çocukları ile cümle
çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çocukları istemiyor.He doesn't want kids.
Onlar çocuklarını ormanda terk etti.They abandoned their children in the forest.
"Çocuklarımla geçirecek zamanım yok." "Zaman yaratmalısın.""I don't have time to spend with my kids." "You should make time."
Tom akşam 10.00'dan sonra çocuklarının TV izlemesine asla izin vermez.Tom never lets his children watch TV after 10:00 p.m.
Çocuklarım sizi rahatsız ediyorlar mı?Have my kids been annoying you?
Bütün günü çocuklarımla oynayarak geçirdim.I spent the whole day playing with my kids.
Senin için çocuklarına bakacağım.I'll babysit your kids for you.
Çocukları korkutmak istemiyoruz.We don't want to scare the children away.
Tom'un gerçekten istediği çocuklarıyla birlikte biraz zamandı.What Tom really wanted was some time with his children.
O, onu çocukları için yaptı.She did it for her children.
Çocuklarıma bakacak birini bulmak istiyorum.I'd like to find somebody to take care of my children.
Çocuklarımı benden almalarına izin veremezsin.You can't let them take my kids away from me.
Onlar yatmadan önce çocukları görmek için eve erken geldi.He came home early in order to see the children before they went to bed.
Karına ve çocuklarına bakmak için bir işe gir.Get a job so you can support your wife and kids.
Bunu çocukların önünde tartışmayalım.Let's not discuss this in front of the children.
Çocuklarımın güvende olmasını isterim.I want my kids to be safe.
Çocuklarınızı görmek istemiyor musunuz?Don't you want to see your kids?
Biz çocukların oynadığını gördük.We saw the children playing.
Herkesin çocuklarını getirmesini istiyorum.I want everyone to bring their children.
Bütün erkek çocuklarının senin telefon numaranı istediğine bahse girerim.I bet all the boys want your phone number.
Gerçekten şimdi çocukların yalnız bırakılmasını istemiyorum.I really don't want the kids left alone now.
Çocuklarımın çifte vatandaşlığa sahip olmasını istiyorum.I want my children to have dual citizenship.
Çocuklarımız için bu tür hayat istemiyorum.I don't want that kind of life for our children.
Çocuklarımın tam potansiyellerine ulaşmalarını istiyorum.I want my children to reach their full potential.
Çocuklarımın her şeyin en iyisine sahip olmalarını istiyorum.I want my children to have the best of everything.
Tom'un çocuklarımızla biraz zaman geçirmesini istiyorum.I'd like Tom to spend some time with our children.
Sadece eve gitmek ve karımı ve çocuklarımı görmek istiyorum.I just want to go home and see my wife and the kids.
Çalışırken siz çocukları rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to bother you guys while you're working.
Çocukların şevkat ve sevgiye ihtiyacı var.Children need affection and love.
Çocuklarınıza vuru musunuz?Do you hit your children?
Bu çocukları tek başına büyütmeyi gerçekten istiyor musun?Do you really want to raise these children by yourself?
Tom Mary'yi ölü istedi çünkü o onun çocuklarını öldürdü.Tom wanted Mary dead because she had murdered his kids.
Sadece her ne zaman istersem çocuklarımı ziyaret edebilmeyi istiyorum.I just want to be able to visit my children whenever I want to.
Bu bütün çocukları mutlu yapıyor.It makes all the children happy.
Bütün çocukların mutlu yüzleri vardı.All the children had happy faces.
Çocuklarım mutluysa, ben mutluyum.When my children are happy, I'm happy.
Lütfen çocukları meşgul et.Please keep the children busy.
Ne kadar meşgul olursam olayım çocuklarım için her zaman zamanım olacak.No matter how busy I become, I'll always have time for my children.
İyi bir baba olmak istiyorsan çocuklarınla zaman geçirmelisin.If you want to be a good father, you need to spend time with your children.
Önceki Cumartesi bizim çocuklarımız gölün yanındaki parkın içinde oynadı.Last Saturday, our kids played in the park near the lake.
Penceremin dışında oynayan çocukların sesini duyabiliyordum.I could hear the sound of children playing outside my window.
Bana bir şey olması durumunda çocuklarımla ilgilenmenizi istiyorum.In case something happens to me, I'd like you to take care of my children.
Çocuklarıma bakıcılık yapacak birisini arıyorum.I've been looking for someone to babysit my children.
O benim öğrencimdi. Şimdi çocuklarıma ders veriyor.He was my student. Now he teaches my children.
5 yaşından önce ölen çocukların üçte biri yetersiz beslenmeden ölüyor.One third of children who die before the age of 5 die from malnutrition.
O, çocukları yatağa koyar.She puts the children to bed.
O, çocukları yatırır.She puts the boys to bed.
Sen benim çocuklarımla tanışmak zorundasın.You have to meet my children.
Onların çocukları yok, bildiğim kadarıyla.They have no children, for all I know.
Bazı anne babalar, çocuklarını yalan söylediklerinde cezalandırmazlar.Some parents don't punish their children when they lie.
Çocuklarının sokakta oynamasına izin veriyor musun?Do you allow your children play in the street?
Biz sadece çocuklarız.We're just children.
Onların çocukları var.They have kids.
Tom çocukları seviyor.Tom loves children.
Çocuklarım var.I've got kids.
Senin ve çocuklarım arasında tercih yapmamı söyleme.Don't ask me to choose between you and my children.
Çocukları uyandır.Wake the kids.
Çocukları cezalandırma!Don't punish the children.
Çocukları yatırma zamanı.It's time to put the children to bed.
Lütfen çocukları yıkayın.Please bathe the children.