çiğne ile cümle
çiğne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.Przeżuwający krab jest naprawdę fascynujący.
Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.Sättet som krabbor tuggar på är fascinerande.
Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.Этот процесс пережёвывания действительно очень интересен.
Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.לעיסת סרטנים היא למעשה באמת מרתקת.
Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.مضغ السراطين شيء رائع جداً.
Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.カニの甲羅の下には 複雑な器官があって
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Che non significa masticare i granchi.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.És itt nem a rák megrágására gondolok.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Ik bedoel niet kauwen op krabben.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Jag menar inte att tugga på krabbor.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Je ne parle pas de mastiquer des crabes.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.제가 게를 먹었다는 얘기가 아니에요,
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Maksud saya bukan mengunyah kepiting.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Nemyslím tím, jak žvýkat kraby.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Nie, nie przeżuwania krabów.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Nu mă refer la mestecarea crabilor.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Tôi không có ý định nhai những con cua này
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Y no me refiero a masticar los cangrejos.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Я не имею в виду поедание крабов.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.ואני לא מתכוון ללעיסה של סרטנים.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.ولا أقصد مضغك للسراطين.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.僕はボルチモア育ちだから カニを噛むのは超得意だけどね
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Bấy giờ tôi đập giập chúng nó khác nào bụi dưới đất; Chà nát, giày đạp chúng nó giống như bùn ngoài đường.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Bấy_giờ tôi đập giập chúng_nó khác_nào bụi dưới đất ; Chà nát , giày_đạp chúng_nó giống như bùn ngoài đường .
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Então os moí como o pó da terra; como a lama das ruas os trilhei e dissipei.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Ich will sie zerstoßen wie Staub auf der Erde; wie Kot auf der Gasse will ich sie verstäuben und zerstreuen.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Îi pisez ca pulberea pămîntului, îi zdrobesc, îi calc în picioare, ca noroiul de pe uliţe.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Ik vermaalde hen tot stof, sloeg hen uiteen en doodde hen, ruimde hen op als waardeloos vuil in de straat.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.I potarłem je jako proch ziemi, jako błoto na ulicach podeptawszy je, rozmiotałem je.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.I potřel jsem je jako prach země, jako bláto na ulicích potlačil a rozptýlil jsem je.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Jeg knuste dem som Jordens Støv, som Gadeskarn tramped jeg på dem.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Je les broie comme la poussière de la terre, Je les écrase, je les foule, comme la boue des rues.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.내가 저희를 땅의 티끌같이 부스러뜨리고 거리의 진흙같이 밟아 헤쳤나이다
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Li disperdo come polvere della terra, li calpesto come fango delle piazze
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Los desmenucé como polvo de la tierra; los deshice como lodo de la calle y los aplasté
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Mereka kuremukkan seperti debu yang berhamburan, dan kusapu seperti lumpur di jalan
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Minä survon heidät maan tomuksi, kadun loaksi minä heidät poljen ja tallaan.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Och jag stötte dem sönder till stoft på jorden, jag krossade och förtrampade dem såsom orenlighet på gatan.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Og jeg knuser dem som jordens støv; jeg sønderknuser dem, tramper dem ned som søle på gatene.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Rozdrvil som ich tak, že boli jako prach zeme, zdeptal som ich ako blato ulice a rozšliapal som ich.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Szétmorzsolom õket, mint a föld porát, Összezúzom, mint az utcza sarát, széttaposom õket.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Tedaj sem jih strl kakor prah zemlje, pogazil in razteptal sem jih kakor blato na ulicah.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Και κατελεπτυνα αυτους ως την σκονην της γης συνετριψα αυτους ως τον πηλον της οδου και κατεπατησα αυτους.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Тогава ти стрих като земния прах, Сгазих ги, както калта на пътищата, и стъпках ги;
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.Я рассеваю их, как прах земной, как грязь уличную мну их и топчу их.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.ואשחקם כעפר ארץ כטיט חוצות אדקם ארקעם׃
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.فاسحقهم كغبار الارض. مثل طين الاسواق ادقهم وادوسهم.
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.我 搗 碎 他 們 、 如 同 地 上 的 灰 塵 . 踐 踏 他 們 四 散 在 地 、 如 同 街 上 的 泥 土
Yerin tozu gibi onları ezdim, Sokak çamuru gibi ayağımın altında çiğnedim.我 搗碎 他 們 、 如同 地上 的 灰塵.踐踏 他 們 四 散 在地 、 如同 街上 的 泥土
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Albowiem jeźli to, com zburzył, znowu zasię buduję, przestępcą samego siebie czynię.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Căci, dacă zidesc iarăş lucrurile, pe cari le-am stricat, mă arăt ca un călcător de lege.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Car, si je rebâtis les choses que j`ai détruites, je me constitue moi-même un transgresseur,
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.for hvis jeg igjen bygger op det jeg brøt ned, da viser jeg mig selv som en lovbryter.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Infatti se io riedifico quello che ho demolito, mi denuncio come trasgressore
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.만일 내가 헐었던 것을 다시 세우면 내가 나를 범법한 자로 만드는 것이라
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Lebo ak to, čo som zboril, zase staviam, robím seba priestupníkom.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Mert, ha a miket elrontottam, azokat ismét fölépítem, önmagamat teszem bûnössé.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.når jeg nemlig igen bygger det op, som jeg nedbrød, da viser jeg mig selv som Overtræder.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Nebo budu-li to, což jsem zbořil, opět zase vzdělávati, přestupníkem sebe činím.
Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.Porque, se torno a edificar aquilo que destruí, constituo-me a mim mesmo transgressor.