çiçeğe ile cümle

çiçeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Polen yayar çiçeklerden şerbet toplar, başka bir çiçeğe polen taşır, ayrı cinsten olan çiçekleri çiftleştirir.לוקחת צוף מהפרח, מאביקה פרח אחר, האבקה צולבת. וכשהיא לוקחת את הצוף,
Polen yayar çiçeklerden şerbet toplar, başka bir çiçeğe polen taşır, ayrı cinsten olan çiçekleri çiftleştirir.ثم تمتص الرحيق من هذه الوردة، ثم تدخل ابرتها في وردة أخرى، وهكذا. وعندما تمتص الرحيق،
Polen yayar çiçeklerden şerbet toplar, başka bir çiçeğe polen taşır, ayrı cinsten olan çiçekleri çiftleştirir.他の花に受粉する 交配です ミツバチが花蜜を取る時 花は損をしたとは思わない
Ve bu deneyde mavi çiçeklere giderlerse ödül alıyorlar. Ve çiçeğe konuyorlar.Dan dalam penelitian ini mereka mendapat hadiah jika pergi ke bunga biru dan mendarat di atasnya.
Ve bu deneyde mavi çiçeklere giderlerse ödül alıyorlar. Ve çiçeğe konuyorlar.I dalej w tym eksperymencie są nagradzane za wizytę w niebieskich kwiatach. i lądują na kwiecie.
Ve bu deneyde mavi çiçeklere giderlerse ödül alıyorlar. Ve çiçeğe konuyorlar.В этом эксперименте шмели получают вознаграждение, если они сядут на голубые цветы.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Astea sunt răspunzătoare de parfumul florilor, prin care plantele comunică între ele.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.C'est ça qui crée le parfum de la fleur, les plantes communiquent réellement entre elles grâce à ces parfums.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Die geven de bloem haar geur. Planten communiceren via hun geuren. Planten communiceren via hun geuren.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.분비모라고 부릅니다. 저기서 바로 꽃향기를 만들고 그 향기로 다른 식물들과 의사소통을 하게 하죠.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Kwiaty potrafią porozumiewać się za pomocą zapachu.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Sie geben den Blumen ihren Duft und Pflanzen kommunizieren tatsächlich über Duftstoffe miteinander.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Ty dávají té květině její vůni a rostliny spolu dokonce navzájem komunikují pomocí svých vůní.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Và đó là thứ giúp bông hoa tạo mùi hương, và thực vật tất nhiên giao tiếp với nhau thông qua những mùi hương.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Именно они вырабатывают цветочный аромат, при помощи которого цветы и общаются между собой.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Саме завдяки цьому квітка пахне, і рослини таким чином спілкуються одна з одною - через їхні аромати.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.זה עם זה באמצעות הריח שלהם. אני רוצה לדבר על משהו באמת פשוט, על חול פשוט.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.المسماة بالترايكومز. و هذا ما يجعل الزهرة تعطي العبير، والنباتات تتواصل بالفعل فيما بينها عن طريق العبير.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.作っており 草花は実のところ 香りを使って別の個体と会話しています では ごく普通の ごく平凡な砂の話を
Ve çiçeğe konuyorlar.Aterrizan en la flor, meten su lengua en ella,
Ve çiçeğe konuyorlar.Atterrano sul fiore.
Ve çiçeğe konuyorlar.Elas pousam na flor.
Ve çiçeğe konuyorlar.Ele aterizează pe floare.
Ve çiçeğe konuyorlar.En ze landen op de bloem.
Ve çiçeğe konuyorlar.Et elle se posent sur la fleur.
Ve çiçeğe konuyorlar.꽃에 앉아서, 자기의 긴 주둥이를 뻗어서
Ve çiçeğe konuyorlar.Leszállnak a virágra.
Ve çiçeğe konuyorlar.Og de lander på blomsten.
Ve çiçeğe konuyorlar.Přistanou na květině.
Ve çiçeğe konuyorlar.Pristanú na kvete.
Ve çiçeğe konuyorlar. Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.De landar på blomman, de sticker in tungan, som kallas snabel, och de dricker sockervatten.
Ve çiçeğe konuyorlar. Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Вони сідають на квітку, і за допомогою свого язика-хоботка випивають цукрову воду.
Ve çiçeğe konuyorlar.Và chúng đậu lên hoa.
Ve çiçeğe konuyorlar.Προσγειώνονται στο λουλούδι.
Ve çiçeğe konuyorlar.Те кацат върху цветето.
Ve çiçeğe konuyorlar.והן נוחתות על הפרח. הן מכניסות את הלשון שלהן,
Ve çiçeğe konuyorlar.وها هي تهبط على الوردة وتمد ألسنتها ..
Ve çiçeğe konuyorlar.砂糖水を吸うことができます
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Al ver esta flor, Darwin dijo:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi, "Bir şeyin bununla birlikte eşevrimleştiğini tahmin ediyorum."Darwin a dit, en regardant cette fleur : " Je pense que quelque chose à évolué en même temps que ça. "
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Dan saat melihat bunga ini, Darwin mengatakan,
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Darwin sagde, da han så blomsten,
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Darwin sa pozrel na tento kvet a povedal:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Darwin se podíval na tento květ a řekl:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Darwin zei door te kijken naar deze bloem:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,E Darwin disse, guardando questo fiore:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,E o Darwin disse, ao olhar para esta flor,
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,És Darwin a virág láttán azt mondta:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,다윈은 이 꽃을 보고는 이렇게 말했습니다.
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Patrząc na ten kwiat, Darwin powiedzieł:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Şi Darwin a spus, uitându-se la această floare,
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Und als Darwin diese Blume sah sagte er:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Và Darwin đã nói, khi quan sát bông hoa này,
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Ο Δαρβίνος είπε κοιτάζοντας αυτό το λουλούδι,
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Дарвин утверждал, глядя на этот цветок:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Когато видял това цвете, Дарвин казал:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,Поглянувши на цю квітку, Дарвін сказав:
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,וכל הדרך לתוך צינור הנקטר כדי להגיע לנקטר.
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,وقال داروين معلقاً على ذلك .. بالنظر الى هذه الزهرة
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,「何かがこれと共に進化してきたはずだ」

İlgili Sayfalar