Kahve ve çilimler.Coffee and cigarettes.
Bana bir çilim ver.Give me a cigarette.
Onun hiç çili yok.He doesn't have any freckles.
Bir çilingir olarak çalışıyorum.I work as a locksmith.
Çilingiri aramak zorunda kaldık.We had to call the locksmith.
Tom çilingir.Tom is a locksmith.
Tom çilingirlik yapıyor.Tom is a locksmith.
Kapıyı açmak için çilingir çağırdık.We hired a locksmith to open the door.
Bu dönemde bir süre Mutlu Çilingiroğlu ile ortak olarak da çalıştı.For a while, they live together happily sated.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.He had previously made this suggestion in 2006, but the government had not acted on it.
Çilimli 1958 yılında nahiye olmuş 1990 yılında da ilçe olmuştur.Venezuela last competed in 1958.
"Hemen bir çilingir getir!""fetch a locksmith right away!"
Çilingiroğlu, "Antik çağlarda 10.000 watt'lık ses sistemi kullanmıyorlardı," dedi."They didn't use a 10,000-watt sound system in ancient times", he said.
Diğer çok acı bir çili de Chile de Árboldur.Ein anderer sehr scharfer Chili ist der „Chile de Árbol“.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.Im Jahr 2006 unterzeichnete man einen Waffenstillstand, der sich aber als unwirksam erwies.
Yerelnet ^ Çilimli)Kleinhirnzelt).
Hemen çilingir sofrası kurulur.Je prépare aussitôt mon pinceau .
Kont Albert De Dion ve çilingir Georges Bouton tarafından kurulmuştur.Le comte Jules-Albert de Dion s’impose sur une De Dion-Bouton.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.О такой возможности писали в 2006 году, но планы не были воплощены в жизнь.
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.ولد في ميونخ وكان مصلح آلات قبل أن يصبح صانع أقفال في السكك الحديدية في برلين عام 1902.
Kont Albert De Dion ve çilingir Georges Bouton tarafından kurulmuştur.A corrida foi ganha pelo conde Albert de Dion em uma De Dion-Bouton.
Kabak ve çili biberi'de Meksika mutfağında yaygın olarak kullanılır.Het is een hete saus of pasta die veelvuldig gebruikt wordt in de Koreaanse keuken.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.Sprawa została zakończona w 2006 r. jednak jej rozstrzygnięcie nie zostało ujawnione.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.2014 blev återigen ett tufft år för Löfkvist, som inte lyckades prestera som han ville.
Hemen çilingir sofrası kurulur.П'ється куерчех відразу.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.Дослідження було заплановане на 2006 рік, але воно так і не було виконане.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.Hän haki armahdusta 2006, mutta sitä ei myönnetty.
Çilingir olan babası Vincenc Kaplan 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’ya göç etti.Hans far, Vincenc Kaplan, låsesmed af profession, flygtede til Tyskland under 2.
Düzce iline (güney Batı)14 km, Çilimli ilçesine(Batı) 3 km uzaklıktadır.De utvikler seks sett med tenner (tre par premolarer og tre par molarer) i løpet av livet.
Burada çilingir çırağı olarak çalışmaya başladı.Han begynte derfor å arbeide som silkevever.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.I 2006 ble en våpenhvile undertegnet, men denne viste seg å være ugyldig.
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.뮌헨에서 태어난 드렉슬러는 1902년 베를린에서 철도 자물쇠 제조공이 되기까지 기계 정비공으로 일하였다.
Çilingir sofrası, Rakı içilen özenle hazırlanmış içki sofrası.목칠도형배는 해당화의 밑둥치로 만든 표주박으로, 휴대하여 쓰는 음료수잔이다.
2006 yılında Çilimli ilçesine atandı fakat bu karar uygulanamadı.2006년에는 감독 추천으로 선정되었지만, 부상 때문에 출전하지 못했음.
Tek varisi ABD'de yaşayan oğlu Kerope Çilingir'dir.לות'ר: בנו הממזר של שאולי החי בארצות הברית.
Yerelnet ^ Çilimli)Žilinskej (Zsolna).
Ana yemek öncesi aperatif olarak yenildiği gibi, çilingir sofralarının da vazgeçilmez öğesidir.Tako kot glavno orožje v boju proti črnemu zalubniku ostaja zgodnje opažanje škodljivca.
Hemen çilingir sofrası kurulur.Pabertos sėlenos gelsta greitai.
Çili olanı çok sevilir.Paprikakarri on üldse armastatud.
"Hemen bir çilingir getir!""Aduce un lăcătuş imediat!"
"Hemen bir çilingir getir!""Buscar um serralheiro imediatamente!"
"Hemen bir çilingir getir!""Buscar un cerrajero de inmediato!"
"Hemen bir çilingir getir!""Chercher un serrurier tout de suite!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch lakatos azonnal!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch lukkosepän heti!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch Schlosser sofort!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch un fabbro subito!"
"Hemen bir çilingir getir!""Halen een slotenmaker meteen!"
"Hemen bir çilingir getir!""Hämta en låssmed direkt!"
"Hemen bir çilingir getir!""Hente en låsesmed med det samme!"
"Hemen bir çilingir getir!""바로 자물쇠를 가져와!"
"Hemen bir çilingir getir!""Lấy một thợ khóa ngay lập tức!"
"Hemen bir çilingir getir!""Mengambil tukang kunci segera!"
"Hemen bir çilingir getir!""Přines zámečník hned!"
"Hemen bir çilingir getir!""Prines zámočník hneď!"
"Hemen bir çilingir getir!""Puščati ključavničarja takoj!"
"Hemen bir çilingir getir!""Sprowadzić ślusarza od razu!"
"Hemen bir çilingir getir!""Φέρω ένα κλειδαρά αμέσως!"
"Hemen bir çilingir getir!""Вибірка слюсар прямо зараз!"
"Hemen bir çilingir getir!""Выборка слесарь прямо сейчас!"