Bu nedenle suya batırılan aynı ağırlıktaki iki farklı cisim farklı miktarlarda su taşırırlar.Какво се случва, когато два еднакви камъка се пуснат в леген с вода на различни места.
Işınlar gözden cisme doğru gitseydi karanlıkta da görmemiz gerekirdi.Затова, преди пристъпване към наблюдения е необходимо очите да се адаптират към тъмнината.
Kavvali, Hint Çişti sufilerinin müziği.Особеното звучене като че ли преплита индианска музика.
Kaya ve buz karışımından böyle bir cisim kuyruklu yıldıza dönüşebilir.Съставът на тялото вероятно е смес от скали и лед.
Silindir (ya da üstüvane) geometrik bir cisimdir.Правоъгълникът е равнинна (двуизмерна) геометрична фигура.
Bu da bir ısıl kameranın bir cismin yüzey sıcaklığını görüntülemesini mümkün kılar.Температурата също определя топлинното излъчване от повърхността на даден предмет.
Bu formülde "cos x + i sin x" bazen "cis x" olarak kısaltılabilir.Изразът cos(x) + i sin(x) може да се изписва и като cis(x).
Çünkü bu sınırın ötesinde kalan cisimlerin yaydığı ışık bize hiçbir zaman ulaşamayacaktır.Светлината, излъчена зад хоризонта на събитията, никога не може да достигне до външен наблюдател.
Asıl cisimlerin her biri için, bir eliptik eğri tavsiye edilir.Имайте предвид, че Σ0 = {ε} за всяка азбука Σ.
Yani, kırmızılık; parmakla veya su bardağı gibi bir cisimle bastırıldığında kaybolmaz.Osip uglavnom ne izbijeli; crvenilo ne nestane kad se na osip pritisne prstom ili čašom.
Her bir gök cisminin kendi iyesi vardır.U svakom mjestu, Sim ima zlatne želje.
Siyah Cisim terimi, ilk olarak Gustav Kirchhoff tarafından 1860 yılında kullanılmıştır.Pojam zračenje crnog tijela prvi je upotrijebio njemački fizičar Gustav Kirchhoff 1860.
Om’un ilk üç albümünde vokalde ve bas gitarda Al Cisneros, davulda ise Chris Hakius vardır.Prva tri albuma skupine uključuju Ala Cisnerosa na vokalu i bas-gitari i Chrisa Hakiusa na bubnjevima.
Görülen cisimler yılda 10 ila 20 kez rapor edildi.Otada je sve manje opažanja i danas se može vidjeti 10 do 20 puta na godinu.
Bu durum kara-cisim problem olarak bilinmektedir.Ovo je poznato kao Funarg problem.
Cisim beyaz olduğunda, önemli bir bölümü ultraviyole ışınları yayar.Kada se tijelo vidi bijelo, to znači da postoji znatan udio ultraljubičastog zračenja.
Bir zincirde ne kadar çok cis konumlu çift bağ olursa zincirin esnekliği o derece azalır.Što je više dvostrukih veza u cis obliku, to je manja savitljivost lanca.
Güneş Sistemi'ndeki en soğuk gök cismiydi.To je najtopliji dio Sunčevog sustava.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Da kojim slučajem Zemlja nema atmosfere, oba bi tijela u tom trenutku bila ispod sjene.
Cisimlerin cüce gezegen özellikleriyle diğer gezegen sistemlerine göre adlandırıldıkları gözlenmemiştir.Da se izbjegne zbrka, drugi sustavi nazivaju se planetarni sustavi.
En büyük ölçeklerde artık kütle çekimine bağımlı cisimler yoktur.Na udaljenostima većim od te ne može se više govoriti o prostornoj ovisnosti između podataka.
Zur Elektrodynamik bewegter Körper (Hareketli Cisimlerin Elektrodinamiği), 1905.Zur Elektrodynamik bewegter Körper, 1905.); Temelji opće teorije relativnosti (njem.
Cisimsiz varlıklardır.Neklasificirani narodi.
Çisenti şeklinde yağışa neden olabilir.Moguće je umjetno izazvati kišu.
Kuantum mekaniğinde, bir nesne veya cisim bir parçacık veya parçacıkların toplamıdır.Pri vrtnji je važno kakvu kutnu brzinu damo čestici ili tijelu.
Erişim tarihi: 18 Haziran 2011. ^ "Cissé: "Ça fait du bien"".YouTube pristupljeno 20. travnja 2011. “So what's next for you?"
Tepe noktası göğü, semavi tanrıları ve gök cisimlerini; gövdesi ise faniler âlemini temsil eder.Bol vládcom nebies a členom mocného triumvirátu bohov, vrátane Menrvy a Uni.
Bir boyutlu cisimlerde tek ölçü vardır: uzunluk.Čiara má len jeden rozmer – dĺžku.
Weywot, resmî olarak (50000) Quaoar I Weywot, Neptün ötesi cisim Quaoar'ın bilinen tek uydusudur.Weywot, oficiálne (50000) Quaoar I Weywot, je jediný známy satelit transpentúnskeho objektu Quaoar.
400'ün üzerinde HH cismi ya da cisim grupları bilinmektedir.Dnes je známych viac ako 400 jednotlivých HH objektov alebo ich skupín.
HH cisimleri çoğunlukla toplam kütlelerinin %75 ile %25 ini oluşturan helyum ve hidrojen içerir.HH objekty pozostávajú prevažne z vodíka a hélia, ktoré tvoria 75 % a 25 % ich hmotnosti.
MÖ 56 yılı baharında Üçlü yönetim, Cisalpine Galya eyaletinin Luca (modern Lucca) kentinde bir araya geldi.Na jar v roku 56 pred Kr. sa stretli triumvirovia v Luce (dnes Lucca) v Predalpskej Galii.
(48639) 1995 TL8, çok büyük bir uydusu olup ilk keşfedilmiş dağınık disk cismidir.(48639) 1995 TL8 je transneptúnsky objekt rozptýleného disku.
HH cisimleri birkaç bin yıldan fazla olmayan geçici olaylardır.HH objekty sú prechodným javom, trvajú najviac niekoľko stoviek rokov.
Bu dış bakış açısıyla, cisim anlık olarak uzay boyunca seyahat edebilir.To znamená, že astrálny cestovateľ môže cestovať v čase.
Gök cisimleri Güneş'in çevresinde Kepler yasalarına uygun olarak devinirler.Ich pohyb okolo Slnka popisujú Keplerove zákony.
Kullanılabilir cisimler yapmak amacı ile doğal ya da yapay olarak üretilmiş maddelere malzeme denir.Drogy sú prírodné alebo umelo vyrobené látky.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.2004 XR190 je novoobjavený transneptúnsky objekt v rozptýlenom disku Slnečnej sústavy.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun  kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Ak objekt dostatočne zahrejeme, tak začne vyžarovať svetlo v červenom konci spektra.
Astronomik cisimler birbirlerini oluşturabilir.Mimozemské civilizácie sa navzájom ničia.
Düzgün dört yüzlü dört üçgenin eşkenar olduğu bir dört yüzlüdür ve Platonik cisimlerden biridir.Steny pravidelného štvorstenu sú tvorené rovnostrannými trojuholníkmi a je jedným z Platónskych telies.
Dünya yüzeyinde tüm cisimler bu ivme ile düşerler.V Šarlátovom písmene všetky tieto elementy vyplávajú na povrch.
S de bir nokta cismin konumu r = r(t) olur.Množstvo tepla Q sa vypočíta vzťahom Q = R .
Bu nedenle bu cisimlere "maserler" de denmektedir.Preto označujem ako 'mačka' aj tieto veci.
Bu durum kara-cisim problem olarak bilinmektedir.Tento problém je známy ako hierarchický problém.
Ayrıca akışkanın ataletinin de cisme akış yönünde bir kuvvet uygulaması söz konusudur.Podobná metóda sa uplatňuje aj pri hľadaní integrálu tretej mocniny sekansu.
Kubevanodur ve bilinen dördüncü büyük Neptün-ötesi cisimdir.V tom prípade by išlo o jediného známeho štvornohého teropóda.
İki boyutlu cisimlerin en ve boy olmak üzere iki ölçüleri vardır.Väčšina značiek má dve veľkosti: menšiu a väčšiu.
Dünya dışı göktaşları atmosfer ile bağlı kalmadan diğer gök cisimlerine etki yapan nesnelerdir.Ostatné typy ďalekohľadov musia pracovať mimo zemskej atmosféry.
Bu madde "Cisco Systems" şirketi ile ilgilidir.Je to proprietárny protokol používaný aktívnymi sieťovými prvkami firmy Cisco Systems.
Şiddetin, gücün tecessüsüdür (cismanileşmesi).Násilie je uplatňovanie sily pri prekonávaní odporu.
Bu cisimlerin Güneş Sistemi'nde bulunan sayısı 1.000 ilâ 1.100 arası olduğuna inanılmaktadır.Verjetno jih je v Sončevem sistemu med 1000 in 1100.
Kinetik enerji, bir cismin hareketinden dolayı sahip olduğu enerjidir.Kinetična energija je energija, ki jo ima telo zaradi svojega gibanja.
Güneş etrâfındaki en küçük makroskobik cisimlere meteorlar adı verilir.Najmanjša makroskopska telesa, ki krožijo okoli Sonca, so meteoridi.
Bu durum kara-cisim problem olarak bilinmektedir.To je znano kot problem manjkajoče mase.
Bu cisim Palomar 4 olarak belirlenmiştir.Takšen primer je Mariner 4.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 ali (15874) 1996 TL66 je čezneptunski asteroid v razpršenem disku.
Bergamo Cumhuriyeti bundan sonra Cisalpin Cumhuriyeti'nin bir parçası haline geldi.Že v naslednjem letu je postala del novonastale Cisalpinske republike.
Latince cis "aynı tarafta", trans "diğer tarafta" anlamına gelir.Transilvanija z alternativno latinsko predpono pomeni 'na drugi strani gozda'.
Ona yansıtılan gama ışınları bilginin (cismin değil) zamanda geçmişe gönderilmesine izin verebilir.Žarki gama, usmerjeni vanj, bi dovoljevali pošiljanje informacij (ne pa snovi) v času nazaj.