çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Anne ve babaların, çocuklarını kitap okumaya teşvik etmeleri gerekir.Parents need to encourage their children to read.
Tom'un çocuklarına haftada üç gün Fransızca öğretiyorum.I teach Tom's children French three days a week.
Çocukların nerede okula gider?Where do your children go to school?
Karın ve çocukların burada mı?Are your wife and children here?
Tom, sınıfındaki çocukların hepsinden daha uzun.Tom is taller than any other boy in his class.
Hiç başka çocuklarınız var mı?Do you have any other children?
Dan, Linda'nın çocuklarına baktı.Dan babysitted Linda's children.
Linda, Dan'in çocuklarının tam zamanlı dadısı oldu.Linda became Dan's children's full-time nanny.
Çocukların seninle mi?Are your children with you?
Çocukların yakında uykuya daldılar.The children soon fell asleep.
Çocuklarınız çok uslu.Your children are very well behaved.
Tom sınıfındaki diğer çocukların herhangi birinden daha uzun.Tom is taller than any of the other kids in his class.
Tom dün akşam John ve Mary'nin çocuklarına baktı.Tom babysat John and Mary's children yesterday evening.
O, sigara içmesi nedeniyle çocuklarını hasta ediyor.He's making his children sick with his cigarette smoking.
O, sigara içerek çocuklarını hasta ediyor.By smoking cigarettes, he's making his children sick.
Tom çocuklarına bakması için Mary'yi ikna etmeye çalışmaktan vazgeçti.Tom gave up trying to persuade Mary to babysit his kids.
Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?Don't they think about the poor children who are dying of hunger?
Çocukların kendi odalarına ihtiyacı yok.Children don't need their own rooms.
Tom çocuklarına çalışmanın değerini öğretmek istiyor.Tom wants to teach his children the value of work.
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Tom'un çocuklarından hiçbiri Fransızca konuşamaz.None of Tom's children can speak French.
Tüm ilaçları çocukların ulaşamayacağı ve göremeyeceği yerde tutun.Keep all medicines out of the reach and sight of children.
Onlar çocukların okula gitmesi için eşlik ediyor.They accompany the children to school.
Arka planda çocukların gürültüsünü duyuyorum.I hear the hubbub of the children in the background.
Tom'un ebeveynleri sadece çocukların hatırı için birlikte kaldı.Tom's parents only stayed together for the sake of the children.
Ben çocukken, sadece zengin ailelerin çocuklarının spiralli defterleri vardı.When I was a child, only children from wealthy families had ringed notebooks.
Sanırım çocukların şarap içmesine izin vermek iyi bir fikir değil.I think it's not a good idea to let children drink wine.
Ebeveynler çocuklarının otistik olabileceğinden endişeliydi.The parents were worried that their child might be autistic.
Bazı çocukların balonları vardı.Some kids had balloons.
Çocukların çoğu zar zor giyinmişti.Many of the children were barely clothed.
Okulda çocukların var mı?Do you have kids in school?
Anne babalar çocuklarının iyi bir eğitim almalarını isterler.Parents want their children to get a good education.
Bu çocukların yardımımıza ihtiyacı var.Those kids need our help.
Çocukların yaralanmadığına sevindim.I'm glad the kids weren't hurt.
Çocukların gülme sesini severim.I like the sound of children laughing.
Tom'un çocuklarının hepsi benzer görünüyor.Tom's children all look alike.
Çocukların seni seviyor.Your children love you.
Çocukların yetişkin gözetimine ihtiyaçları vardır.The children need adult supervision.
Kendi çocuklarını kontrol et.Supervise your own children.
Çocuklarına oku.Read to your kids.
O, çocuklarına eşit olarak davrandı.She treated her kids equally.
O, çocuklarını geri istedi.She wanted her children back.
Ebeveynler çocuklarına eşlik etmeliler.Parents must accompany their children.
Tom ve Mary çocuklarının Amerikan rüyasını yaşamasını istiyorlar.Tom and Mary wanted their children to live the American dream.
O, çocuklarını Fince öğrenmesi için cesaretlendirdi.She encouraged her children to learn Finnish.
Çocuklarını korumak Tom'un sorumluluğudur.It's Tom's responsibility to protect his children.
Tom, karısını ve çocuklarını geride bıraktı.Tom left his wife and children behind.
Tom çocuklarına karşı çok ağzı bozuktu.Tom was very abusive towards his children.
Senin lanet çocuklarını bulup yakacağım.I'm going to find and burn your fucking children!
Plaj çocukların oynaması için ideal bir yerdir.The beach is the ideal place to play for the children.
Tom evde kalıp çocuklarına bakmak zorunda.Tom has to stay home and take care of his children.
Çocuklarınızla vakit harcamanın zararı olamaz.Spending time with your children couldn't hurt.
Neden Tom çocuklarının bizimle kampa gitmesine izin vermeyecek?Why won't Tom let his kids go camping with us?
Genç çocukların kısa dikkat süreleri var.Young children have short attention spans.
Tom çocuklarına nasıl satranç oynayacaklarını öğretti.Tom taught his children how to play chess.
Tom'un çocuklarının çoğu öğretmen oldu.Most of Tom's children became teachers.
Tom çocuklarını erken yatırdı.Tom made his children go to bed early.
Tom çocuklarının TV izlemesine izin vermiyor.Tom doesn't let his children watch TV.
Çocukların iyi sofra adabını öğrenmesi önemlidir.It's important for children to learn good table manners.
Tom ve Mary'nin çocuklarının hepsi şimdi büyüdü ve kendi aileleri var.Tom and Mary's kids have all now grown up and have families of their own.

İlgili Sayfalar