Ana içeriğe geç
Sözlük

çevresinde ile cümle

çevresinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu değerleri çemberin çevresinde dolanarak bulabilmeniz gerekiyor.Và bạn sẽ có thể tìm ra tất cả các giá trị đi quanh trong vòng tròn đơn vị.
Bu değerleri çemberin çevresinde dolanarak bulabilmeniz gerekiyor.Вы должны найти все эти значения, расположенные по кругу.
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.Então começa a ativação da maquinaria celular e isso desencadeia a produção de anticorpos como loucos!
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.Este es el término común usado en inmunología y aparentemente círculos de Reumatología.
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.Ini adalah istilah umum yang digunakan dalam imunologi dan tampaknya Pra lingkaran.
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.아 맞다, 제 아내는 혈액학자가 아니었죠?? 제가 가끔씩 헷갈려요 아니었죠... 아니었죠
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.To je běžný termín používaný v imunologických a očividně i v revmatologických kruzích.
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.To termin używany powszechnie w immunologii i reumatologii.
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.Това е приетият термин в имунологията и в ревматологията.
Bu görünüşe göre immunoloji ve romatoloji çevresinde yaygın olan terimdir.Це загально-прийнятий термін, який використовується в імунології та в ревматологічних колах.
Bu ikinci köpekbalığı da, zamanının büyük bölümünü İrlanda suları çevresinde geçirmiş.Drugi rekin spędził większość czasu w pobliżu Morza Irlandzkiego.
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Đêm thứ bảy, hay đúng hơn là buổi sáng chủ nhật, rao bán đầu của mình xung quanh thị trấn này? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "이 마을 주변에 그의 머리를 행상에 토요일 밤에, 또는 오히려 일요일 아침,? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Lauantai-iltana, tai pikemminkin sunnuntaiaamuna, ja kaupustelu päänsä ympäri tätä kaupunkia? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Lørdag aften, eller rettere søndag morgen, i peddling hovedet omkring denne by? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Lördag natt, eller snarare söndag morgon, i Vacklandet huvudet runt den här stan? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Sábado à noite, ou melhor, manhã de domingo, no tráfico de sua cabeça ao redor desta cidade? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Sábado por la noche, o más bien la mañana del domingo, en el tráfico de la cabeza alrededor de esta ciudad? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Sabato sera, o meglio Domenica mattina, in spacciare la sua testa intorno a questa città? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Sabtu malam, atau lebih tepatnya Minggu pagi, dalam menjajakan kepalanya di kota ini? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Sâmbătă noapte, sau mai degrabă duminica dimineaţa, în traficul de capul lui în jurul valorii de acest oraş? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Samedi soir, ou plutôt dimanche matin, dans le colportage sa tête autour de cette ville? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Samstag Abend, oder besser gesagt Sonntagmorgen in hausieren den Kopf in dieser Stadt? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Sobotni wieczór, a raczej w niedzielę rano, w peddling głowę w tym mieście? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Soboto zvečer, ali bolje, nedelja zjutraj, v prekupčevanje z glavo okoli tega mesta? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Szombat este, vagy inkább vasárnap reggel, a házaló feje körül ezt a várost? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "V sobotu večer, alebo skôr v nedeľu ráno, v hlave po speňažení tohto mesta? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "V sobotu večer, nebo spíše v neděli ráno, v hlavě po zpeněžení tohoto města? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Zaterdag nacht, of liever zondag ochtend, in de leuren zijn hoofd om deze stad? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Σάββατο βράδυ, ή μάλλον την Κυριακή το πρωί, στο πλασάρουν το κεφάλι του γύρω από αυτή την πόλη; "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "В субботу вечером, или, скорее, в воскресенье утром, в торгуют голову вокруг этого города? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Събота вечер, или по-скоро в неделя сутринта, в изопачават главата си около този град? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "У суботу ввечері, або, скоріше, у неділю вранці, в торгують голову навколо цього міста? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "במוצאי שבת, או ליתר דיוק ביום ראשון בבוקר, ב רוכלות ראשו מסביב לעיר הזאת? "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "ليلة السبت ، أو بالأحرى صباح اليوم الاحد في رأسه يبيعون للتغلب على هذه المدينة؟ "
Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? ""それは正確にだ"と、家主は言った、"私は彼がここでそれを売ることができなかった彼に言った
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Cada uma dessas cidades tinha os seus arrabaldes em redor; assim foi com todas elas.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Chacune de ces villes avait sa banlieue qui l`entourait; il en était de même pour toutes ces villes.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Ciascuna di queste città aveva intorno il pascolo; così era di tutte queste città
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Disse byer hadde hver for sig sine jorder rundt omkring sig; så var det med alle disse byer.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Disse Byer skulde hver for sig have de omliggende Græsmarker med; det gjaldt for alle disse Byer.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Estas ciudades tenían cada una sus campos de alrededor; era así con todas estas ciudades
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Fiecare din aceste cetăţi îşi avea împrejurimile ei de jur împrejur; aşa erau toate cetăţile acestea.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Každé z týchto miest malo svoj obvod okolo seba; tak to maly všetky tie mestá.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.이 각 성읍의 사면에 들이 있었고 모든 성읍이 다 그러하였더라
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.lának ezek a városok a [tulajdonképeni] város és körülöttök azoknak legelõi. Így vala ez mind e városoknál.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Mělo pak to město jedno každé obzvláštně svá předměstí vůkol sebe, a taková byla všecka ta města.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Mỗi thành ấy đều có đất chung quanh; hết thảy thành cũng đều như vậy.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Mỗi thành ấy đều có đất chung_quanh ; hết_thảy thành cũng đều như_vậy .
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Ta mesta so imela vsako svoje pašnike okoli sebe; tako je bilo pri vseh teh mestih.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Und eine jegliche dieser Städte hatte ihre Vorstadt um sich her, eine wie die andere.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Αι πολεις αυται ησαν εκαστη μετα των περιχωρων αυτων κυκλω ουτως ησαν πασαι αι πολεις αυται.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.При городах сих были при каждом городе предместья вокруг него: так было при всех городах сих.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Тия градове бяха всеки с околните си пасбища; така бяха всичките тия градове.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.תהיינה הערים האלה עיר עיר ומגרשיה סביבתיה כן לכל הערים האלה׃
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.كانت هذه المدن مدينة مدينة مع مسارحها حواليها. هكذا لكل هذه المدن
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.這 些 城 四 圍 都 有 屬 城 的 郊 野 . 城 城 都 是 如 此
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.這些 城 四 圍 都 有 屬城 的 郊野 . 城城 都 是 如此
Bunların çevresinde inanılmaz ince zarlar var.Hanno una membrana molto sottile.
Bunların çevresinde inanılmaz ince zarlar var.그러니까 엄청 얇은 세포벽으로 되 있을 수 밖에요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod