çocukları ile cümle

çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklarını terk edeceksin.You are going to abandon your children.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
Onların kendi çocukları olmadığı için bir kız evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a girl.
Çocuklarım ödevlerini henüz bitirdi.My children have just finished their homework.
Çocuklarını cezalandırdı.He punished his children.
Tom evlendi ve çocukları oldu.Tom got married and had kids.
Tom çocuklarını cezalandırdı.Tom punished his children.
Karısını ve çocuklarını terk etti.He abandoned his wife and children.
O, çocukları uyutuyor.She's putting the children to sleep.
Tom çocukları uyutuyor.Tom is putting the children to sleep.
Bu film çocukları korkutur.This movie terrifies children.
Ben onların çocuklarını ağlatmıyorum.I don't make their children cry.
O, çocukları korkuttu.She scared the children.
Tom akşam yemeğinden sonra çocukları ile birlikte bir çizgi film izledi.Tom watched a cartoon with his children after dinner.
Anne babalar, çocuklarının suçlarından sorumludurlar.Parents are responsible for their children's crimes.
Çocukları yatırmam gerek.I have to put the kids to bed.
Tom'un çocuklarından biri misin?Are you one of Tom's children?
Çocuklarıma Fransızca öğretmeye istekli olabilecek birini düşünebilir misin?Can you think of anybody who might be willing to teach my children French?
O, çocuklarının tüm isteklerini yapar.She does all her children's wishes.
Çocuklarım için istediğim Amerika bu değil.This is not the America I want for my children.
Çocukların dikkat çekecek biçimde ahlaklı.Your children are remarkably well-behaved.
Mary'nin İsa dışında başka çocukları var mı?Did Mary have any other children besides Jesus?
Çocuklarımız için bir şeyler bırakmalıyız.We should leave something for our children.
Erkek çocukları hakkında konuştuk.We talked about boys.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzeceğini bilir.All of my kids know how to swim.
Çocuklarımın hepsi Fransızca öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn French.
Çocuklarımın hepsi nasıl Fransızca konuşulacağını öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to speak French.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Bütün çocuklarım yüzmeyi öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Çocuklarımın hepsi ebeveynlerimi ziyaret etmek için Boston'a gitti.All of my kids went to Boston to visit my parents.
Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.Children around here don't have many opportunities to swim.
Çocuklarımla olmak için eve gitmek zorundayım.I have to go home to be with my children.
Çocuklarınla ne kadar gurur duyduğunu biliyorum.I know how proud you are of your children.
Keşke çocuklarım terbiyeli davransa.I wish my children would behave themselves.
Tom'un yarın gece çocuklarımıza bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would mind babysitting our kids tomorrow night.
Birçok ebeveynler ilkokul çocuklarının 8.30'a kadar yatmaları gerektiğini düşünürler.Many parents think elementary school children should be in bed by 8:30.
Birçok ebeveynler çocuklarının yüzmeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu düşünürler.Many parents think it's important for their children to learn how to swim.
Oradaki yetişkinlerin çoğu çocuklarıyla birlikte yüzüyorlardı.Most of the adults there were swimming with their children.
Çocuklarına bakması için benim gibi birine ihtiyacın var.You need somebody like me to take care of your kids.
Çocukları korkutuyorsun.You're scaring the kids.
Çocukları korkutuyorsunuz.You're scaring the kids.
Tom karısını ve çocuklarını terk etti.Tom abandoned his wife and children.
Tom çocuklarına yüzmeye gitmeleri için izin verdi.Tom allowed his children to go swimming.
Tom her zaman çocukların etrafında rahatsız gibi görünüyor.Tom always seems uncomfortable around children.
Tom ve ben çocuklarınıza sırayla bakacağız.Tom and I'll take turns watching your kids.
Tom ve Mary John'un çocuklarına bakmasını istediler.Tom and Mary asked John to babysit their children.
Tom çocuklarını yanında getirdi.Tom brought his children with him.
Tom'un çocuklarıyla harcayacak zamanı yoktu.Tom didn't have time to spend with his children.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.Tom didn't like being separated from his wife and children.
Tom çocuklarının şarap içmesine izin vermez.Tom doesn't allow his children to drink wine.
Tom çocuklarının abur cubur yemesine izin vermez.Tom doesn't allow his children to eat junk food.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom çocuklarının günde bir saatten daha fazla televizyon izlemelerine izin vermez.Tom doesn't allow his children to watch more than one hour of TV a day.
Tom çocuklarına elveda öpücüğü verdi.Tom kissed his kids goodbye.
Tom tüm diğer çocukların kravat giydiklerini fark etti.Tom noticed that all the other boys were wearing neckties.
Tom bütün çocukların dikkat etmediğini fark etti.Tom noticed that not all the kids were paying attention.
Tom çocuklarına karşı berbattı.Tom was horrible with children.
Erkek çocuklarının gerisi nerede?Where are the rest of the boys?
Bu çocukların bir ıslahevine gönderilmeleri gerekir.These boys ought to be sent to a reform school.
Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.I think videogames are warping our kids minds.

İlgili Sayfalar