tom and Mary are expecting their first child next month.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Çocuklar monoton bir sesle "Yağmur, çekip git. Başka bir gün yine gel."dedi.The children chanted, "Rain, rain go away. Come again another day."
Bugünlerde çocuklar artık sokakta oynamıyorlar.These days, kids no longer play in the street.
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Aç çocuklar masadaki her şeyi yedi.The hungry boys ate everything on the table.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Çocukların oynamasına izin ver.Let the children play.
Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let his children use his power tools.
Tom Mary'nin çok sayıda üvey çocuklarından sadece biriydi.Tom was only one of Mary's many stepchildren.
Tom, Mary'nin çocuklarına bakıcılık yapmasını istiyor.Tom wants Mary to babysit his children.
Tom çocukları ile yürüme yerine evde kalmayı ve dinlenmeyi istedi.Tom wanted to stay home and relax instead of hiking with his children.
Tom Mary'nin çocuklarıyla ilgili yaşadığı problem hakkında John'la konuşmasını istedi.Tom wanted Mary to talk to John about the problem she was having with his children.
Tom çocukları parka götürdü.Tom took the children to the park.
Ben hastanedeyken, Tom çocuklarıma baktı.Tom took care of my kids when I was in the hospital.
Tom çocuklarına yatağın üstüne atlamaktan vazgeçmelerini söyledi.Tom told his children to quit jumping on the bed.
Tom çocuklar yemek yedikten sonra yemek yemeği umursamadığını söylüyor.Tom says he doesn't mind eating after the children eat.
Tom mahallesindeki diğer çocuklarla sık sık beyzbol oynar.Tom often plays baseball with other boys in his neighborhood.
Tom'un diğer çocuklara taş atmayacak kadar aklı var.Tom knows better than to throw rocks at the other children.
Tom arsız çocuklarını kontrol edemeyen ebeveynlerden nefret ediyor.Tom hates parents who don't control their bratty children.
Tom çocuklarını Mary'ye emanet etmiyor.Tom doesn't trust Mary with his children.
Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people cuss in front of his children.
Tom çocukları yetiştirme hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about raising children.
Tom evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.Tom couldn't relax at home with his children running around the house.
Tom, çocuklar onu engellemeyi sürdürdüğü için hiç iş yaptıramadı.Tom couldn't get any work done because his children kept interrupting him.
Tom'un kesinlikle çocukları ikna etme kabiliyeti vardır.Tom certainly has a way with children.
Tom kesinlikle Mary'nin onun çocuklarına bakacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect Mary to take care of his children.
Tom çocukları için hediyeler aldı.Tom bought presents for his children.
Tom bongosunu çalmaya başlar başlamaz çocuklardan oluşan bir kalabalığı çekti.Tom attracted a crowd of children as soon as he started playing his bongos.
Tom ve Mary çocukların iyiliği için evli kalmak zorundalar.Tom and Mary have to stay married for the sake of the children.
Tom ve Mary bir sonraki çocuklarının bir erkek olacağını umuyorlar.Tom and Mary hope that their next child will be a boy.
Tom ve Mary'nin çocukları yok.Tom and Mary have no children.
Tom ve Mary'nin hiç çocukları yok.Tom and Mary don't have any children.
Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.I'm willing to take care of your children, if you want me to.
Senin çocuklarının güvende olmalarını sağlamak için gücüm dahilinde her şeyi yapacağım.I'll do everything within my power to make sure your children are safe.
Yoksul çocuklardan nefret mi ediyorsun?Do you hate poor childen?!
Neden şişede hiç şarap kalmamamış? Siz çocuklar, onu içtiniz mi?Why isn't there any wine left in the bottle? Did you kids drink it?
Yılar önce, Tom'un çocukları küçükken, o çok resim çekerdi.Years ago, when Tom's children were young, he used to take a lot of pictures.
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Şimdiden çocukların mı var?Do you have children already?
Çocuklar yetişkinleri izlerler.Children watch adults.
Kız kardeşim çocuklara karşı iyi kalplidir.My sister is kind to children.
Çocuklar kardan adam yapabilecekleri ilk karı iple çektiler.The children looked forward to the first snow that they might build a snowman.
Gelecek Cumartesi benim çocuklarıma bakmayı düşünür müsünüz?Would you consider taking care of my children next Saturday?