çiçekler ile cümle
çiçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çuha çiçekleri en güzel dönemlerindeydi.The primroses were in full bloom
Çiçekler güzel kokuyor.The flowers smells good.
Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.I was shower with gifts and flowers and visitors.
Polenler çiçeklerin anterleri tarafından üretiliyor.Pollen is produced by the anthers of flowers.
Sadece güzel çiçekler değil ağaçlar ve çimenler de polenlere sahip.And it isn't just bright flowers that have pollen; it's also trees and grasses.
Yani çok sıkıcı çiçekler olan ağaçlar böcekleri kendilerine çekmeye çalışmıyorlar.So, trees: very boring flowers, not really trying to attract insects.
Fakat çiçekler ayrıca pek çok hareket gösterebilirler.But plants are also able to show a lot of movement.
Oh çiçekler!Oh flowers!
Seni çiçeklerle kaplayacağım!I'll cover you with flowers!
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Our bridal flowers serve for a buried corse, And all things change them to the contrary.
[Paris girin ve onun yatak çiçekler ve bir meşale.][Enter Paris, and his Page bearing flowers and a torch.]
BOY O onun bayan mezarı saçmak için çiçekler ile geldi;BOY He came with flowers to strew his lady's grave;
Beyazdı ve mavi çiçekleri vardı.It was white, with blue flowers.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.The famed cherry blossoms in Washington D.C. are blooming five days earlier than before.
Çiçekler açmadan, geri döneceğim.Before the flower blooms, I will be back.
Bana çiçekleri sormuştunuz?You asked me about a flower?
Sonra da Sita'ya sarıldı ve cennetten ya da bir yerlerden, çiçekler düşmeye başladı.And I think he did hug her and then flowers fell from the heavens or something
Ve çiçekler gerçekten haylazdır.And flowers are a real bugger.
Çiçekler için üremesi gerçekten zordur.They're really difficult for plants to produce.
Ve çiçekler gerçekten bu kadar aşırı süslü olmak zorunda değil.And the flowers don't really have to be that gaudy.
Bunlar hepimizin gördüğü sarı küçük çiçekler, her yerde sarı küçük çiçekler.These are little yellow flowers like we all see, little yellow flowers all over the place.
Çiçekler sallanır, çimenler eğilir... sevimli evimizin etrafında.Flowers nod, grasses bow Around our lovely house
"Çiçeklerin açtığı her yerde onun izlerini görüyorum."I see His traces wherever flowers bloom.
Çiçekler, şamdanlar ya da sevdiğiniz diğer dekorasyonlar ekleyin.Set out any flowers, candlesticks, or other decorations you like.
Çiçekler onu güzel yapacak, ve bal tatlı yapacak."The flowers make it beautiful, and the honey makes it sweet."
Bu süslü terim, iki farklı tür arasındaki ortaklığı anlatır, arılar ve çiçekler gibi.It's a fancy term for a partnership between two different species, such as bees and flowers.
Dr. Hess bebeğimin bir şeyler öğrenmesi için ne yapabilirim? çiçekler bakmasını söyleyin.If you're you know talking a walk say look at the trees
Bütün çiçekler, ve bütün ağaçlar vau'yu barındırır.Every single flower or tree you see embodies wau.
Çiçekler karanfil olsun.Carnations
-Nasılsın? -İyi. Ne kadar güzel çiçekler!What lovely flowers
3-4 ay sonra, erik çiçekleri açacaktır3-4 months, the plum blossoms will be blooming,
Geçen canlıları yutan çiçekler... ...ve hareketli ağaçlar var.There are hungry flowers that devour passersby... ...gesticulating trees.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.And when it takes the nectar, the flowers don't feel shortchanged.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.To me, the sky is always gray, flowers are always gray, and television is still in black and white.
"Şaşırtıcı derecede İspanyol kestane ağacı çiçekleri gibi:"Remarkably like that of the flowers of the Spanish chestnut.
Venerandan'dan çiçekler!Flowers from Veneranda!
Sipariş ettiğiniz çiçekler prensese teslim edildi.[The flowers you ordered has been delivered to the princess...
Hey ! çiçekleri koparmasana ! polis yakalarsa fena olur eğer çiçek senin saçındaysa...You'll get fined for plucking flowers When the flower's in your hair...
Sebzeler, meyveler, çiçekler, hersey.Vegetables, fruit, flowers, you name it!
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.Wear it when you're out enjoying the flowers in spring.
Bu dişi Marangoz Arısı da çiçeklerin büyüsüne kapılıyor Çiçekten çiçeğe konuyorAnd this female carpenter bee also drawn to the new flush of flowers visits many different kinds
Ancak ilginçtir ki, çiçeklerin nerdeyse tamamı sarıBut strangely, almost all of them are yellow
Eğer bu arı,sarıdan hoşlanıyorsa, çiçeklerin bundan başka bir şansı yok gibiIf she likes yellow there's little point in a flower being anything else
Çiçekler için daha uzun ve sivrileriLong and sharp for flowers
Tek bilmeniz gereken çocukların da yetişkinlerin de hayatlarında çiçekler olmasını hak ettikleridir.What you need to know is that the children and the adults deserve flowers in their life.
o zaman neşe, çiçekler ve nimet cennetleri...There will be peace and plenty, and gardens of tranquility for him.
Dişli ÇiçeklerNameName=Display in root window
İlkbahar ÇiçekleriNameSpring Sunray
Tüm ÇiçeklerAll Flowers
Damat, baba evinin önünde bir bayrağı çiçeklerle süslüyor ve tüfekle bir el ateş ediliyor.The groom decorates a banner with flowers outside his family's house, and a rifle is thrown.
Sınır polisi ve sıhhiye dairesi çiçeklerin "tehlikeli bir bakteri" taşıdığını savunuyor.Border police and the sanitary agency argue the flowers are carrying a "dangerous bacteria".
Arnavutluk'un ulusal kahramanının adını taşıyan Skanderberg Meydanı ağaç ve çiçeklerle süslenecek.Skanderbeg Square, named for Albania's national hero, would be decorated with trees and flowers.
Pek çok vatandaş da Makedonya Parlamento binasının dışında mumlar yaktı, çiçekler bıraktı.Many more lit candles and laid flowers outside the Macedonian Parliament building.
Anma törenlerinde binlerce insan ellerinde çiçekler ve mumlarla mezarlığı ziyaret etti.Marking the anniversary, thousands of people visited his gravesite, carrying flowers and candles.
Kurbanlar anısına sokaklara çiçekler bırakıldı.Flowers in the street honour the victims.
Genç katılımcılar kemikleşen çiçekler konusunda ders aldılar. [Nicola Barbutov/SETimes]Young participants got a lesson in ossifying flowers. [Nicola Barbutov/SETimes]
Miodrag Miloseviç, Çiçekler Evi'ni ziyaret etmek için Umcare köyünden 43 kilometre yol gelmiş.Miodrag Milosevic walked 43km from his village of Umcare to visit the House of Flowers.
Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes tarafından yazılmış bilim kurgu hikayesi ve romanıdır.Flowers for Algernon is a science fiction short story and subsequent novel written by Daniel Keyes.
Çiçeklerin yeşerebilmesi için yabani otların temizlenmesi gerekmektedir.Take away the verbs and the language speaks for itself."
Tulipa suaveolens Pontik-Hazar bozkırlarının en tipik bahar çiçeklerinden biridir.Tulipa suaveolens is one of the most typical spring flowers of the Pontic-Caspian steppe.