Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuk ile cümle

çocuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sınıfta kaç çocuk var?How many boys are there in this class?
Bu bana şehri gezdiren çocuk.This is the boy who showed me around the city.
Bu, dün orada karşılaştığım çocuk.This is the boy whom I met there yesterday.
Adı Tom Fisher olan çocuk budur.This is the boy whose name is Tom Fisher.
Gel, çocuk, otur. Otur ve dinlen.Come, boy, sit down. Sit down and rest.
Çocuklar burada tehlike olmadan oynayabilirler.Children can play without danger here.
Chris Kate'i tuhaf bir çocukla mahallede yürürken fark etti.Chris noticed Kate walking through the neighborhood with a strange boy.
Sınıftaki bütün erkek çocukları çok çalıştı.All the boys in class worked hard.
Sınıfta hiçbir çocuk Bill'den daha uzun değildir.No boy in the class is taller than Bill.
Gitar çalan çocuk Ken'dir.The boy playing the guitar is Ken.
Gitar çalan çocuk benim erkek kardeşim.The boy playing the guitar is my brother.
Zavallı çocuklar korkudan titriyorlardı.The poor boys were shivering with fear.
Zavallı çocuk ne yapacağını bilmiyordu.The poor boy was at a loss what to do.
Zavallı çocuk saman nezlesi olmuş.The poor child suffers from hay fever.
Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.The poor boy was knocked down by a car.
Çocuklarına eğlendirici bir hikaye anlattı.She told her children an amusing story.
Birkaç çocukla oynardım.I used to play with a couple of boys.
Anne yemeği masaya koydu ve çocuklara iştahla yemelerini söyledi.Mother put the food on the table and told the children to dig in.
Çocuk annesi ona açmamasını söylemesine rağmen pencereyi açtı.The boy opened the window, although his mother told him not to.
Çocukların sağlıklı görünüyorlar.Your children look healthy.
Çocuklarınızın kahve içmesine izin verir misiniz?Do you let your children drink coffee?
Çocuklarınıza kahve içirtir misiniz?Do you let your children drink coffee?
Bir çocuk gibi davranırsan öyle davranılırsın.If you act like a child, you will be treated as such.
Çocuklarını seninle birlikte getir.Bring your children with you.
Senin çocukları yanında getir.Bring your children with you.
Çocuklarınız kaç yaşındalar?How old are your children?
Hiç çocukların var mı?Do you have any children?
Artık bir çocuk değilsin.You are no longer a child.
Sen iyi bir çocuk olursan, sana bu saati vereceğim.If you are a good boy, I will give you this watch.
Evan sadece küçük bir çocuk. Ne yapacağını nasıl bilmeli?Evan is just a little boy. How should he know what to do?
Evans ailesinde altı çocuk vardı.There were six children in the Evans family.
Çocuklarım erken kalkmak için acınacak halde samimi çabalar gösterirler.My children make pathetically sincere efforts to get up early.
Çocuklarımızın hepsi yerel okula gidiyor.Our children all go to the local school.
Bugün bir çocuk onu yapmazdı.A child today would not do that.
Kuzenim gelecek ay bir çocuk sahibi oluyor.My cousin is having a baby next month.
Bazı çocuklar sürekli video oyunu oynar.Some children play video games all the time.
Her zaman sınıf arkadaşlarına gösteriş yapan türde bir çocuktu.He was the kind of kid who was always showing off to his classmates.
Bir çocuk böyle zalim bir şey yapabilir mi?Can a child do such a cruel thing?
Yaşı ne olursa olsun, çocuk çocuktur.No matter the age, a child is a child.
Dün gördüğüm çocuk odur.That's the boy I saw yesterday.
Dün buraya gelen çocuk odur.That is the boy who came here yesterday.
Her çocuk bir bebek gibi davranılmasına karşı çıkar.Every child objects to being treated like a baby.
Amerikalı çocuklar bu sözcükleri işiterek büyürler.American children grow up hearing those words.
Çocuk çok fazla ilgi ile şımarır.A child is spoiled by too much attention.
Şansını zorlama çocuk.Don't press your luck, kid.
Kalbim Afrika'da açlık çeken çocuklar için ağrıyor.My heart aches for the starving children in Africa.
Afrikada ki çoğu çocuk açlıktan ölüyor.Many children die of starvation in Africa.
Bu iki çocuk aynı yatakhane odasını paylaşır.Those two boys share the same dormitory room.
O çocuk babasına çekmiş.That boy takes after his father.
O çocuk kimdir?Who is that boy?
Şu çocukla konuşan bayan onun öğretmenidir.The lady that is speaking to that boy is his teacher.
O büyük çocuk küçük çocuklara zorbalık ediyor.That big boy is bullying the little children.
O çocuk, onun erkek kardeşi.That boy is his brother.
O çocuk koşuyor.That boy is running.
Çocuk ağır kanapeyi taşımaya çalıştı.The boy tried moving the heavy sofa.
O çocuk siyah saçlı.That boy has black hair.
O çocuk İngilizce konuşuyor.That boy is speaking English.
Şu çocuk sık sık bir top ile pencerelerimizi kırıyor.That boy often breaks our windows with a ball.
O çocuk Tom mu yoksa Ben mi?Is that boy Tom or Ben?
Şu çocuk Tony, değil mi?That boy is Tony, isn't he?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çocuk ile cümle - Sayfa 8 - çocuk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App