çiçekler ile cümle
çiçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları. Çiçek açmaya başladılar.Аз съм мъж и обичам природата, цветята, дърветата, особено когато започнат да цъфтят.
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları.- Estoy en cualquier lugar, soy un hombre, me gusta la naturaleza, ¿sabes? y las flores.
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları.Sono ovunque,sono un uomo,mi piace la natura, lo sai?
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları.花や木も一斉に成長をはじめます
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Chẳng thấy ai nói là "Tôi không thích hoa."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ich habe noch nie jemanden getroffen, der sagt "Ich mag keine Blumen".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ik heb nooit iemand ontmoet die zou zeggen: "Ik hou niet van bloemen."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Je n'ai jamais rencontré quelqu'un qui dise: "Je n'aime pas les fleurs".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım."나는 꽃이 싫어요"라고 말하는 사람도 만나보지 못했습니다.
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nie spotkałem nikogo kto mówi, "nie lubię kwiatów."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nikdy som nestretol nikoho, kto by povedal, "Nemám rád kvety."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Non conosco nessuno che dica: "Non mi piacciono i fiori."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nu am întâlnit niciodată pe cineva care spună: "Nu îmi plac florile."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nunca encontrei ninguém que dissesse: "Não gosto de flores."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nunca he oído a nadie decir: "No me gustan las flores".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Saya belum pernah bertemu orang yang mengatakan, "Saya tidak suka bunga."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Sohasem találkoztam még olyannal, aki azt mondja, "Nem szeretem a virágokat."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Δε γνώρισα ποτέ κανένα που να λέει, "Δε μ'αρέσουν τα λουλούδια."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Никога не съм срещал някой, който да казва: "Не обичам цветя."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Я никогда не встречал кого-либо, кто бы сказал: "Я не люблю цветы".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Я ніколи не зустрічав людини, яка говорить: "Я не люблю квіти."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.מעולם לא פגשתי מישהו שאומר "אני לא אוהב פרחים"
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.ولم اجتمع ابدا باي شخص يقول : "أنا لا أحب الزهور".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.植物をテーマにした
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Bagi saya, langit selalu kelabu, bunga juga selalu kelabu, dan televisi masih hitam putih.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Für mich ist der Himmel immer grau, Blumen sind immer grau, und das Fernsehen ist immer noch schwarzweiß.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Niebo jest zawsze szare. Kwiaty też. Telewizja nadal czarno-biała.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Para mim, o céu é sempre cinzento, as flores são sempre cinzentas, e a televisão ainda é a preto e branco.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Pentru mine, cerul este mereu gri, florile sunt întotdeauna gri, iar televiziunea este încă alb-negru.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Per me, il cielo è sempre grigio, i fiori sono sempre grigi, e la televisione è ancora in bianco e nero.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Pre mňa je obloha stále šedá, kvety vždy šedé a televízia je stále čierno-biela.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Pro mě je obloha vždycky jen šedá, květiny jsou vždycky šedé, a televize je stále černobílá.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Számomra az ég mindig szürke, a virágok is szürkék, és a TV még mindig fekete-fehér.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.하늘도 항상 흑백이고 꽃들도 항상 흑백이고 TV도 제겐 여전히 흑백입니다.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Ο ουρανός είναι πάντα γκρι για μένα, το ίδιο και τα λουλούδια, και η τηλεόραση είναι ακόμα ασπρόμαυρη.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Для мене небо є завжди сірим, квіти завжди сірі і телебачення досі чорно-біле.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.Для меня небо всегда серое, цветы всегда серые, и телевидение по-прежнему чёрно-белое.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.За мен небето е винаги сиво, цветята са сиви и телевизията е черно-бяла.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.עבורי, השמיים הם תמיד אפורים, פרחים הם תמיד אפורים, והטלוויזיה היא עדיין בשחור לבן.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.بالنسبة لي، فإن السماء دائماً رمادية، الزهور دائماً رمادية، والتلفاز لا يزال باللونين الأبيض والأسود.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.どの花もグレーです テレビもまだ白黒です でも21歳から
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.E quando prende il nettare, i fiori non si sentono imbrogliati. Infatti, invitano le api con i loro colori.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.És amikor kiszívja a nektárt, a virág nem bánja. Valójában ők maguk hívják a méheket, a színeikkel.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.꽃은 자기 꿀을 뺐았겼다고 생각하지 않습니다 사실, 꽃이 화려한 색으로
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.la fleur ne se sent pas flouée. De fait, elle incite les abeilles avec ses couleurs.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Și atunci când ia nectarul, florile nu se simt dezavantajate. De fapt, ele invită albinele prin culorile lor.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Y cuando toma el néctar, las flores no se sienten defraudadas. De hecho, invitan a las abejas con sus colores.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Και όταν παίρνει το νέκταρ, τα λουλούδια δεν νιώθουν κατώτερα.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.הפרחים לא מרגישים כאילו נגזל מהם משהו. למעשה, הם מזמינים את הדבורים
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.لا تشعر الوردة بالنقص ولا بفقدان هذا الرحيق. بل في الحقيقة، الورود تدعوا نحلات العسل
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.花は色を使って ミツバチを呼び寄せている程ですから
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.A menyasszonyi virágok szolgálnak egy eltemetett corse, És minden dolgok változnak, hogy éppen ellenkezőleg.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Bunga pengantin kami melayani untuk corse terkubur, Dan segala sesuatu mengubahnya sebaliknya.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Flores nossas noivas servem para um corse enterrado, E todas as coisas mudá-los do contrário.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Flori nostru de mireasă servi pentru o Corse îngropat, Şi toate lucrurile le modifica în sens contrar.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Hoa cưới của chúng tôi phục vụ cho một Corse chôn, tất cả mọi thứ thay đổi ngược lại.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.I nostri fiori da sposa in carica per un corse sepolto, E tutte le cose cambiarle il contrario.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.우리 결혼 꽃이 묻었 꼬르스에 대한 봉사, 그리고이 모든 것들이 그 반대로 변경할 수 있습니다.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Meidän morsiamen kukkia palvelevat haudattu Corse, ja kaikki asiat muuttuvat ne päinvastoin.
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Naša poročna cvetje služijo za zakopane corse, In vse stvari, ki jih spremenite v nasprotno.