çikolata ile cümle
çikolata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.My všetci milujeme čokoládu.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Nous adorons tous le chocolat.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Se lo compramos a nuestros hijos.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Toţi iubim ciocolata.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Um homem morreu depois de trabalhar um turno de 36 horas.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.We houden allemaal van chocolade.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Wir alle lieben Schokolade.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Wszyscy uwiebiamy czekoladę.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Всички обичаме шоколад.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Ми всі полюбляємо шоколад.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.Мы все любим шоколад.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.רק השנה.
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.جميعنا نحب الشوكولاته
Çikolatayı severiz ve çocuklarımız için satın alırız.みんなチョコレートを子供のために買います。
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Altai-figur, der var i et chokoladeæg.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Altai-mies, jonka sain suklaamunasta.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Altajec z čokoládového vajíčka.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Altaji férfi, ami egy csokitojásban volt.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Człowiek z Ałtaju z jajka-niespodzianki.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Een Altai-poppetje uit een chocolade-ei.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Ein Altai-Mann aus einem Schoko-Ei.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.En altai-gubbe som jag fick i ett chokladägg.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.초콜릿에 들어 있던 알타이맨 인형이에요.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Pupazzetto trovato in un uovo di cioccolato.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Une figurine que j'ai eue dans un œuf en chocolat.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Μια φιγούρα που βρήκα σε ένα σοκολατένιο αυγό.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Фигурка из шоколадного яйца.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.رجل الطاي الذي أتى في بيضة من الشيكولاتة.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.電子サイコロ
Çorba, salata, sandviç ve... ...duble çikolatalý kek.Sopa, salada e sandes. Bolo de chocolate duplo.
Çünkü çikolatanın tamir edemeyeceği hiçbir üzüntü yoktur.왜냐면 초콜릿은 모든 아픔을 치유할 수 있으니까요
Çünkü çikolatanın tamir edemeyeceği hiçbir üzüntü yoktur.של שוקולד ומגפיים בסביבה, בגלל שאין שום לב שבור ששוקולד לא יכול לאחות.
Çünkü çikolatanın tamir edemeyeceği hiçbir üzüntü yoktur.لانه لا يوجد حسرة قلب لا يمكن للشوكولاته إصلاحُها
Çünkü çikolatanın tamir edemeyeceği hiçbir üzüntü yoktur.チョコレートで癒せない 心の傷はないもの そりゃまあ 癒せないのだってあるけど
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.En later zal er chocolade en chili zijn.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Később, csokoládé és chilli.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.그리고 초콜릿과 칠리를 심습니다
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Mai tarziu, ciocolata si ardei iute.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Plus tard, il y a aura du cacao et des piments.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Poi cioccolato e peperoncino.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Později to budou kakaovníky a papriky.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Później kakaowiec i chili.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Selanjutnya, akan ada kakao dan cabai.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Später Schokolade und Chilis.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.В дальнейшем, шоколадные деревья и стручковый перец.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.По-нататък шоколад и чили.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.בשלב השני יהיו בננות ופפאיות,
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.وفيما بعد، سيكون هناك الشوكولاتة والفلفل.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.そして徐々に木が生い茂り、
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg덴마크의 쵸코렛 회사인 안톤 베르크는
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.A companhia de chocolate dinamarquesa Anthon Berg abriu uma loja denominada "loja generosa" em Copenhaga.
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.A dán csokoládé vállalat, Anthon Berg egy úgynevezett "nagylelkűség boltot" nyitott Koppenhágában.
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Anthon Berg - một công ty sô-cô-la Đan Mạch đã khai trương một (tạm gọi là) "cửa hàng hào phóng" ở Copenhagen.
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Dánska čokoládová spoločnosť Anthon Berg otvorila v Kodani takzvaný "štedrý obchod".
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Dánský výrobce čokolády Anthon Berg otevřel v Kodani takzvaný "šlechetný obchod".
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Den danske chokolade virksomhed Anthon Berg åbnede en såkaldt "gavmild butik" i København.
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Der dänische Schokoladenfabrikant Anthon Berg eröffnete in Kopenhagen den so genannten "Großzügigen Laden".
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Duńska firma cukiernicza Anthon Berg otworzyła w Kopenhadze "hojny sklep".
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.Het Deense chocoladebedrijf Anthon Berg opende een 'gulle winkel' in Kopenhagen.
Danimarkalı çikolata şirketi Anthon Berg Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.La compagnie de chocolat danoise Anthon Berg a ouvert ce qu'elle appelle un "magasin généreux" à Copenhague.