çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.She spends a lot of time helping her children learn to deal with money.
O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.She spends a majority of her time taking care of her children.
O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.She spends all her time thinking about boys.
Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.All four of the boys didn't have alibis.
Çocuklarınızın ne yediğini biliyor musunuz?Do you know what your kids are eating?
Baktığın her yerde çocukların oynadığını görebilirsin.Everywhere you look you can see children playing.
Çocuklarına sebzeleri nasıl yedirirsin?How do you get your children to eat vegetables?
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think children should drink beer.
Çocukların dumanlı restoranlarda yemek yemesi güvenli midir?Is it safe for children to eat in smoky restaurants?
Ne tür insan okuldan sonra çocuklarını almayı unutur.What kind of person would forget to pick their children up after school?
Çocuklarının yeterince yediğinden emin olmalısın.You should make sure your children are eating enough.
Çocukların yolda oynamasına izin vermeyin.Don't let children play in the road.
Çocukların her biri için bir vakıf fonu kuruldu.A trust fund has been set up for each of the children.
Benim sevgimi çocuklarına ver.Give my love to your kids.
Tom çocuklarına çok iyi bakmaz.Tom doesn't take very good care of his children.
Tom çocuklarını kontrol edemiyor.Tom can't control his children.
Tom çocuklarını üniversiteye göndermeyi göze alamaz.Tom can't afford to send his children to college.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.Tom and his friends sat on the beach and watched the boys swimming.
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom's children inherited anything from him.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Bence Tom'un çocukların velayetini alması çok zor.I think it's highly unlikely that Tom will get custody of the kids.
Tom Mary ve çocuklarına ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary and her children an interesting story.
Tom Mary'nin çocuklarını seviyor.Tom loves Mary's children.
Tom çocuklarının Mary ile oynamasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to play with Mary.
Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to have a house built after they have their first child.
Tom ve Mary gelecek ay ilk çocuklarını bekliyorlar.Tom and Mary are expecting their first child next month.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Çocukların oynamasına izin ver.Let the children play.
Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let his children use his power tools.
Tom Mary'nin çok sayıda üvey çocuklarından sadece biriydi.Tom was only one of Mary's many stepchildren.
Tom, Mary'nin çocuklarına bakıcılık yapmasını istiyor.Tom wants Mary to babysit his children.
Tom çocuklarına yatağın üstüne atlamaktan vazgeçmelerini söyledi.Tom told his children to quit jumping on the bed.
Tom arsız çocuklarını kontrol edemeyen ebeveynlerden nefret ediyor.Tom hates parents who don't control their bratty children.
Tom çocuklarını Mary'ye emanet etmiyor.Tom doesn't trust Mary with his children.
Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people cuss in front of his children.
Tom kesinlikle Mary'nin onun çocuklarına bakacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect Mary to take care of his children.
Tom ve Mary çocukların iyiliği için evli kalmak zorundalar.Tom and Mary have to stay married for the sake of the children.
Tom ve Mary bir sonraki çocuklarının bir erkek olacağını umuyorlar.Tom and Mary hope that their next child will be a boy.
Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.I'm willing to take care of your children, if you want me to.
Senin çocuklarının güvende olmalarını sağlamak için gücüm dahilinde her şeyi yapacağım.I'll do everything within my power to make sure your children are safe.
Şimdiden çocukların mı var?Do you have children already?
Çocukların hepsi içerdeler, Şimdi istirahat edebilir ve dinlenebiliriz.Our kids are all tucked in. Now we can kick back and relax.
O, çocuklarını arkada bıraktı.She left her children behind.
Bu gece çocuklarına bakacağım.I'll take care of your children tonight.
Çocukların mutfak bıçağıyla oynamasına izin vermemelisin.You shouldn't let children play with the kitchen knife.
Çocukların hepsi ona gülmedi.All of the boys didn't laugh at him.
Bugün çocukların okulu yok.The children don't have school today.
Çocukların odası dağınık.The childrens' room is messy.
Sahil, çocukların oynaması için ideal bir yerdir.The beach is an ideal place for children to play.
Haftada kaç kez çocuklarınla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsin?How many times a week do you spend time doing fun stuff with your children?
Her hafta ne kadar süre çocuklarınızla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsiniz?How much time every week do you spend doing fun stuff with your children?
Çocukların oynamasını izledik.We watched the children play.
Bay Yoshida çocuklarına karşı çok sert.Mr. Yoshida is too severe with his children.
Sanırım çocukların bu gölde yüzmesi tehlikeli.I think it's dangerous for children to swim in this lake.
Bay Lee'nin çocuklarına oda ve yiyecek karşılığında İngilizce öğretiyorum.I teach Mr. Lee's children English in exchange for room and board.
Çocukların uykuya ihtiyacı var.Kids need sleep.
Birçok insan, çocukların televizyon izlemeye çok fazla zaman harcadıklarını düşünür.Many people think that children spend too much time watching television.
Çoğu insan, çocukların tüm zamanlarını televizyon seyrederek geçirdiğini düşünüyor.Many people think that children spend all their time watching television.

İlgili Sayfalar