çocuğun ile cümle

çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak "Bu çocuğun gen haritasını çıkartalım" diye düşünüyor."Хайде да секвенираме генома на това дете."
Ancak "Bu çocuğun gen haritasını çıkartalım" diye düşünüyor.אבל הוא אומר, "בואו נרצף את הגנום של הילד הזה."
Ancak "Bu çocuğun gen haritasını çıkartalım" diye düşünüyor.لكنه قال، "دعونا نقم بسلسلة جينوم هذا الطفل."
Ancak "Bu çocuğun gen haritasını çıkartalım" diye düşünüyor.すると単一点突然変異が
Ancak bu masumane bir izleme değil. Çünkü iki çocuğunu da öldürmeyi planlıyor.Але для Медеї, це не безневинна мить, тому що вона уже задумує убити їх.
Ancak bu masumane bir izleme değil. Çünkü iki çocuğunu da öldürmeyi planlıyor.Но для Медеи не все так невинно, поскольку она уже задумала убить их.
Ancak bundan sonra çocuğunuz nüfus bilgi sistemine kaydedilmiş olur.Après cela, votre enfant est enregistré dans le système du registre de la population.
Ancak bundan sonra çocuğunuz nüfus bilgi sistemine kaydedilmiş olur.Först efter detta registreras ditt barn i befolkningsdatasystemet.
Ancak bundan sonra çocuğunuz nüfus bilgi sistemine kaydedilmiş olur.Solo entonces el recién nacido quedará registrado en el censo de población.
Ancak bundan sonra çocuğunuz nüfus bilgi sistemine kaydedilmiş olur.Vasta tämän jälkeen lapsesi on rekisteröity väestötietojärjestelmään.
Ancak bundan sonra çocuğunuz nüfus bilgi sistemine kaydedilmiş olur.Только после этого ваш ребёнок будет зарегистрирован в регистре народонаселения.
Ancak bundan sonra çocuğunuz nüfus bilgi sistemine kaydedilmiş olur.يُسجل طفلك في المنظومة المعلوماتية لتسجيل السكان فقط بعد ذلك.
Ancak ishal, bu üç hastalığın toplamından daha fazla çocuğun ölümüne yol açıyor.HIV/AIDS, TB oder Masern Sorgen zu machen, aber Durchfall tötet mehr Kinder als diese drei Dinge zusammen.
Ancak ishal, bu üç hastalığın toplamından daha fazla çocuğun ölümüne yol açıyor.설사가 그 세 가지를 다 합친 것보다 더 많은 아이들의 생명을 앗아갑니다.
Ancak ishal, bu üç hastalığın toplamından daha fazla çocuğun ölümüne yol açıyor.אבל השלשול הורג יותר ילדים מכל אלה גם יחד.
Ancak ishal, bu üç hastalığın toplamından daha fazla çocuğun ölümüne yol açıyor.لكن الإسهال يقتل المزيد من الأطفال أكثر من هذه الأمور الثلاثة مجتمعين.
Ancak ishal, bu üç hastalığın toplamından daha fazla çocuğun ölümüne yol açıyor.これは非常に有害な 大量殺りく兵器です
Anne baba çocuğunu okula yazdırır.Föräldrarna anmäler sitt barn till skolan.
Anne baba çocuğunu okula yazdırır.Les parents inscrivent leurs enfants à l'école.
Anne baba çocuğunu okula yazdırır.Los padres matriculan a su hijo en la escuela.
Anne baba çocuğunu okula yazdırır.Vanhemmat ilmoittavat lapsensa kouluun.
Anne baba çocuğunu okula yazdırır.Родители записывают ребёнка в школу.
Anne baba çocuğunu okula yazdırır.يقوم الوالدان بتسجيل طفلهما في المدرسة.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.De ordnar föräldramöten och berättar för föräldrarna om barnets studier.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.He järjestävät tapaamisia vanhempien kanssa ja kertovat vanhemmille lapsen opiskelusta.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.Ils organisent des rencontres avec les parents et les tiennent informés des études de l'enfant.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.Organizan reuniones con los padres, en las que les comunican los avances que hacen sus hijos.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.В частности, они организовывают встречи с родителями и рассказывают им об успеваемости их детей.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.فهم ينظمون المقابلات مع الوالدين ويحدثون الوالدين عن دراسة الطفل.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var. Çocuğun öğrenmesini destekliyorlar.Los padres desempeñan un importante papel en la enseñanza preescolar, ya que apoyan el aprendizaje del niño.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.A mãe está a visitar o filho.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.산모가 아기를 보러 옵니다.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.La maman rend visite à son petit.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.La mamá visita a su hijo.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.La mamma fa visita al suo bambino.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Mama îşi vizitează copilul.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Maminka přijde za svým dítětem.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Moeder bezoekt haar kind.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Moren besøger hendes barn.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Người mẹ đến thăm con của mình.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Η μητέρα επισκέπτεται το παιδί της.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Итак, мама, навещающая ребёнка.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.Майка посещава детето си.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.האמא מבקרת את הילד שלה.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.الأم تزور طفلها.
Anne çocuğunuz ziyaret ediyor.子どもが裸で 青い光の下に寝かされていると
Annelik parası dönemi sona erdiğinde, çocuğun velilerinden herhangi biri ebeveynlik iznine ayrılabilir.Efter utgången av moderskapspenningperioden kan en av vårdnadshavarna ta ut föräldraledighet.
Annelik parası dönemi sona erdiğinde, çocuğun velilerinden herhangi biri ebeveynlik iznine ayrılabilir.Kun äitiysrahakausi on päättynyt, kumpi tahansa huoltajista voi jäädä vanhempainvapaalle.
Annelik parası dönemi sona erdiğinde, çocuğun velilerinden herhangi biri ebeveynlik iznine ayrılabilir.По окончании периода выплаты материнского пособия, любой из опекунов ребёнка может взять родительский отпуск.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.제 어머니는 그 10명중 가장 막내였어요.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.A minha mãe era a mais nova dos 10 irmãos.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Anyám volt a legfiatalabb a tíz gyerek közül.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Mama mea era cea mai tânără din cei 10 copii ai ei.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Ma mère était la plus jeune de ses 10 enfants.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Meine Mutter war das jüngste ihrer zehn Kinder.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Mia madre era la più giovane di 10 bambini.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Mijn moeder was de jongste van de tien.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Mi madre era la menor de los 10.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Moja mama była z nich najmłodsza.
Annemler onun bu 10 çocuğunun en küçüğüydü.Η μαμά μου ήταν το νεότερο από τα δέκα παιδιά της.
İlgili Sayfalar