çiçekleri ile cümle

çiçekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Feltűnően emlékeztet a spanyol gesztenyefa virágára.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Giống rõ rệt mùi hoa của cây hạt dẻ Tây Ban Nha.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Muito semelhante ao das flores do castanheiro espanhol,
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Nápadně jako květy kaštanu jedlého.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Niezwykle przypomina kwiecię kasztanu.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Obzvlášť ako kvety gaštanu jedlého.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Remarcabil de similar cu cel al florilor castanului spaniol.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Remarquablement semblable à la fleur du châtaignier espagnol.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Ricorda molto l'odore dei fiori di castagno spagnolo.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Αξιοσημείωτα παρόμοια με τα άνθη του Ισπανικού κάστανου.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Забележително подобно на цвета на испанския кестен.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"כמו פרחי באך ספרדיים.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"مشابهة لرائحة الكستناء الإسباني"
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:時に花のさわやかな香りだが
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Ak mám semená a môže rásť kvety na záhrade, nebudú mŕtvi vôbec - bude ožívajú. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Als ik zaadjes en kan bloemen laten groeien van de tuin zal niet dood zijn geheel - het zal komen tot leven. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Če imam semena in lahko rastejo rože na vrtu ne bo mrtev sploh - bo prišel živ. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Dacă am de seminţe şi poate face să crească flori gradina nu va fi mort, la toate - se va sa prinda viata. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Ha van magvak és lehet, hogy virágok nőnek a kert nem halott egyáltalán - akkor életre kelnek. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Hvis jeg har frø og kan gøre blomster gro i haven, vil ikke være død på alt - det vil bliver levende. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Jeśli mam nasiona i kwiaty mogą rosnąć w ogrodzie nie będzie martwy w ogóle - to będzie ożywają ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Jos minulla on siemeniä ja voi tehdä kukkia kasvaa puutarhassa ei kuollut ollenkaan - se eloon. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "제가 씨앗을 가지고와 꽃이 성장 할 수있다면 정원은 전혀 죽은되지 않습니다 - 그것은 것입니다 살아 와서. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Pokud mám semena a může růst květiny na zahradě, nebudou mrtví vůbec - bude ožívají. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Se eu tiver sementes e flores pode fazer crescer o jardim não será morta em tudo - ele vai vir vivo. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Se ho i semi e può fare crescere i fiori del giardino non sarà morto a tutti - sarà prendono vita. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Ако имам семена и може да направи цветя растат в градината ще бъдат мъртви - това ще оживяват ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Если у меня есть семена и может сделать цветы растут в саду не будет мертвых вообще - это будет оживают ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Якщо у мене є насіння і може зробити квіти ростуть в саду не буде мертвих взагалі - це буде оживають ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "אם יש לי זרעים יכולים להפוך לגדול פרחים בגינה לא יהיה מת בכלל - זה יהיה לבוא בחיים. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "生きて来る。" マーサは彼女のペンで返された時ので、彼女は再びその日の午後は外出していない
Ulysse, çiçekleri sahneye koyar mısın.Ulysse, pon las flores en la escena. Julie...
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Cât de dezamăgiți trebuie să fie când găsesc copaci înfrunziți, în loc de vestiții cireși în floare!
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Che delusione, per loro, ritrovarsi solo con degli alberi, anziché con i famosi fiori di ciliegio!
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Jakie to dla nich rozczarowanie, gdy widzą drzewa zamiast słynnych kwiatów wiśni.
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!벚꽃이 빨리 져서 없으면 얼마나 실망스러울까요!
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Qué desilusión para ellos encontrarse, bueno, con árboles en lugar de ¡las famosas flores de cerezo!
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Quelle déception pour eux de trouver des arbres plutôt que les célèbres fleurs de cerisier !
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Как грустно им видеть голые деревья вместо цветов!
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!Колко разочароващо е за тях да открият, ами, дървета вместо прочутите черешови цветове!
Ünlü kiraz çiçekleri yerine, sadece 'ağaç' bulmak, onlar için nasıl bir hayal kırıklığıdır kim bilir!כמה מאכזב זה עבורם לגלות, ובכן, עצים במקום תפרחות הדובדובנים המפורסמות!
Vazoyu da hatırladım. Beyazdı ve mavi çiçekleri vardı. Bu doğru.Ντρεπόμουν να υποδύομαι πάθη άλλων.
Ve çiçekler içinde aynı şey geçerli. Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ne poznam nikogar, ki ne bi maral rož.
Ve her zaman çiçekleri koklamak항상 꽃 향기를 맡는데 시간을 내어보고,
Ve her zaman çiçekleri koklamakNeem altijd de tijd om de geur van bloemen op te snuiven,
Ve her zaman çiçekleri koklamakPrendetevi del tempo per annusare i fiori,
Ve her zaman çiçekleri koklamakותמיד קחו את הזמן להריח את הפרחים,
Ve her zaman çiçekleri koklamakودائماً .. توقفوا قليلاً لكي تستنشقوا رائحة الزهور ..
Ve her zaman çiçekleri koklamak自分を美で満たして
Ve her zaman çiçekleri koklamak花时间闻下D花,
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.Dan kita ingin bunga-bunga indah tumbuh dalam internet.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.E gostaríamos que as flores crescessem na Net.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.E noi vorremmo vedere fiori nascere in rete.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.És szeretnénk, ha virágok nőnének belőlük a neten.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.Ja me haluaisimme, että Internetissä kasvaisi kukkia.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.우리는 네트에서 꽃처럼 자라게 하고 싶습니다.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.Nous souhaitons qu'elles se développent sur Internet.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.Og vil vil gerne se blomster vokse frem på Nettet.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.Publicznie opłacane dane są tu na dole. Chcielibyśmy wyhodować kwiaty w sieci.
Ve internette çiçeklerin açmasını istiyoruz.Şi am dori să crească pe Internet ca nişte flori.

İlgili Sayfalar