çiziyor ile cümle
çiziyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden okumuzu -46' ya doğru çiziyoruz.لهذا حصلنا على الرقم 46-
Bu yüzden okumuzu -46' ya doğru çiziyoruz.負の数字とは、
Çizebildiğim en iyi şekilde çiziyorum.잘 그리려고 하고 있습니다.
Çizebildiğim en iyi şekilde çiziyorum.Postaram się go narysować najlepiej jak umiem.
Çizebildiğim en iyi şekilde çiziyorum.Snažím se ji nakreslit co nejlíp.
Çizebildiğim en iyi şekilde çiziyorum.Ще опитам най-доброто от себе си, да я начертая.
Çizebildiğim en iyi şekilde çiziyorum.سأبذل ما بوسعي لرسمها
Çizgilere geri dönelim. Burada bir ışın çiziyordum.Als we teruggaan over een lijn te praten ... ik tekende een straal ...
Çizgilere geri dönelim. Burada bir ışın çiziyordum. Elimizde X ve Y noktaları var.Keď už hovoríme o úsečke, prepáčte, nakreslil som polpriamku, takže máme bod X a bod Y, a toto je úsečka XY.
Çizgilere geri dönelim. Burada bir ışın çiziyordum.Vrátíme se k úsečce.
Çiziyorum. Bu bir dikdörtgen.Takže tohle je obdélník.
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.Laat ik hem nog langer maken.
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.Nakreslím... udělám to ještě delší.
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.Piirränpä sitä vähän pidemmäksi.
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.Vou desenhar - vamos torná-la ainda mais comprida.
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.Voy a dibujarlo
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.Я дорисую ее, чтобы сделать ее еще длиннее.
Çiziyorum-- dur daha da büyük yapalım.عليك رسم-دعونا جعله حتى لفترة أطول.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Als Kind zeichnete ich ständig Comicbücher und so.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.E, da ragazzo, disegnavo costantemente fumetti e così via.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.En als kind was ik altijd bezig met het tekenen van stripboeken, enz.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum. Filmcilik de hikâyeleri ve görüntüleri birleştirme işidir.Então, realizar filmes era a forma de juntar imagens e histórias e isso fazia todo o sentido.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Jako dziecko ciągle rysowałem komiksy i tym podobne.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Jako kluk jsem neustále kreslil komiksové sešity a takové věci.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.저는 어렸을 적부터 줄곧 만화를 그려왔어요.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Lapsena piirsin jatkuvasti sarjakuvakirjoja ja niin edelleen.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Och som barn ritade jag ständigt serietidningar, och så vidare.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Og jeg tegnede, som barn, tegneserier og så videre.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Quand j'étais gamin, je dessinais sans cesse des bandes dessinées, des choses comme ça.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Și, în copilările, desenam constant comics-uri, și așa mai departe.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Và tôi, như một đứa trẻ, cứ tiếp tục vẽ những trang truyện.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Y estaba, como cuando niño, constantemente dibujando cómics y cosas así.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Και όντως, ως παιδί, συνεχώς σχεδίαζα κόμικς και λοιπά.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.А коли я був дитиною, я постійно малював комікси та інше.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.И като дете постоянно рисувах комикси, и така нататък.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.И я, будучи ребёнком, постоянно рисовал комиксы и т. п.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.ובתור ילד תמיד ציירתי ספרי קומיקס, וכו'.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.فعندما كنت طفلاً كنت دوما ارسم قصص رسومية
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.映画制作なら 映像とストーリーを
Çocukluk kahramanlarımdan biri ile beraber, gelecekteki Montreal'e dönüşecek filmin her karesini çiziyordum.그래서 제 어린시절 영웅들 중 한 분이, 영화에 있는 모든 프레임을 그려서 미래의 몬트리올로 만들어 주시게 되었습니다.
Çocukluk kahramanlarımdan biri ile beraber, gelecekteki Montreal'e dönüşecek filmin her karesini çiziyordum.Mój idol z dzieciństwa rysował ze mną każdy kadr do filmu, kreując Montreal przyszłości.
Çocukluk kahramanlarımdan biri ile beraber, gelecekteki Montreal'e dönüşecek filmin her karesini çiziyordum.وها أنا كنت مع واحد من إبطال طفولتي، رسم كل إطار موجود في الفيلم لتحويل ذلك إلى مونتريال في المستقبل.
Çocukluk kahramanlarımdan biri ile beraber, gelecekteki Montreal'e dönüşecek filmin her karesini çiziyordum.映画の1コマ1コマの絵を描いて 未来のモントリオールを創り上げたのです 彼のような 敬愛する 偉大なアーティストとの
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.Kreslím to velmi abstraktně.
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.Rysuję to niedokładnie.
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.Yo estoy sacando lo muy abstracto.
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.זה שרטוט מאוד אבסטרקטי.
Çünkü, dört boyutu, iki boyutlu bir düzlemde çiziyorum. -Co nam to daje?
Çünkü, dört boyutu, iki boyutlu bir düzlemde çiziyorum. -¿Qué hace esto?
Çünkü, dört boyutu, iki boyutlu bir düzlemde çiziyorum. -ماذا فعل هذا لنا؟
Daha temiz çizmeye çalışayım. - - Sadece pozitif bölgede çiziyorum.Det här är f (x).
Dikey doğruyu çiziyorum. Bu dikey (y) doğruya şarkıları kaydedelim.Tady kreslím svislou osu, tato čára bude svislá osa a nazveme ji osou písniček.
Dikey doğruyu çiziyorum.Lad os tegne den lodrette akse her.
Dikey doğruyu çiziyorum.y축을 여기에 만들고,
Diyelim ki, yine bir yüzeyimiz var. Şimdi bu yüzeyi, figürsel olarak çiziyorumConsidérons que j'ai la même surface, et je ne vais pas
Diyelim ki, yine bir yüzeyimiz var. Şimdi bu yüzeyi, figürsel olarak çiziyorum -Digamos que tengo la misma superficie, y no la voy a dibujar exactamente como se ve.
Diyelim ki, yine bir yüzeyimiz var. Şimdi bu yüzeyi, figürsel olarak çiziyorum -Powiedzmy, że mamy tę samą powierzchnię, nie zamierzam jej narysować, naszkicuję ją tylko.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Afară, un morman de gunoi constituia granița dintre Southland și cartierul adiacent legal - Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Afuera una monte de basura formaba la frontera entre Southland y el barrio legal adjunto de Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Bên ngoài một đống rác hình thành biên giới giữa vùng phía Nam và các khu giáp ranh hợp pháp của Langata.