çikolata ile cümle

çikolata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'ye bir kutu çikolata aldı.Tom bought Mary a box of chocolates.
Linda gerçekten çikolatadan hoşlanır.Linda really likes chocolate.
Dan Linda'ya bir parça çikolata verdi.Dan gave Linda a piece of chocolate.
Tom Mary'ye bir parça çikolata verdi.Tom gave Mary a piece of chocolate.
Hiç çikolatalı sütün var mı?Do you have any chocolate milk?
Tom çikolata seviyor.Tom loves chocolate.
Çikolatalı puding sever misiniz?Do you like chocolate pudding?
Rakibimizin çikolatasını denedin mi?Have you tried our rival's chocolate?
Kendime bir fincan sıcak çikolata yaptım.I made myself a cup of hot chocolate.
O ona çikolata getirdi.He brought her chocolate.
Tatlı için çikolata soslu dondurmaya ne dersin?How about ice cream with chocolate sauce for dessert?
Birlikte yenilen çikolata ve çilek cennetin ta kendisidir.Chocolate and strawberries eaten together is sheer heaven.
Günde bir çikolata parçası doktoru uzak tutar.A piece of chocolate a day keeps the doctor away.
Tom bana bir kutu çikolata verdi.Tom gave me a box of chocolates.
Çikolatalı kek en sevdiğim tatlıdır.Chocolate cake is my favorite dessert.
Tom çikolatayı çok fazla sever.Tom really likes chocolate a whole lot.
Tom çikolatadan hoşlanır.Tom likes chocolate.
Bu bilet götürene bir çikolatalı dondurma hakkı tanır.This ticket entitles the bearer to one chocolate ice cream.
Zaten çikolata sevmezsin, değil mi?You don't like chocolate anyway, right?
Tom çikolata sevmez.Tom doesn't like chocolate.
Tom Mary'ye birkaç çikolata aldı.Tom bought Mary some chocolates.
O, dört kişi için vanilya çikolatalı kek yaptı.She made a vanilla chocolate cake for four people.
Kadınlarımı bademlerimi sevdiğim gibi severim: pişmiş ve çikolata kaplı.I like my women like I like my almonds: baked and covered in chocolate.
Ben çikolatalı bir aperatif yiyeceğim.I will eat a chocolate snack.
Buraya gel ve çikolatalı kek ye!Come here and eat chocolate cake!
Ah, bir çikolata tavşan!Oh, a chocolate bunny!
Çikolatayı eritin tereyağı ekleyin ve iyice karıştırın.Melt the chocolate, add butter and mix well.
Tom Mary'ye biraz çikolata verdi.Tom gave Mary some chocolate.
Ben meslektaşlarım için bir hediye olarak işe giderken bir kutu çikolata aldım.I bought a box of chocolates on the way to work as a gift for my colleagues.
Aldığım tüm çikolatayı yemedin, değil mi?You didn't eat all that chocolate I bought, did you?
Ben çikolata istiyorum!I want chocolate!
Çikolata yemek beni mutlu hissettiriyor.Eating chocolate makes me feel happy.
Daniel çikolatalı kek yapıyor.Daniel is making chocolate cake.
Tom hemen hemen her gün çikolata yer.Tom eats chocolate almost every day.
Tom neredeyse her gün çikolata yer.Tom eats chocolate almost every day.
Mary tüm çikolatalı şekerlemeleri yedi.Mary ate all the chocolate truffles.
Onun için biraz çikolata satın aldım.He bought some chocolate for her.
Bugün sıcak çikolata içiyorum.Today I’m drinking hot chocolate.
Ben sadece çikolataya karşı koymam.I just can't resist chocolate.
Tom da çikolata sever.Tom likes chocolate, too.
Tom gerçekten çikolatalı keki seviyor.Tom really likes chocolate cake.
Tom çikolatalı keki çok sever.Tom likes chocolate cake a lot.
Çikolata parçacıklı kurabiye sever misin?Do you like chocolate chip cookies?
Çikolatanın bile vitaminleri vardır.Even chocolate has vitamins.
Sıcak çikolatanı seviyor musun?Do you like your hot chocolate?
Mary sıcak çikolatasını yudumladı.Mary sipped her hot chocolate.
Biraz sıcak çikolata ister misin?Do you want some hot chocolate?
Tom sıcak çikolatasını sessizce yudumladı.Tom sipped his hot chocolate in silence.
Tom sıcak çikolatasını yudumladı.Tom sipped his hot chocolate.
Tom Mary'ye bir kutu çikolata getirdi.Tom brought Mary a box of chocolates.
Herkes sütlü çikolatayı sever.Everyone likes milk chocolate.
Mary, oğlanlar için çikolatalı puding yaptı.Mary made chocolate pudding for the boys.
Tom her gün çikolata yer.Tom eats chocolate every day.
Tom çok fazla çikolata yiyor.Tom eats a lot of chocolate.
Tom'un annesi ona o kadar çok çikolata yememesi gerektiğini söyledi.Tom's mother told him that he shouldn't eat so much chocolate.
Ona çikolata getirdim.I brought her chocolate.
Paskalya tavşanı aslında yumurta bırakıyor mu, öyleyse onlar çikolata mı?Does the Easter bunny actually lay eggs, and if so, are they chocolate?
Sana birkaç Belçika çikolatası getirdim.I brought you some Belgian chocolates.
Sana birkaç Belçika çikolatası satın aldım.I bought you some Belgian chocolates.
Neredeyse hiç çikolata satın almam.I almost never buy chocolate.
İlgili Sayfalar