çikolata ile cümle

çikolata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kim çikolataya bandırılmış brokoli yemek ister ki?いませんね(笑)
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Ainoa kerta, kun saamme mitään jännitystä, kun yksi kuoro-pojat on kiinni imee suklaa kesken saarnan.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Când acest lucru se întâmplă, vorbim despre o pentru de zile.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Den enda gången vi får någon spänning är när en av korgossar fångas sugande choklad under predikan.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Den eneste gang vi får en spænding er, når en af de kor-drengene er fanget suger chokolade under prædiken.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Khi điều đó xảy ra, chúng ta nói về nó cho ngày.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.합창단 - 아이 중 하나가 빨아 잡힐 때 우리가 어떤 흥분을 얻을 유일한 시간은
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Šele, ko smo dobili koli razburjenje, ko je eden od fantov zbor-ujeti sesanju čokolada med pridigo.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.Коли це відбувається, ми говоримо про це днів.
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.الوقت الوحيد الذي تحصل على أي الإثارة عندما يتم اكتشاف واحد من الأولاد جوقة مص
Koro-erkek bir emme yakalandığı zaman biz herhangi bir heyecan olsun sadece zaman vaaz sırasında çikolata.説教duringチョコレート。これが起こると、我々は、それについて話す
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Es sieht, im kleinen Keks sind Schokoladenstücke, aber das funktioniert nicht.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Je kan zegen dat in het kleine koekje Godiva-chocolade zit, maar dat werkt niet.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.작은 쿠키에는 고디바 초코렛 칩이 들어 있다고 이야기 할 수 도 있지만
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Man kan sige den lille småkage har Godiva chokolade stykker i, men det virker ikke.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Mondhatja, hogy a kis sütiben Godiva csokidarabok vannak, de nem fog működni.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Można mu nawet powiedzieć, że małe ciastko ma kawałki czekolady Godiva, ale to nie działa.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Můžete říci, že malá sušenka má v sobě lahodné kousky čokolády, ale to nepomůže.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Poţi spune că cea mică are bucăţi de ciocolată Godiva în ea, dar nu merge.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Puedes decirles que la galleta pequeña tiene trozos de chocolate Godiva, pero eso no funciona.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Vous pouvez dire que le petit cookie contient des morceaux de chocolat Godiva, cela n'aura aucun effet.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Вы даже можете сказать, что маленькая печенюшка с кусочками шоколада, но это всё равно не сработает.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Може да кажеш, че в малката бисквитка има парченца специален шоколад, но не действа.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.תוכל לטעון שהעוגייה הקטנה מכילה שוקולד ״גודייבה״,
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.يمكنك أخبارهم أن الحلوى الصغيرة تحتوي على قطع شيكولاتة شهية في داخلها،
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.子供にはその意味が伝わりません。彼は大きいクッキーが欲しいのです。
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Ada lasagna, ada casseroles, ada brownies, ada kue tart mentega, dan ada banyak pie, begitu banyak pie.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Boli tam lasagne a zapekané jedlá, boli tam sušienky, bublaniny s ovocím a bolo tam veľa, veľa koláčov.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Byly tam lazáně a zapékané těstoviny, buchty a máslové koláčky a taky koláče, spousta různých koláčů.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Er was lasagna, stoofpot, er waren brownies en boterkoekjes, en er was taart, heel veel taart.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Es gab Lasagne, Aufläufe, es gab Brownies und Butterkuchen und es gab Torten, unglaublich viele Torten.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Había lasaña, había cazuelas, había brownies, tartas dulces, y había tortas, montones y montones de tortas.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.라자냐가 있었고, 캐서롤이 있었습니다. 초콜릿 케이크와 버터 타트가 있었고, 아주 많은 파이가 있었습니다.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Và lasagna, có món thịt hầm, có bánh hạnh nhân, có bánh trái cây bơ, có nhiều, nhiều loại bánh khác.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Volt lasagna, casserole, voltak sütik, vajas mártások, És pite, sok-sok pite.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Είχε λαζάνια, κοκκινιστό, κέικ, τάρτες, πίτες, πολλά διαφορετικά είδη πίτας.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Имало лазаня, готвени ястия, сладки, масленки и други сладкиши, много сладкиши.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.היתה לזניה, היה צלי, היו בראוניז, היו עוגות חמאה, היו עוגות, המון המון עוגות.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.ブラウニーやバタータルトもあり たくさんの種類のパイがありました そして父がこの話をするとき言うのは
Mesela muz, çikolata, Bazooka sakızı gibi şeylerle. içinde küçük çizgi film çıkartmaları olan Bazooka sakızı바나나와 초콜렛 바주카 풍선껌처럼 귀하고 멋진 것들로 가득한 곳이라고 기대하니까요. 바주카 풍선껌은 포장지에 만화가 그려져 있었는데
Mesela muz, çikolata, Bazooka sakızı gibi şeylerle. içinde küçük çizgi film çıkartmaları olan Bazooka sakızıנדירים ונפלאים, כמו בננות ושוקולד ומסטיק בזוקה, מסטיק בזוקה עם העטיפה הפנימית המאויירת בקריקטורה,
Mesela muz, çikolata, Bazooka sakızı gibi şeylerle. içinde küçük çizgi film çıkartmaları olan Bazooka sakızıそしてバズーカバブルガム 漫画が描かれた小さな紙に包まれた バズーカバブルガム バズーカバブルガム ウクライナで貰えるのは一年に一度
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.¿Cuál es el costo de cada barra de caramelos y cada fruta acumulados?
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.Jaká je cena tyčinky a kyselého pásku?
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.그렇다면 막대사탕과 프룻롤업 각각의 가격은 얼마일까요?
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.Qual é o custo de cada barra de chocolate e cada Roll-Up de fruta ?
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.Vi skal finde ud af, hvor meget en chokoladebar og et frugtbånd koster.
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.Каква е цената на всеки шоколадов десерт и всяко плодово руло?
Meyveli şeker ve çikolataların fiyatı ne kadardır.Яка вартість кожної цукерки і кожного фруктового рулету?
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Arra kérte vásárlóit, hogy fizessenek jótettekkel a szeretteiknek a csokoládéért.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Cửa hàng này đề nghị khách hàng mua sô-cô-la hãy hứa sẽ làm những việc tốt đối với những người thân yêu.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.De klanten kochten chocolade met de belofte goede daden te doen voor dierbaren.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Den bad kunder om at købe chokolade med løftet om gode gerninger mod deres k‘ære.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.가게에서는 고객에게 고객이 사랑하는 사람들에게 선행을 하겠다는 약속만으로 물건을 내줍니다.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Kunden wurden mit ihrem Schokoladeneinkauf gebeten, zu versprechen, einem guten Freund etwas Gutes zu tun.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Les clients pouvaient acheter du chocolat contre la promesse de bonnes actions envers leurs proches.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Od svojich zákazníkov žiada, aby s kúpou čokolády sľúbili spraviť dobrý skutok pre svojich milovaných.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Pedia aos clientes para comprarem chocolate com a promessa de boas acções para os entes queridos.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Poprosiła klientów, by dokonywali zakupów z obietnicą dobrych uczynków wobec bliskich.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Požádali zákazníky, aby si koupili čokoládu a slíbili přitom udělat dobrý skutek pro své blízké.
İlgili Sayfalar