çocukları ile cümle

çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yarın çocukları okula götürmeyecek.Tom isn't going to drive the children to school tomorrow.
Tom ve John eşlerini ve çocuklarını özlediklerini söylüyorlar.Tom and John say they miss their wives and children.
Tom her öğleden sonra çocuklarını parka götürür.Tom takes his children to the park every afternoon.
Tom ve Mary bana çocuklarının resimlerini gösterdi.Tom and Mary showed me pictures of their children.
Tom ve Mary çocuklarıyla çok gurur duyuyorlar.Tom and Mary are very proud of their children.
Tom ve Mary'nin sizin çocuklarınız olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom and Mary were your children.
Tom çocuklarına bakamadı.Tom wasn't able to take care of his children.
Tom çocuklarıyla vakit geçirmek istiyordu.Tom wanted to spend time with his children.
Tom, çocuklarını futbol antremanına götürdü.Tom drove his children to soccer practice.
Tom eşini ve çocuklarını özlediğini söylüyor.Tom says he misses his wife and children.
Tom çocuklarını havuza götürdü.Tom drove his children to the pool.
Tom eşini ve çocuklarını özlüyor.Tom misses his wife and children.
Tom çocuklarıyla birlikte evde.Tom is at home with his children.
Çocuklarımı almak için geldim.I've come to pick up my children.
Tom ve Mary'nin çocukları var mı?Do Tom and Mary have children?
Çocuklarınızın bunu yapmalarına izin vermiyorsunuz, değil mi?You don't allow your kids to do that, do you?
Tom çocuklarının bizimle kamp yapmasına izin vermeliydi.Tom should've let his children go camping with us.
Tom ve çocukları tüm öğleden sonrayı mükemmel Noel ağacı arayarak geçirdiler.Tom and his children spent all afternoon looking for the perfect Christmas tree.
Tom bir ağacın gölgesinde oturdu, çocuklarının oynamasını izledi.Tom sat in the shade of a tree, watching his children play.
Hiç Tom'un çocuklarının resimlerine sahip misin?Do you have any pictures of Tom's children?
Çocuklarınız hâlâ yatakta mı?Are your kids still in bed?
Tom, çocuklarıyla çizgi film izledi.Tom watched cartoons with his children.
Çocuklarımın dondurma yemesine izin vermiyorum.I don't allow my children to eat ice cream.
Çocuklarımı neredeyse hiç öpmüyorum.I almost never kiss my children.
Bunu çocuklarım için yapıyorum.I'm doing this for my children.
Tom akşamı çocuklarıyla televizyonda basketbol maçı izleyerek geçirdi.Tom spent the evening watching a basketball game on TV with his children.
Çocuklarımın Tom'la oyun oynamasını istemiyorum.I don't want my children to play with Tom.
Çocukları güldürdüm.I got the children to laugh.
Tom pazartesi gecesi Mary'nin çocuklarına bakıcılık yaptı.Tom babysat Mary's children Monday night.
Tom'un çocukları istediklerini yaparlar.Tom's children do what they want.
Tom ve Mary çocuklarını onlarla birlikte Boston'a götürdüler.Tom and Mary took their children to Boston with them.
Sami çocuklarına çok bağlıydı.Sami was very attached to his kids.
Çocuklarınızla çok gurur duyuyor olmalısınız.You must be very proud of your children.
Çocukların önünde tartışmak istemiyorum.I don't want to argue in front of the children.
Sami ve karısının hiç çocukları yok.Sami and his wife have no children.
Sami'nin çocukları yoktu.Sami didn't have kids.
Sami ve Leyla çocuklarının velayetini tartıştılar.Sami and Layla argued over custody of their children.
Sami'nin çocukları onun dünyasıydı.Sami's kids were his world.
Sami, çocuklarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koydu.Sami put the needs of his children before his own needs.
Sami'nin çocukları uyudu.Sami's children slept.
Sami'nin çocukları güvendeydi.Sami's kids were safe.
Sami çocukları severdi.Sami loved kids.
Sami çocukları seviyordu.Sami liked kids.
Sami çocuklarını Ontario'daki bir göl evine götürdü.Sami took his children to a lake house in Ontario.
Sami kendi çocuklarını yok etti.Sami destroyed his own children.
Sami'nin çocukları olamazdı.Sami couldn't have children.
Sami ve Leyla altı çocuklarının velayetini paylaştılar.Sami and Layla shared custody of their six children.
Sami, çocukları için istikrarlı bir ortam sağlamak için çok sıkı çalıştı.Sami worked very hard to provide a stable environment for his children.
Sami, öfkesini Leyla'nın çocuklarından çıkarmaya başladı.Sami started taking his anger out on Layla's children.
Sami o hapisteyken çocuklarına bakması için birini ayarladı.Sami arranged for someone to look after his children while he was in jail.
Sami ve Leyla çocuklarının ölümünden sonra boşandılar.Sami and Layla divorced after the death of their child.
Sami çocuklarının velayetini kaybetti.Sami lost custody of his children.
Sami'nin çocukları annelerine geri döndüler.Sami's children were returned to their mother.
Tom çocukları hakkında kaygılıydı.Tom was worried about his children.
Çocuklarınızın dondurma yemelerine izin veriyor musun?Do you allow your children to eat ice cream?
Çocuklarınızın dondurma yemesine izin veriyor musunuz?Do you let your children eat ice cream?
Sami çocuklarını Hristiyan olarak büyüttü.Sami raised his children in Christianity.
Sami çocuklarını tutmaya kararlıydı.Sami was determined to keep his children.
Sami çocuklarını eve getirdi.Sami brought his children home.
Sami çaresizce çocuklarını geri istedi.Sami desperately wanted his kids back.

İlgili Sayfalar