çiçekleri ile cümle

çiçekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Farklı çiçeklerin farklı anlamları vardır.Different flowers represent different meanings.
Park oldukça büyüktür; Çok sayıda ağaçları ve çok sayıda çiçekleri vardır.This park is pretty big; it has a lot of trees and many flowers.
Onlar eğrelti otlarının çiçekleri olabileceğini söylüyor.They say that ferns can have flowers.
Çiçeklerin hiçbiri plastik değildir.None of the flowers are plastic.
Çiçeklerin hepsi soldu.The flowers have all withered.
Babam çiçekleri suluyor.My father is watering the flowers.
Biz çiçekleri sulamalıyız.We need to water the flowers.
Lütfen çiçekleri sula.Please water the flowers.
Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.Beautiful flowers have thorns.
Çiçekleri sulamak zorundayız.We have to water the flowers.
Rahibenin görevi, çiçekleri ve karnabaharları sulamaktır.The nun's duty is to water the flowers and the cauliflowers.
Nisan yağmurları mayıs çiçeklerini getirir.April showers bring May flowers.
O, onun çiçekleri toplamasını istemiyordu.She doesn't want him to pick the flowers.
Sertleştikten sonra, çiçeklerini muhafaza etmen için yeni vazonu kullanabilirsin.After hardening, you can use your new vase to hold flowers.
Çiçekleri niçin satın aldınız?Why did you buy the flowers?
Tarla kır çiçekleriyle dolu.The field is full of wild flowers.
Nati ve ben çiçekleri suluyorduk, sonra o beni sulamaya karar verdi!Nati and I were watering the flowers, then she decided to water me!
Tom Mary'ye topladığı bazı çiçekleri verdi.Tom gave Mary some flowers he'd picked.
Tom çiçekleri suladı.Tom watered the flowers.
Çiçekleri satın aldım çünkü bu akşam büyükannemi ziyaret edeceğim.I buy the flowers because I will pay visit to my grandmother this evening.
Çocuklar hayatın çiçekleridirler.Children are the flowers of life.
O, çiçekleri kimin gönderdiğini bilmek istiyor.She wants to know who sent the flowers.
O, çiçekleri kimin gönderdiğini bulmak için meraklıdır.She's curious to find out who sent the flowers.
İnci çiçekleri yakında açacak.The lilies of the valley will flower soon.
Tom çiçekleri topluyor.Tom is picking flowers.
Mary çiçekleri kokluyor.Mary is smelling the flowers.
Mary henüz çiçeklerini sulamadı.Mary hasn't watered her flowers yet.
Çiçekleri sulamak zorundayım.I have to water the flowers.
Babam çiçekleri sular.My father waters the flowers.
Dün gönderdiğim çiçekleri aldığını umuyorum.I hope you received the flowers I sent yesterday.
Sana yolladığım çiçekleri aldın mı?Did you get the flowers I sent you?
Geçen gün gönderdiğim çiçekleri aldın mı?Did you get the flowers I sent the other day?
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
Bu çiçeklerin solmasına izin veremeyiz. Sula onları lütfen.We can't let these flowers die. Please water them.
Çiçekleri nereden aldın?Where did you buy flowers?
Bu çicekleri nereden satın aldın?Where did you buy the flowers?
Çiçekleri sularım.I water the flowers.
O bahçedeki çiçeklerin hepsini saydı.She counted all of the flowers in the garden.
Bu çiçekleri düzenleyeceğim.I'm going to arrange these flowers.
Çiçekleri toplamayabilirsin.You may not pick the flowers.
Bütün rengarenk çiçeklerin güzelliklerine hayran kaldım.I admired the beauty of all the colorful flowers.
Kiraz çiçeklerine bakmak için geldim.I came to look at the cherry blossoms.
Çiçekleri koklayabiliyorum.I can smell flowers.
Bu çiçeklerin çok hoş bir kokusu var.These flowers have a really nice fragrance.
O çiçekleri koymak için mükemmel bir yer biliyorum.I know the perfect place to put those flowers.
Bu çiçekleri kendim topladım.I picked these flowers myself.
Ben çiçekleri severim.I love flowers.
Çiçekleri ve bitkileri sever.She loves flowers and plants.
Çiçeklerini suluyor.She is watering her flowers.
O çiçekleri kim için aldın?Who did you buy those flowers for?
O çiçekleri kime aldın?Who did you buy those flowers for?
Tom çiçekleri seviyor.Tom loves flowers.
Tom çiçekleri sever.Tom loves flowers.
Çiçeklerin kokusu evimizi kapladı.The scent of flowers filled our home.
Tom çiçekleri çöp tenekesine attı.Tom tossed the flowers into the garbage can.
Lütfen bu çiçekleri sepete koy.Please put these flowers in the basket.
Tom çiçekleri bir vazoya koydu.Tom put the flowers in a vase.
Çocuklar hayatlarımızın çiçekleridir.Children are the flowers of our lives.
Meyve vermeden önce, portakal ağaçları turuncu çiçekleri ile çiçek açar.Before bearing fruit, orange trees bloom with orange blossoms.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and water.

İlgili Sayfalar