çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çocukların sevilmeye ihtiyacı vardır.Children need loving.
Çocukların genellikle ailelerine inancı var.Children usually have faith in their parents.
Çocukların asi olma gibi bir eğilimleri var.Children have a tendency to become rebellious.
Çocukların başına buyruk olmalarına izin vermeyin.Don't let children have their own way.
Çocukların ne yaptığını görmeye gideceğim.I'll go and see what the children are doing.
Çocuklarına iyi bir örnek vermelisin.You should give a good example to your children.
Çocuklarınıza iyi bir örnek vermelisiniz.You should give a good example to your children.
Çocukların hepsi hava kararmadan önce uyumaya gitti.The children all had gone to sleep before it got dark.
Çocukların odaya girdiğini gördük.We saw the children enter the room.
Çocukların otobüse bindiğini gördük.We saw the child get on the bus.
Bu akşam onun çocuklarına bakmalıyız.We must look after her children this evening.
Onların çocuklarının her biri için iyi bir hediye seçtik.We chose a good present for each of their children.
Benim çocukların okulda iyi davrandığına bakın.See that my children behave well at school.
Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.I think it dangerous for children to swim in this lake.
Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.I heard the children singing together.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
Tüm çocukların en uzunuyum.I am the tallest of all the boys.
Ben onu diğer çocukların herhangi birinden daha çok seviyorum.I love him more than any of the other boys.
Çocuklarını başkalarıyla kıyaslama.Don't compare your children with others.
Genç ebeveynler sık sık çocuklarını şımartırlar.Young parents often indulge their children.
Küçük çocukların hayatları korku dolu.The lives of little children are full of fears.
Ebeveynler çocuklarını severler.Parents love their children.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.Parents hope their children will become independent as soon as possible.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Ebeveynler çocuklarının eğitiminden sorumludurlar.Parents are responsible for their children's education.
Ebeveynler, çocuklarının refahı için bakım yapmalıdır.Parents must look after the well-being of the their children.
Öğretmen çocukların oyunlarında yer aldı.The teacher took part in the children's games.
Onun kocası da çocukların velayetini istedi.Her husband also wanted custody of the children.
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Japon çocukları İngiliz çocuklarından daha çok televizyon izler.Japanese children watch television more than English children.
Onun çocuklarına davranma tarzı bir suçtur.It's a crime the way he treats his children.
Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.His neighbor will care for the children while she is away.
O, tüm erkek çocuklarının en uzunudur.He is the tallest of all boys.
Çocuklarını sık sık hayvanat bahçesine götürür.He often takes his children to the zoo.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
O, çocukların yüzüşünü izledi.He watched the boys swimming.
Çocuklarına o kadar çok gürültü yapmamalarını söyledi.He told his children not to make so much noise.
Çocuklarına iyi bir eğitim verdi.He gave his children a good education.
Çocuklarına dikkat etmez.He does not take care of his children.
Çocuklarına bakmıyor.He does not take care of his children.
O çocuklarına bakmıyor.He doesn't take care of his children.
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.He left an immense fortune to his children.
Çocuklarını yetiştirmede otoriterdi.He was strict in disciplining his children.
O, çocuklarına karşı sertti.He was severe with his children.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.He gathered his children around him.
Kendi çocuklarını nasıl yetiştirdiklerinin ne önemi var?What does it matter how they bring up their own children?
Çocuklarını yetiştirme tarzları oldukça farklı.Their manner of bringing up their children is extremely unusual.
Onların çocuklarına Edward adı verildi.Their boy was named Edward.
Onlar çocuklarına Thomas adını verdiler.They named their child Thomas.
Çocukların o nehirde yüzmesine izin vermemeliler.They shouldn't let children swim in that river.
Onlar sadece kendi çocuklarının hatırı için birlikte kaldılar.They only stayed together for the sake of their children.
Çocuklarının hatırına çok çalıştılar.They worked hard for the sake of their children.
Onlar çocukların bakım ve yetiştirilmesinde birbirleriyle farklıydı.They differed with each other on the care and upbringing of their children.
Onun işi çocukların caddeyi güvenli bir şekilde karşıdan karşıya geçtiklerini görmekti.Her job was to see the children safely across the street.
O, çocuklarını asla tekrar görmeyecekti.She was never to see her children again.
O, her zaman çocuklarına istediklerini yapmalarına izin verir.She always lets her children do what they want to.
Her zaman çocuklarına özen gösterir.She always takes care of her children.
Çocukların her birine iki elma verdi.She gave the children two apples each.
Yağmurda çocuklarını dışarıya göndermedi.She didn't let her children go out in the rain.

İlgili Sayfalar