çevresel ile cümle
çevresel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.V tomto rámci je biologická rozmanitost základním aktivem životního prostředí.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Τα κύρια μέσα πολιτικής είναι οι οδηγίες της ΕΕ για τα πτηνά και τους
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.а източник: оценка на екосистемата на хилядолетието (
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Het resultaat: een aanzienlijke ecologische voetafdruk in Europa en elders.
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Posledica tega je okoljski odtis, ki tako v Evropi kot drugod po svetu presega sprejemljive meje.
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Resultatet är en betydande miljöpåverkan i Europa liksom i andra delar av världen.
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Rezultatem tego jest znaczący ślad ekologiczny w Europie i poza nią.
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Rezultatul este o amprentă semnificativă asupra mediului în Europa şi înaltă parte.
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Tuloksena on merkittävä ympäristöjalanjälki Euroopassa ja muualla.
Bu da Avrupa'da ve dünyanın geri kalan yerlerinde hatırı sayılır bir çevresel ayak izi bırakmaktadır.Výsledkem je výrazná ekologická stopa v Evropě i mimo Evropu.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Aceasta duce la tot felul de probleme de mediu şi probleme care afectează oameni din toată ţara.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Brak drzew prowadzi do wszelkiego rodzaju problemów środowiskowych i problemów, które dotyczą całej ludności.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Ciò porta ogni genere di problema ambientale e problemi che colpiscono le persone in tutta la nazione.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Das führt in der ganzen Nation zu allerlei Umweltproblemen und Problemen, die Menschen betreffen.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Điều này dẫn đến đủ mọi vấn đề về môi trường, và những vấn đề ảnh hưởng đến tất cả mọi người trên đất nước.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Esto conduce a todo tipo de problemas ambientales y problemas que afectan a las personas en toda la nación.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Hal ini menyebabkan semua jenis masalah lingkungan dan masalah yang mempengaruhi seluruh bangsa ini.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Het leidt tot allerhande milieuproblemen en problemen die mensen over het hele land treffen.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.이 때문에 다양한 환경 문제가 생겨나고, 이 나라의 국민들에게 영향을 끼치는 문제들이 생겨나죠.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Provoca todo o tipo de problemas ambientais e problemas que afectam a população por todo o país.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Това води до най-различни проблеми с околната среда и проблеми, засягащи хората в цялата нация.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Это приводит к самым различным экологическим проблемам и проблемам, влияющим на людей по всей стране.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.תראו מחזות כאלו בכל רחבי האי. זה מוביל לכל מיני בעיות סביבתיות ובעיות המשפיעות על אנשים ברחבי המדינה.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.وهذا الشيء يؤدي الى كل أصناف المشاكل البيئية وهذه المشاكل بدورها تؤثر على الشعب هناك.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.やがてハイチに住む全ての人々に 悪影響をもたらします 数年前 何千人もの死者をだした
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Bueno, en este caso no lo es porque es una tecnología muy, muy ecológica.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Cóż, w tym wypadku nie, bo to bardzo solidny ekologicznie wytwór technologiczny.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Dalam hal ini tidak, karena teknologi otak sangat, sangat ekologis
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Ebben az esetben nem, mert ez egy nagyon-nagyon környezettudatos technológiai darab.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Ei bine, în acest caz nu este, pentru că este o piesă tehnică foarte, foarte ecologică.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Et bien, dans ce cas, ce n'est pas, parce que c'est un une technologie très, très saine écologiquement.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.I dette tilfælde er det ikke, fordi det er meget, meget miljøvenlig teknologi.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.In diesem Fall ist es das nicht, denn es ist ein sehr, sehr ökologisches Stück Technik.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.In dit geval niet, Want het is een zeer ecologisch gedegen stukje techniek.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.In questo caso, nulla, perché è un esemplare di tecnologia molto ecologica.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.글쎄요. 이 경우에는 아니빈다. 왜냐면 이것은 생태학적으로 매우 건전한 기술이기 때문이죠.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Neste caso não está, porque é uma peça de tecnologia muito ecológica.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.No, v tomto případě ne, protože se jedná o velmi, velmi ekologický kousek techniky.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.Σε αυτή τη περίπτωση, όχι, επειδή είναι ένα πολύ οικολογικό τεχνολογικό αντικείμενο.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.В този случай не е, защото е едно много, много екологично-съобразно изобретение.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.В этом случае, да. Так как это очень-очень экологически чистая технология.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.- Що-ж, в цьому випадку - ні, тому що це таки дуже, дуже екологічний технологічний виріб.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.ובכן, במקרה הזה זה בסדר כי האופניים הללו אכן מאד ידידותיים לסביבה.
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.حسناً في هذه الحالة هو ليس كذلك لانها تكنولوجيا بيئية نظيفة مفيدة جداً
Bu durumda değil, çünkü bu çevresel olarak çok sağlam bir teknoloji ürünü.なぜならエコの面で これは極めて健全な作品だからです ただ皆 最初の一瞬に支配されています
Bu fikir için belki de incelediği antik dönem çevresel sanat eserlerinden ilham almıştır.Zeker.
Bu gibi, yaygın sosyal ve çevresel zorluklar için harekete geçip ve mücadele edenحسنا, انا مهتم بمساعدة مؤسسة فيرجن المتحدة على اتخاذ اجراءات
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Da gibt es also diese Sache namens öffentlicher Intimität.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Deci avem acest lucru numit intimitate ambientală.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Er is nu zoiets als "verruimde inimiteit".
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Há uma coisa chamada intimidade de ambiente.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Imamo to reč, ki ji pravimo ambientna intimnost.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Kialakult ez a dolog, a környezeti meghittség.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.그래서 우리는 '환경적 친밀감' 이라 부르는 걸 갖게 되는 겁니다.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Máme tedy něco jako obklopující intimitu.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Máme tu niečo ako obklopujúcu intimitu.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Nên chúng ta có cái thứ được gọi là sự gần gũi xung quanh.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Nous avons cette chose appelée l'intimité ambiante.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Otacza nas potencjał intymności.
Buna çevresel mahremiyet deniliyor.Quindi abbiamo questa cosa che chiamiamo intimità ambientale.
İlgili Sayfalar