Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuk ile cümle

çocuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bakın! İki çocuk döğüşüyor.Look! Two boys are fighting.
Zeki bir çocuk bunu yapabilir.Any clever boy can do it.
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.Due to severe educational influence the child became a wholly different person.
Bazı çocuklar dilleri kolaylıkla öğrenir ve bazıları da zorluklarla öğrenir.Some children learn languages easily and others with difficulty.
Yetim çocuklara yaramazlık yapmamaları söylendi.The orphan children were told to behave themselves.
Parkta epeyce çocuk vardı.There were quite a few children in the park.
Parkta bir sürü çocuk var.There are a lot of children in the park.
Parkta bazı erkek çocukları var.There are some boys in the park.
Bizim parkta çocukların oynaması için güzel bir kaydırağımız var.In our park, we have a nice slide for children to play on.
Park çocuklarla doludur.The park is filled with children.
Oradaki çocuk onun erkek kardeşidir.The boy over there is his brother.
Kayıp çocuk giysilerinden tespit edildi.The lost child was identified by his clothes.
Kayıp çocukla ilgili bir iz var mı?Is there any trace of the missing child?
Bu öğleden sonra çocuklarla ilgilen.Look after the children this afternoon.
İki çocuk bugün okulda yok.Two boys are absent from school today.
Karım ve çocuklarıma ben bakarım.My wife and children depend on me.
Karım bir çocuk edinmek istiyor.My wife wanted to adopt a child.
Dün parkta hiç çocuk yoktu.There weren't any children in the park yesterday.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Several boys had to leave school early yesterday.
Üç yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul ediliyor.Children under three are admitted free of charge.
Lütfen çocukların havuza yaklaşmadıklarından emin olun.Please see to it that children do not go near the pond.
Çocuklarımızın yatma zamanı.It's time for our children to go to bed.
Çocuklardan ziyade ebeveynler suçlanacak.The parents, rather than the children, are to blame.
Çocuklara likör vermemelisin.You should not give liquor to children.
Çocukluğumdan beri hiç hasta olmadım.I have never been sick since I was a child.
Çocukluğunda oldukça cılızdı.He was quite weak in his childhood.
Çocuklar anne ve babalarının onlara söylediklerine inanırlar.Children will believe what their parents tell them.
Çocuklar yetişkinler gibi davranmak isterler.Children want to act like grown-ups.
Çocuklar içeri giremez.Children are not allowed in.
Çocuk kutuda saklanıyordu.The child was hiding in the box.
Çocuklar ayaklarını yıkadı.The children washed their feet.
O, çocuklara baktı.She took care of the children.
O, çocuklarla ilgilendi.She took care of the children.
Çocuklar yoruluyorlar.The children are growing tired.
Bir çocuktan daha değerli hazine yoktur.There is no treasure more precious than a child.
Çocuk annesi için ağlıyordu.The child was crying for her mother.
Bu göletin yanında oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play near this pond.
Caddede oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play in the street.
Çocuk yatağa düştü.The boy fell off the bed.
Çocuk maymunu muzla besliyordu.The child was feeding the monkey with the banana.
Çocukların da azalması garip değil mi?It isn't strange that children decrease, too?
O, çocuklardan hoşlanmıyordu.He did not like children.
Çocuklar çocuklar olabilir.Kids can be kids.
O, onu çocukların evcil hayvanlarını giydirdikleri gibi giydirdi.She dressed him like children dress their pets.
Eğer bir çocuk kendine ait bir odaya sahip olabiliyorsa, hoştur.It's nice if a child can have a room of his own.
Çocuklarınız uzakta olduğu için, bir sürü boş zamanınız olmalı.With your children away, you must have a lot of free time.
Çocuklar çoğunlukla benden para isterler.Children often ask me for money.
Çocukların caddede oynaması çok tehlikelidir.It is very dangerous for children to play on the street.
Çocuk, annesinin kucağında uyudu.The child slept on its mother's lap.
Çocuk annesinin kucağında uyuyordu.The child was sleeping on its mothers lap.
Çocukların gece tek başına dışarı çıkmaları tehlikelidir.It is dangerous for children to go out alone at night.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Çocuklarınızı yanınızda getirin.Bring your children along.
Öyle çocuksu olmayın.Don't be so childish.
Çocuk gibi davranmaktan vazgeç.Quit acting like a child.
Çocuklar kabarcıklar üflüyor.The children are blowing bubbles.
Çocuklar eve gelmediği zaman huzursuz hissetti.She felt uneasy when the children did not come home.
Çocuklar parkta oynuyorlardı.The children were playing in the park.
Bazı çocuklar çimenlerin üzerinde oynuyor.Some children are playing on the grass.
Bir grup çocuk oynuyordu.A group of children were playing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod