çizikler ile cümle
çizikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.41
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tom'un yüzünde çizikler vardı.Tom had scratches on his face.
Tom'un kollarında çizikler vardı.Tom had scratches on his arms.
Tom Mary'nin elindeki çizikleri fark etti.Tom noticed scratches on Mary's hands.
Sami'nin yüzünün her yerinde çizikler vardı.Sami had marks all over his face.
Yanni'nin ön cam çiziklerini tamir etmesi gerekiyor.Yanni needs to fix these windshield chips.
"Bu ön cam çiziklerini tamir edilebilir mi?" "Elbette.""Can these windshield chips be repaired?" "Sure."
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.The bright stars correspond to little daggers on the rete.
Metal çerçevenin hem ekranda hem de tuş takımında çizikleri önlediği varsayılıyor.The metal frame is supposed to prevent scratches on both display and keypad.
Boyunda derin çizikler ve bacaklarda kırbaç izleri.[1]Deep scratches on the neck and evidence of flogging on the legs.[1]
Kırık kalça ve yüzünde çizikler aynı zamanda morluklar da vardı.Das Stirnbein und die obere Kante der Augenhöhlen waren ebenfalls mit rauen Auswüchsen verdickt.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Die Strecke durch die Wälder ist derartig berüchtigt, dass sich sogar Gespenstergeschichten gebildet haben.
Bu kırık çizikleri bize kaymanın doğrultusunu bulmamıza yardımcı olur.Те, кто хотят причинить нам вред, продолжают искать наши слабости.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Algumas apresentam velocidades tão lentas que as árvores podem estabelecer-se entre os sedimentos depositados.
Kol bandı ve silikon kılıflar iPod'a renk getirmek ve çiziklerden korumak amacıyla satışa sunuldu.Так, його ідеєю було заготовляння шкір котовцями та обмін їх в Іваново на тканини, які йшли на обмундирування.
Kırık kalça ve yüzünde çizikler aynı zamanda morluklar da vardı.Tudi z zlomljenim nosom je bil obraz lep.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.A fényes csillagokat a rete apró tüskéi jelentik.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.As estrelas mais brilhantes correspondem a pequenos punhais na "aranha".
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Bintang-bintang terang ditunjukkan oleh belati kecil pada jeruji ini.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.De heldere sterren komen overeen met die kleine uitsteeksels op het rete.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Die hellen Sterne sind kleine Lilien auf dem Netz.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.밝은 별들은 리트의 작은 돌기들에 해당됩니다.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Las estrellas brillantes corresponden a pequeñas dagas en la red.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Les étoiles brillantes correspondent à de petites pointes sur l'araignée.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Le stelle corrispondono alle piccole punte sulla rete.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Những ngôi sao sáng tương ứng với những vết găm nhỏ trên mạng lưới.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Stelele strălucitoare corespund crucilor mici din reţea.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Τα λαμπρά αστέρια αντιστοιχούν σε μικρά σημεία παραπομπής στο δίκτυ.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Ярките звезди съответстват на малките отбелязки по мрежата.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.הכוכבים הבוהקים מתייחסים לפגיונות הקטנים על הרטה.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.والنجوم المضيئة تتمثل بفتحات صغيرة على " الريت "
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.高度はプレートに示されています
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."Czas spędzony z tobą jest jak łapanie małych ptaszków, ale bez zadrapań i ptasiego gówna."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."Il tempo passato con te è come cacciare e catturare piccoli uccelli, ma senza graffi e cacca di uccelli."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."당신과 함께 있는 건 작은 새들을 쫓아다니며 잡는 것 같아요. 긁히거나 새똥에 맞지만 않을 뿐."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."Thời gian ở bên bạn như việc đuổi bắt chú chim nhỏ, nhưng không có vết xước và phân chim."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."Μαζί σου είναι σαν να κυνηγάς και να πιάνεις μικρά πουλάκια, αλλά δίχως τις γρατζουνιές και τις κουτσουλιές."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."Времето, прекарано с теб, е като преследването на малки птици, но без драскотините и птичите лайна."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."Час, проведений з Вами - немов полювання на маленьких птахів, але без подряпин та пташиного посліду."
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."הזמן איתך הוא כמו לרדוף ולתפוס ציפורים קטנות, ללא השריטות והחרא".
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."إن الوقت الذي مضى معك كان اشبه بمطاردة وامساك الطيور الصغيرة لكن بدون خدوش ومخلفات الطيور"
Seninle geçirilen zaman küçük kuşları kovalamak ve yakalamak gibi, ama çizikler ve kuş boku olmadan."引っかき傷やフンの心配はないですが」 (笑い)