çiğne ile cümle
çiğne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Lábbal tapodtatik meg Efraim részegeinek kevély koronája,
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Mão triều thiên kiêu ngạo của những bợm rượu Ép-ra-im sẽ bị giày đạp dưới chơn.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Mão triều thiên kiêu_ngạo của những bợm rượu Ép - ra-im sẽ bị giày_đạp dưới chơn .
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Med Fødderne trampes de ned, Efraims berusedes stolte Krans
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Med føtter skal den tredes ned, Efra'ims drukne menns stolte krone,
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Nogami podeptana będzie pyszna korona, pijanicy Efraimscy!
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Nohami bude zašliapaná, koruna pýchy opilcov Efraimových.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Nohami pošlapána bude koruna pýchy, ožralci Efraimští.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Under fötterna bliver den då trampad, Efraims druckna mäns stolta krona.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Va fi călcată în picioare, cununa îngîmfată a beţivilor lui Efraim;
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Ο στεφανος της υπερηφανιας των μεθυσων του Εφραιμ θελει καταπατηθη υπο τους ποδας.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Горделивият венец на Ефремовите пияници Ще се тъпче под нозе;
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.Ногами попирается венок гордости пьяных Ефремлян.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.ברגלים תרמסנה עטרת גאות שכורי אפרים׃
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.بالارجل يداس اكليل فخر سكارى افرايم.
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.以 法 蓮 高 傲 的 酒 徒 、 他 的 冠 冕 、 必 被 踏 在 腳 下
Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.以法 蓮 高傲 的 酒徒 、 他 的 冠冕 、 必被 踏在 腳下
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Ainakaan ne eivät pure meitä.
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Almeno non dovremo preoccuparci di essere divorati.
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Al menos no nos masticarán hasta matarnos.
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Assim, não temos de nos preocupar com o facto de nos comerem.
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Då slipper vi åtminstone bli uppätna.
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Przynajmniej nas nie zagryzą.
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Τουλάχιστον να μην ανησυχούμε ότι θα μας φάνε!
En azından çiğnenerek ölme kaygısı yaşamayız.Тогда нас хотят бы не загрызут.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.Ale stovka statečných Saúdských žen zákaz porušila a ten den řídila.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.백명의 용감한 사우디 여성들은 규제를 어기고 그 날 운전을 했습니다.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.Men, ett hundratal modiga saudiska kvinnor bröt mot förbudet och körde den dagen.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.אבל כמאה נשים סעודיות אמיצות שברו את האיסור ונהגו ביום הזה.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.ولكن بضع مئات من نساء السعودية الشجاعات كسرنّ الحاجز وقادوا في ذلك اليوم.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.掟を破り その日 車を運転しました 逮捕者はゼロ ついにタブーを打ち破ったのです
Fakat onu kurtarmak için kırmızıda bir trafik lambasından geçmek zorundasın. Bir kural çiğnemek zorundasın.Pero para salvarla, te tendrías que saltar un semáforo en rojo, te tendrías que saltar una norma.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Az egyik ötletem a rákrágás megfigyeléséből adódik.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Een idee komt uit de studie van kauwende krabben.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.En idé kommer från tuggande krabbor.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Jeden nápad přišel od žvýkání krabů.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Jeden z pomysłów nasunęła obserwacja przeżuwających krabów.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.게의 저작 운동을 보고 한 가지 아이디어를 떠올렸는데,
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Một trong những ý tưởng đó được đề xuất qua bài học về hành động nhai của con cua
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.O idee vine din observarea modului de mestecare al crabilor.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Salah satu konsep itu berasal dari kepiting pengunyah.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Une de ces idées vient d'études sur la mastication des crabes.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Un'idea viene dalla masticazione dei granchi.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor. Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Eine Idee kommt vom Kauen der Krebse und ich meine nicht, dass wir Krebse kauen.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor. Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Uma ideia vem de lições tiradas da mastigação dos caranguejos.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Y una idea proviene de las lecciones de masticación de los cangrejos.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Одна из идей возникла при изучении жевания крабов.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.ורעיון אחד מגיע מנסיון של לעיסת סרטנים.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.وأتت إحدى الأفكار من دروس مضغ السراطين
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.僕らがカニを噛むんじゃないよ
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.com indignação marchas pela terra, com ira trilhas as nações.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.Con ira pisoteaste la tierra; con furor trillaste las naciones
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.Dengan geram Engkau menjelajahi bumi; bangsa-bangsa Kauinjak-injak dengan panas hati
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.Du zertratest das Land im Zorn und zerdroschest die Heiden im Grimm.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.Haragodban eltaposod a földet, búsultodban szétmorzsolod a nemzeteket.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.I förgrymmelse går du fram över jorden, i vrede tröskar du sönder folken.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.I harme skrider du frem over jorden, i vrede treder du folkene ned.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.I Harme skrider du hen over Jorden, du nedtramper Folk i Vrede.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.Kiivastuksessa sinä astut maata, puit kansoja vihassa.
Gazap içinde ilerledin yeryüzünde, Ulusları öfkeyle çiğneyip ezdin.주께서 노를 발하사 땅에 돌리셨으며 분을 내사 열국을 밟으셨나이다