çikolata ile cümle
çikolata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama biliyorum ki hep bildiğini yapacak, bu yüzden ona hep destek sağlayacağım çikolata ve yağmur çizmeleriyle.לראות אם את יכולה לשנות אותו." אבל אני יודע שהיא תעשה זאת בכל מקרה, אז במקום אני תמיד אשמור תוספת
Ama biliyorum ki hep bildiğini yapacak, bu yüzden ona hep destek sağlayacağım çikolata ve yağmur çizmeleriyle.وانا أعي ان الحياة ستقدر عليها ذات يوم لذا سوف أدخر لها الشوكولاته وأحذية المطر المفيدة ،
Ama biliyorum ki hep bildiğini yapacak, bu yüzden ona hep destek sağlayacağım çikolata ve yağmur çizmeleriyle.でもその子は どうせやるんだろうから 代わりにチョコレートと雨靴を 余分に入れておこう
Ama bu çocuk, bir çikolata vererek onu hemencecik gördü. Değil mi?A toto dítě mohlo vidět okamžitě, jen nabídnutím kousku čokolády.
Ama bu çocuk, bir çikolata vererek onu hemencecik gördü. Değil mi?Этот ребенок смог увидеть, просто внезапно отдав кусок шоколада.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Aber es stellt sich heraus, dass sich Tryptophan ebenfalls in Käse und Schokolade findet.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Ale ukázalo se, že tryptofan najdeme také v sýru a čokoládě.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Dar iată că triptofanul întâmplător se găsește şi în brânză şi ciocolată.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.De mint kiderült, a sajt is és a csoki is tartalmaz triptofánt.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.그런데 그 트립토판이 치즈와 초콜릿에서 발견된 겁니다.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Ma salta fuori che il triptofano è stato trovato anche nel formaggio e nel cioccolato.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Mutta kävi ilmi, että tryptofaania sattuu olemaan myös juustossa ja suklaassa.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Nhưng hóa ra trytophan cũng có trong phô mai và chocolate.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Okazuje się jednak, że tryptofan znajduje się także w serze i czekoladzie.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Or il se trouve que le tryptophane est également présent dans le fromage et le chocolat.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Pero resulta ser que el triptófano también se encuentra en el queso y el chocolate.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Tryptofaan zit ook in kaas en chocolade. Tryptofaan zit ook in kaas en chocolade.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Βέβαια, απ' ό,τι φαίνεται η θρυπτοφάνη βρίσκεται, επίσης, στο τυρί και τη σοκολάτα.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Но оказывается, триптофан также содержится в сыре и шоколаде.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.אבל מסתבר שטריפטופן נמצא במקרה גם בגבינה ושוקולד.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.و لكن اتضح ان التربتوفان ايضا يتواجد في الجبن و الشوكولاتة
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.含まれていることが 分かったのです チーズやチョコレートが 意思決定に良い効果をもたらすと
"Annem bana çikolata verir, Ve bir hafta boyunca hafta sonuna kadar onu yerim.Meine Mama gibt mir Schokolade zum essen nach der Schule, die ganze Woche.
"Annem bana çikolata verir, Ve bir hafta boyunca hafta sonuna kadar onu yerim.Moje maminka mi dává čokoládu, abych ji snědla v době, kdy je škola zavřená.
"Annem bana çikolata verir, Ve bir hafta boyunca hafta sonuna kadar onu yerim.Моя Мама дает мне шоколад на перемене, когда школа закрыта.
"Anne, ona çikolatayı verdim, Ama o bana tek bir parça bile ayırmadan hepsini aldı."Mami, dala jsem Bohu čokoládu a on si ji celou vzal a nedal mi z ní ani půlku.
"Anne, ona çikolatayı verdim,"Мам, я дала ему шоколад
Artık çikolata almıyor olmalıyım.Mohl jsem si hodit mincí.
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!BAek Seung Jo's choklad!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Baek Seung Jos Schokolade!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Bomboanele de ciocolata ale lui Baek Seung Jo!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Chocolate cho Baek Seung Jo!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Coklatnya Baek Seung Jo!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Czekoladki Baek Seung Jo!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!De chocolaatjes voor Baek Seung Jo!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!I cioccolatini di Baek Seung Jo!
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Les chocolats de Baek Seung Jo !
Baek Seung jo'nun çikolataları!!!Шоколад Бэк Сын Чжо!
Bana söyle, "Ona çikolatayı verdim, ama o yemedi." Bunu yapmalısın, sonra da pazartesi günkü satsanga gel."Dal jsem mu čokoládu a on nejedl." Musíš to udělat a pak přijď v pondělí na satsang.
Bana söyle, "Ona çikolatayı verdim, ama o yemedi." Bunu yapmalısın, sonra da pazartesi günkü satsanga gel.Ты скажешь мне: "Я дал шоколад и Он не съел." Ты должен сделать это и потом приходи на сатсанг в понедельник.
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Chcielibyście trochę więcej maliny, troszkę więcej czekolady, tu i tam?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?라스베리, 초콜릿 향과 맛을 더 원하세요?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Querem mais um bocadinho de framboesa, um bocadinho de chocolate, aqui ou ali?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?¿Quieren un poco más de frambuesa, un poco más de chocolate por aquí o por allá?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?U wilt een beetje meer frambozen-, of chocoladesmaak hier of daar?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Volete un po' piu' di lampone, di cioccolato qui e là?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Vous voulez un peu plus de mûres, de chocolat ici ou là?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Vreţi un pic mai multă zmeură pe aici, puţin mai multă ciocolată pe colo?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Θέλετε λίγο περισσότερο βατόμουρο, λίγη περισσότερη σοκολάτα εδώ ή εκεί;
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Искате ли малко повече малина, малко повече шоколад тук-таме?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?Хотите чуть больше клубничного или шоколадного здесь или там?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?אתם רוצים קצת יותר פטל, קצת יותר שוקולד כאן או שם?
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?هل تريد القليل من التوت هنا ، القليل من الشوكولاته هناك؟
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?これらを全て実現することは可能ですし
Bence Barricini ailesi orada bir dükkan açıp çikolata satmalı.Cred că familia Barricini ar trebui să deschidă un magazin acolo și să vândă ciocolată.
Bence Barricini ailesi orada bir dükkan açıp çikolata satmalı.Creo que la familia Barricini debería abrir una tienda ahí en el mausoleo y vender chocolate.
Bence Barricini ailesi orada bir dükkan açıp çikolata satmalı.Ich finde die Barricini Familie sollte ein Geschäft eröffnen und Schokolade verkaufen.
Bence Barricini ailesi orada bir dükkan açıp çikolata satmalı.Ik vind dat de Barricini-familie er chocolade moet gaan verkopen.
Bence Barricini ailesi orada bir dükkan açıp çikolata satmalı.Je pense que la famille Barricini aurait dû y ouvrir une boutique et vendre du chocolat.
Bence Barricini ailesi orada bir dükkan açıp çikolata satmalı.전 바리시니가가 거기 초코렛가게를 열어야한다고 생각합니다.