çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
18 yaşından küçük çocuğun velisile tuteur d’un enfant de moins de 18 ans
18 yaşından küçük çocuğun velisivårdnadshavaren till ett barn under 18 år.
18 yaşından küçük çocuğun velisiy la persona que ostente la custodia del menor de 18 años.
18 yaşından küçük çocuğun velisiопекун ребёнка, находящегося в возрасте до 18 лет
18 yaşından küçük çocuğun velisiولي الأمر لطفل يقل عمره عن 18 سنة
18 yaşından küçük çocuğun velisi未满18周岁儿童的监护人
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.10歳の子供が8mmカメラを使えるなんていうのは それほど彼は太っ腹だったのです 信じられないくらいでした
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.1976년이었으니 그건 정말 비정상적인 일이었죠 10살짜리 애가 카메라를 받다니
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Em 1976, isso era pouco vulgar, ser um miúdo de 10 anos com acesso a uma câmara.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Et en 1976, c'était tout à fait anormal, d'être un gosse de 10 ans et d'avoir accès à une caméra.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.In 1976 was dat behoorlijk ongewoon, om een 10-jarige met een camera te zijn.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Nel 1976 non era normale, a 10 anni, avere accesso ad una telecamera.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Og i 1976 var det lidt usædvanligt, at være 10 år og så have adgang til et kamera.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Pedig 1976-ban, az elég rendkívülinek számított, hogy egy tízéves gyerek hozzájuthat egy kamerához.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Und 1976 war das schon sowas wie eine Anomalie, ein Zehnjähriger zu sein, der Zugriff auf eine Kamera hatte.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Và vào năm 1976, đó là một điều hiếm thấy, là một đứa trẻ 10 tuổi và sở hữu một chiếc máy quay phim.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.V roce 1976 to bylo něco nenormálního, aby desetiletý kluk měl přístup ke kameře.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Vuonna 1976 oli melko epätavallista olla 10-vuotias lapsi joka pääsi käsiksi kameraan.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.W roku 1976 to było niespotykane. Dziesięciolatek z kamerą?
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Y, en 1976, eso era algo anómalo. Ser un niño de 10 años con acceso a una cámara.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Και το 1976, αυτό ήταν κάπως αλλόκοτο, να είσαι 10 χρονών παιδί και να έχεις τη δική σου κάμερα.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.А през 1976г. това си беше един вид аномалия, да бъдеш десет годишно дете което има достъп до камера.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.И в 1976 году это было что-то вроде аномалии - быть десятилетним ребенком с камерой.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.ב 1976 זה היה די חריג להיות ילד בן עשר עם גישה למצלמה.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.و كان هذا فى عام 1976 خروجا عن المألوف, أن تكون فى العاشرة من عمرك و لديك الفرصة لإستخدام كاميرا.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987-ben hallottam egy történetet egy fiúról, aki alatt beszakadt a jég, és alatta rekedt a folyóban.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987 hörde jag en berättelse och en pojke som ramla igenom isen och fångades där under.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987년에는 얼음 사이로 떨어져 강 아래에 같힌 한 소년의 이야기를 들었습니다.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.I 1987 hørte jeg en histore om en dreng der faldt gennem isen og var fanget under en flod.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 am auzit despre o intamplare cu un baiat care a cazut in apa si a ramas sub gheata.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 hoorde ik een verhaal over een jongen die door het ijs was gezakt en daaronder gevangen zat.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Nel 1987 ho sentito la storia di un ragazzo che cadde in un fiume ghiacciato e rimase intrappolato sott'acqua.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vào năm 1987 tôi có nghe câu chuyện về một cậu bé bị ngã xuống dưới băng và bị kẹt dưới một dòng sông.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roce 1987 jsem slyšel historku o chlapci, který se propadl do zamrzlé řeky a zůstal uvězněný pod ledem.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roku 1987 som počul príbeh o chlapcovi, ktorý sa prepadol cez ľad a bol uväznený pod riekou.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vuonna 1987 kuulin tarinan pojasta, joka tipahti jäihin ja jäi kiikkiin joen alle.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.W 1987 r. usłyszałem historię o chłopcu, pod którym załamał się lód i uwięził go pod wodą.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Το 1987 άκουσα μια ιστορία για ένα παιδί που έπεσε μέσα από πάγο και παγιδεύτηκε κάτω από ένα ποτάμι.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.В 1987-м году я услышал историю о мальчике, который провалился под лед и застрял в реке.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.През 1987г. чух история за момче, което пропаднало през леда, и останало хванато в капан в реката под него.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.ב-1987 שמעתי סיפור על ילד שנפל לתוך הקרח (בנהר שנקפא) ונלכד מתחת לנהר
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.في عام ١٩٨٧ سمعت بقصة عن صبي سقط في الجليد وكان محاصرا تحت النهر
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.氷の隙間から誤って落ちて 凍った川の中に閉じ込められた少年の話を聞きました 彼は息をせず 川の中で45分間も生き延びたのです
21 yaşından küçük çocuğun ebeveynialle 21-vuotiaan lapsen vanhempi
21 yaşından küçük çocuğun ebeveyniEn förälder till ett barn under 21 år
21 yaşından küçük çocuğun ebeveynile parent d’un enfant de moins de 21 ans
21 yaşından küçük çocuğun ebeveyniProgenitor de un hijo menor de 21 años
21 yaşından küçük çocuğun ebeveyniродитель ребёнка в возрасте до 21 года
21 yaşından küçük çocuğun ebeveyniوالد أو والدة الطفل الذي يقل عمره عن 21 سنة
21 yaşından küçük çocuğun ebeveyni未满 21 周岁孩子的父母
30.000 çocuğunun hayatını kurtarabilir.30 000 môže tvojmu dieťaťu zachrániť život.
30.000 çocuğunun hayatını kurtarabilir.30 000 může tvému dítěti zachránit život.
30.000 çocuğunun hayatını kurtarabilir.30 000 могат да спасят живота на детето ти.
30.000 çocuğunun hayatını kurtarabilir.Dertigduizend kan het leven van je kind redden.
30.000 çocuğunun hayatını kurtarabilir.Trentamila possono salvare la vita del tuo bambino.
30 dakika ve temizlenmesi gereken 10 ya da 20 çocuğun altı.El encargado tiene solo 30 minutos para alimentar a 10 o 20 niños.
30 dakika ve temizlenmesi gereken 10 ya da 20 çocuğun altı.Então, um funcionário pode ter apenas 30 minutos para alimentar 10 a 20 crianças.
30 dakika ve temizlenmesi gereken 10 ya da 20 çocuğun altı.열명이나 스무명 정도의 아이들에게 식사를 주어야 합니다
30 dakika ve temizlenmesi gereken 10 ya da 20 çocuğun altı.יש אולי 30 דקות כדי להאכיל 10 או 20 ילדים.
30 dakika ve temizlenmesi gereken 10 ya da 20 çocuğun altı.بإطعام 10 إلى 20 طفلًا خلال 30 دقيقة فقط.
İlgili Sayfalar