çiçeğe ile cümle
çiçeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çiçeğe bakıyorum.I'm looking at the flower.
Bu çiçeğe ne dersiniz?What do you call this flower?
İngilizcede bu çiçeğe ne dersiniz?What do you call this flower in English?
Bugünlerde herkesin çiçeğe karşı bağışıklığı var.Everybody is immune to smallpox nowadays.
Frost çiçeğe dokundu.Frost touched the flower.
O, elinde bir çiçeğe sahiptir.She has a flower in her hand.
Şu çiçeğe bakıyorum.I'm looking at that flower.
Arı çiçeğe kondu.The bee landed on a flower.
Bu çiçeğe bak.Look at this flower.
Fransızcada bu çiçeğe ne denir?What's this flower called in French?
Fransızcada bu çiçeğe ne ad verilir?What's this flower called in French?
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.In contrast, a simple fruit develops from one ovary.
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Pirate Bay witness overwhelmed with flowers."
Ve çiçeğe konuyorlar. Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.They land on the flower, stick their tongue in there, called a proboscis, and drink sugar water.
Yeşil çiçeğe gidiyor gibiler.It looks like they're going to green flowers.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.It carries male sex cells from one flower to another.
Ve Darwin, bu çiçeğe bakarak, şöyle dedi,And Darwin said, looking at this flower,
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.It wouldn't look or feel like anything that we see when we look at a flower.
Bu dişi Marangoz Arısı da çiçeklerin büyüsüne kapılıyor Çiçekten çiçeğe konuyorAnd this female carpenter bee also drawn to the new flush of flowers visits many different kinds
Poincaré'nin çalışma alışkanlıkları, çiçekten çiçeğe uçan bir arıya benzetilmiştir.Poincaré's work habits have been compared to a bee flying from flower to flower.
Takeo'yu, çocukken bir çiçeğe benzettiğinden beri, ona gizlice aşık olmuştur.She has had a secret crush on Takeo ever since he compared her to a flower when they were children.
Arılar çiçekten çiçeğe uçarlar.Les abeilles volent de fleur en fleur.
Yaprakları 3 lobludur ve 2-3 süslü beyaz çiçeğe sahiptir.Les épillets fertiles sont sessiles et comprennent de 3 à 9 fleurs fertiles.
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.Al contrario, un frutto semplice si sviluppa da un singolo ovario.
Çiçeğe bu ismin verilmesi çiçek başlarının yıldıza benzer şeklidir.Цветок напоминает звездочку, отсюда название. .
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.En äkta frukt har bildats enbart från en blommas fruktämne.
Orchideous: Düşmanları çiçeğe dönüştürür.Орхідеус — вичакловує букет квітів.
O, elinde bir çiçeğe sahiptir.У неї в руці квітка.
Bugünlerde herkesin çiçeğe karşı bağışıklığı var.Nykyisin kaikki ovat immuuneja isorokolle.
Orchideous: Düşmanları çiçeğe dönüştürür.나르키소스의 이야기에서는, 그는 꽃으로 바뀌었다.
Orchideous: Düşmanları çiçeğe dönüştürür.Uroci: Orchideous: Neprijatelja pretvara u lebdeće cvijeće.
3 ila 16 cm arasında boylanır; mor, ara sıra beyaz olabilen boru bir çiçeğe sahiptir.Rastie do výšky 3 až 16 cm a je zakončená fialovým, niekedy bielym, lievikovitým kvetom.
Bu dişi Marangoz Arısı da çiçeklerin büyüsüne kapılıyor Çiçekten çiçeğe konuyorI tato drvodělka je přilákána záplavou mnoha druhů květů.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Elle ne ressemblerait à rien ce que nous voyons quand on regarde une fleur.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Helemaal niet zoals wij die bloem zouden zien.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.그 꽃은 우리가봤을때 확인하는 꽃하고는 아주 다를 것입니다
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Não teria o aspecto nem a sensação de nada do que estamos habituados a ver quando olhamos para uma flor.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Nezdála by se taková, jakou ji vidíme my, když se na ni podíváme.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Nie byłby podobny do tego, co widzimy, gdy patrzymy na kwiat.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Non apparirebbe assolutamente come quando guardate un fiore.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Nu ai vedea-o și nici simți-o cum o percepem noi.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Sẽ không thể nhìn hay cảm nhận bất cứ thứ gì giống như chúng ta thấy khi chúng ta nhìn một bông hoa.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Sie würde nicht wie etwas aussehen oder sich anfühlen wie unsere Sicht auf eine Blume.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Ничего общего с тем, что мы привыкли видеть, глядя на цветок.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Це не було б схоже на те, що ми бачимо, коли дивимося на квітку.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.ואתה חרק קטן. אם אתה על פני המשטח הזה
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.لن تشبه أو تماثل أي شيء نعرفه
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.違って見えることでしょう 皆さんが小さな虫で
Çiçekten çiçeğe konuyor.מבקרת במינים רבים ושונים
Çiçekten çiçeğe konuyorتزور العديد من الأنواع المختلفة
Dünyayı zeki bir şekilde yönetmek istiyorsan, bir çiçeğe 1.5 metre uzunluğunda bir isim veremezsin.Als je de aarde intelligent wil beheren kan je niet Latijnse namen voor bloemen bedenken van 1 meter lang
Dünyayı zeki bir şekilde yönetmek istiyorsan, bir çiçeğe 1.5 metre uzunluğunda bir isim veremezsin.ラテン語を使うと気分がいいのか、医学でも同じことを していますよね。
Eğer çiçek bu kadar büyük olsaydı? Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.¿cómo verían esa flor si fuera así de grande?
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.De bliver betalt i pollen og nektar, til at flytte den mandlige sperm, pollen, fra blomst til blomst.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Elles sont payées par du pollen et du nectar, pour déplacer de fleur en fleur les gamètes males, le pollen,
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.꽃가루와 꿀로 말이죠. 이 꽃에서 저 꽃으로 남성정자에 해당하는 꽃가루를 옮깁니다.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Les pagan con el polen y el néctar, para mover la esperma masculina, el polen, de flor en flor.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Maksu annetaan siitepölynä tai metenä, miespuolisen sperman, siitepölyn, siirtämisestä kukasta kukkaan.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.São pagas com pólen e néctar, para mover o esperma masculino, o pólen, de flor em flor.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Są opłacane pyłkiem i nektarem, by przemieszczać pyłek między kwiatami.