çocuğa ile cümle

çocuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.아이입니다. 보시면, 아까 다른 쪽 아이와
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.Si muove a malapena, rispetto all'altro bambino.
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.W zasadzie wcale się nie porusza w porównaniu z pierwszym dzieckiem.
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.Αυτό είναι το παιδί, ίδια πρόσκρουση, φοράει ζώνη ασφαλείας.
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.На самом деле, он едва ли двигается по сравнению с другим ребёнком.
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.והפעם בחגורת בטיחות. הוא בקושי זז, למעשה
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.في الواقع الذي استخدم حزام الأمان, نلاحظ ثبات حركته
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.おもしろいことに
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Analogicznie, mitochondrialne DNA jest przekazywane tylko przez matkę.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Asimismo, en los seres humanos, ADN en las mitocondrias pasa sólo de madre a hijo.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Assim como, em humanos, o DNA mitocondrial é passado apenas de mãe pra filho.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.De même, chez les humains, l'ADN mitochondrial est seulement transmis par la mère à l'enfant.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.비슷하게, 사람들에게서 미토콘드리아에 있는 DNA는 엄마로부터 아이에게 전달됩니다.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Ebenso wird die menschliche DNA in Mitochondrien nur von der Mutter geerbt.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Podobně je DNA v mitochondriích předávána dítěti pouze od matky.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Так само, як у людей, ДНК у мітохондрії передається тільки від матері до дитини.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.באופן דומה, הDNA במיטוכונדריה של האדם, מועברת לצאצאים רק מהאמא .
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.وبالمثل , فى الانسان , ال DNA فى الميتوكوندريا يُمرر من الأم فقط الى الطفل .
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.したがって、父側の先祖はY染色体を使って、 母側の先祖はミトコンドリアを使って、 たどることができます。
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.El subsidio a la paternidad (Isyysraha) está destinado a padres que cuidan a sus hijos.
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.Faderskapspenningen (Isyysraha) är avsedd för fadern då han tar hand om barnet.
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.Isyysraha on tarkoitettu lasta hoitavalle isälle.
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.Les allocations de paternité (isyysraha) sont destinées aux pères qui gardent leur enfant.
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.Отцовское пособие (isyysraha) предназначено для отца, который ухаживает за ребенком на дому.
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.نقود الأبوة (Isyysraha) مخصصة للأب الذي يرعى الطفل في البيت.
Babalık parası (isyysraha) çocuğa bakan babaya verilir.父亲育儿补贴金 (isyysraha) 发放给照看孩子的父亲。国家社会保障局
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,De lärde mig hur man verkligen ser efter, och de undvek den väldigt dumma idén att säga till ett barn,
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Họ dạy tôi cách nhìn và thấy, họ không làm điểu cực kì ngu xuẩn
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,그들은 저한테 '보는' 방법을 가르쳐줬구요 그들은 아이들에게 이런 질문을 하는 것은 정말 멍청한 짓이라는 것을 알았습니다.
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Me enseñaron a mirar y ver, y no hacer eso tan increíblemente estúpido cómo decir a un niño,
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Megtanítottak nézni és látni, és soha nem tettek olyan ostoba dolgot, hogy azt mondják egy gyereknek,
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Mi insegnarono a guardare e vedere, e non fecero la cosa incredibilmente stupida di dire a un bambino,
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Naučili mě jak se dívat a vidět, a nedělali ty neuvěřitelně hloupé věci jako říkat dítěti
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Ze leerden mij kijken en zien, en ze trapten niet in de ongelooflijk dwaze val om tegen een kind te zeggen:
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Με έμαθαν πώς να κοιτάω και να βλέπω, ενώ δεν έκαναν αυτό το ανόητο πράγμα το να ρωτάνε δηλαδή ένα παιδί,
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,Они научили меня смотреть и видеть, и они не спрашивали тупо детишек:
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,הם לימדו אותי כיצד להסתכל ולראות, והם לא עשו את המעשה המטופש להחריד
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,فلقد تعلمت كيف ألاحظ وأرى فهم لا يفعلون الأشياء الساذجة الغير مصدقة
Bana bakmayı ve görmeyi öğrettiler, ve bir çocuğa,彼らのやりかたでは、質問はとても考えられていて あらかじめ決められた選択肢を示して
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Ela contou-me tudo, a um miúdo como eu.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Ha raccontato tutto a me, che sono un ragazzino.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Hon berättade allt för ett barn som jag.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Hun fortalte alt til et barn som mig.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Luutnantti kertoi kaiken tällaiselle pojalle.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Me lo contó todo. A un niño como yo.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Opowiedziała mi wszystko, takiemu dzieciakowi.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Μου είπε τα πάντα, αν και είμαι παιδί ακόμη.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Она всё мне рассказала - мне, ребёнку.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Estoy viendo demasiados de estos niños inteligentes que no han aprendido cosas básicas como ser puntuales.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Jeg ser alt for mange af disse kloge børn, der ikke har lært grundlæggende ting, såsom at komme til tiden.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.저는 너무 많은 영리한 아이들이 기초적인 일들을 배우지 못한 것을 보고 있어요. 어떻게 시간을 지키는가 하는 것 들이죠.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Många smarta ungar har inte lärt sig sådant grundläggande, som att komma i tid.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Näen liikaa näitä älykkölapsia, jotka eivät opi perustaitoja, kuten ajoissa olemista.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Sok okos gyereket látok, akik alapvető dolgokat nem tanultak meg, pl. hogy pontosak legyenek.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.So viele dieser schlauen Kinder haben grundlegende Dinge nicht gelernt, wie beispielsweise pünktlich zu sein.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Teveel jongeren hebben zelfs de eenvoudigste dingen niet geleerd zoals op tijd komen.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Vejo muitos miúdos que não aprenderam coisas básicas tais como ser pontual.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Wiele tych dzieci nie opanowało podstaw, na przykład punktualności.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Βλέπω πολλά από αυτά τα έξυπνα παιδιά να μην έχουν μάθει βασικά πράγματα όπως το να είναι στην ώρα τους.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.Виждам твърде много от тези умни деца, които не са учили основни неща, като това как да идват навреме.
İlgili Sayfalar